Sexual reproduction türkçesi Sexual reproduction nedir

  • Seksüel üreme.
  • Cinsel ilişki ile yeniden üreme.
  • Eşeyli fireme.
  • Dölleme ve üreme.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Erkek ve dişi eşey hücrelerinin birleşmesi ve zigot oluşumuyla başlayan üreme biçimi, seksüel üreme.
  • Eşey hücreleri meydana getirerek erkek ve dişi eşey hücrelerinin birleşmesi ve zigot oluşumu ile başlayan üreme biçimi. seksüel üreme.
  • Eşeyli üreme.

Sexual reproduction ingilizcede ne demek, Sexual reproduction nerede nasıl kullanılır?

Sexual : Eşeyli. Cinsel. Cinsi, cinsel bakımdan, cinsiyete ait, cinsiyeti olan. Eşeysel. Cinsi. Zührevi. Cinsel organı olan. Seksüel.

Reproduction : Biyoloji, iktisat, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eserin kopyası. Yeniden üreme. Çoğalma, üreme, neslin devamı için yeni canlı meydana getirme. tekrar meydana gelme, hayvan ve bitkilerin üremesi. Film, mıknatıslı kuşak, mıknatıslı film gibi çeşitli gereç üzerine saptanmış optik ya da mıknatıslı sesin dinlenmesi amacıyla, bunların okuma kafasından geçirilmesi. tv. mıknatıslı görüntü kuşağının, görüntü ve ses imlerini okuyan kafadan geçirilmesi. Taklit. Yeniden yapma. Önceden seslendirme. Ses kuşağının çevirimden önce saptanması, bu kuşaktaki seslerin oyun, ek sesler ya da her ikisiyle birlikte eşlemeli olarak okunması durumu. tv. aynı yöntemin televizyonda uygulananı. Çoğaltma.

 

Sexual abnormality : Cinsel sapkınlık. Seksüel hastalık türü. Cinsel anormallik.

Sexual abuse : Cinsel istismar. Uygun olmayan veya zarar verici cinsel temas yoluyla yapılan yanlış davranış (ör. tecavüz, küçüklerle seks, vb.). Cinsel istismarcılık. Cinsel taciz.

Sexual act : Eşey fiil. Cinsel ilişki. Cinsel birleşme.

Sexual activity : Cinsel aktivite. Seksle alakalı faaliyetler. Cinsel faaliyet.

İngilizce Sexual reproduction Türkçe anlamı, Sexual reproduction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sexual reproduction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Aardvark : Karınca yiyen. Borudişli. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu.

 

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Sexual reproduction synonyms : aardvarks, abramis zone, abo blood groups system, a site, abductor muscle, acacia.