Shales türkçesi Shales nedir

Shales ingilizcede ne demek, Shales nerede nasıl kullanılır?

Oil shales : Yoğunlaştırılmış petrol tabakaları. Bitümlü şist. Yağlı tortu şişti. Bitümlü şistler.

Shale oil : Şist yağı. Petrol yağı. Şist yatağı.

Oil shale : Yağlı tortu şişti. Yoğunlaştırılmış petrol tabakaları. Bitümlü şistler. Bitümlü şist.

Shale : Tortulu şist. Taş tahta. Taneleri katman yüzeylerine koşut, henüz sertleşmemiş killi ya da milli tortul kayaç. Killi şist. Katmanlarına ayrılabilen yumuşak kaya. Katmanlanma düzlemine koşut ayrıntılar gösteren, sertleşmiş mil ya da kil. Killi yapraktaşı. Şeyl. Kil taşı.

Marshaled : Teşrifatçı. Önüne düşüp götürmek. Protokol görevlisi. İtfaiye şefi. Polis şefi. Mahkeme icra memuru. Dizmek. Mareşal. Sıraya koymak. Sıralamak.

Shall i wait : Bekleyeyim mi.

Shallop : Trata. Küçük yelkenli. Kayık. Balıkçılık için yapılmış luvarlı küçük tekne. Sandal. Gambot. Şalopa. Küçük balıkçı teknesi.

Shall I : Edeyim mi. Yapayım mı.

Shallops : Gambot. Kayık. Sandal. Küçük yelkenli. Şalopa.

Marshaler : Yol gösterici. Kılavuz çizgisi.

İngilizce Shales Türkçe anlamı, Shales eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shales ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Assets : Servet. Mevcudat. Varlıklar-alacaklar. Mal. Bir tecimenin ya da ortaklığın para ile değerlendirilebilen malları ve haklarının toplamı. bir tecimen ya da ortaklığın toplanabilecek alacaklarını da kapsamak üzere belirli bir süredeki taşınır ve durağan mallarının tümünün para olarak karşılanabilen değeri. Malvarlığı. Alacaklar. Tecimsel bir kuruluşun ya da bir tecimevinin belirli bir zamandaki taşınır ve durağan mallarından paraya çevrilmesi olumlu bulunanları da kapsamak üzere varlıkları ve alacaklarının tümü. Alacak.

Interest : İlgisini çekmek. Üretim faktörlerinden sermayenin getirisi. fon istem ve sunumunun karşılaşması sonucu oluşmuş fon fiyatı. Alaka. İlgi. Bireylerin, toplumsal kümelerin ve tarihsel toplulukların özdeksel ve tinsel gereksinmelerini karşılayacağına inandıkları kişi ya da şeylerle ilişkisi; bireylerin, bu gereksinmelerini yansıtan amaçlı düşünce ve eylem yönelimleri. İkna etmek. Dikkatini çekmek. Eğitim, iktisat, ekonomi, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Sarmak. Faiz.

Sharpness : Sertlik. Zekilik. Seçiklik. Açıkgözlük. Bir ölçümün, ötekilerden açıkça ayrılabilir olması ya da ölçtüğü sürekliliğin konumları arasında belirgin ayrımlar gözetebilme özelliği. Akıllılık. Netlik. Açıkgözlülük. Şiddet. Keskinlik.

Part : Kısım. Kopmak. Tarakla ayırmak. Rol. Kısımlara ayırmak. Bölüm. Bir filmde birkaç ayrımdan oluşan, konunun ana parçalarından birini ortaya koyan bölük. Kısmen. Ayrılmak. Parçalamak.

Cut : Kesik. Yontmak. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Pay. Kesmek. Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. İndirimli. Kes. Topsuz giriş. Sapmak.

 

Allocation : Ödenek ayırma. Tahsisat. Yerleşim. Ödenek. Ortaklara paylarının verilmesi, dağıtma, ayırma giderlerinin üleştirilmesi. Dağıtma. Paylaştırma. Özgüleme. Ayırma. Bölüştürme.

Dispensation : Dağıtım. Hariç tutma. Kader. Bağışıklık. İdare. Tertip. Vazgeçme. Bölme. Verme. Özel izin.

Narrowing : Daralma. (piyasa vb) daralma.

Crookedness : Eğrilik. Çarpıklık.

Angularity : Açılı olma. Köşeli olma. Açılılık. Aşırı zayıflık. Köşelilik. Açısallık. Sevimsizlik.

Shales synonyms : spatial property, spatiality, net, convexness, earnings, concaveness, split, allowance, argillaceous slate, net income, keenness, conformation, topography, straightness, form, ration, schist, allotment, schists, dole, convexity, net profit, slice, concavity, profit sharing, lucre, percentage, curvature, way, roundness, stratification, straight, argilite.

Shales zıt anlamlı kelimeler, Shales kelime anlamı

Crooked : Çökmüş. Kargacık burgacık. Dolandırıcı. Çarpık. Yamuk yumuk. Eğri. Çarpık çurpuk. Bükülü. Yalancı. Namussuz.

Straight : Düz (çizgi). Düzgün. Doğru. Düz hat. Düz. Düzlük. Dosdoğru. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Eşcinsel olmayan kimse. Doğruca.

Sharpness : Şiddet. Keskinlik. Bir ölçümün, ötekilerden açıkça ayrılabilir olması ya da ölçtüğü sürekliliğin konumları arasında belirgin ayrımlar gözetebilme özelliği. Açıkgözlülük. Zekilik. Açıkgözlük. Akıllılık. Netlik. Seçiklik. Sertlik.

Shales antonyms : angularity, straightness, roundness, dullness, crookedness, stand still.