Shandies türkçesi Shandies nedir
- Zencefilli gazoz katılmış bira.
Shandies ingilizcede ne demek, Shandies nerede nasıl kullanılır?
Shandrydan : İrlandaya ait iki tekerlekli at arabası. Eski üstü kapalı hafif gezinti arabası. Eski moda üstü tenteli küçük gezinti arabası.
Shandy : Bira ve gazoz karışımı bir içki. Zencefilli gazoz katılmış bira.
Shandygaff : Zencefilli gazoz katılmış bira.
Mishandle : İçine etmek. Berbat etmek. Perişan etmek. Kötü kullanmak. Kötü davranmak. Kötü yönetmek. Kötü idare etmek. Hor kullanmak. Bozmak. Yanlış bir yöntemle yapmak (bir işi).
Mishandled : Kötü davranmak. Kötü idare etmek. Hor kullanılmış. Hor kullanmak. Hor kullanılan.
Mishandling : Hor kullanmak. Kötü yönetim. Kötü idare etmek. Kötü idare. Kötü davranmak.
Shanghaier : Zapteden kimse. Ele geçiren kimse. Yakalayan kimse. Şangaylı. Kaçıran ve adamlarına uyuşturucu veren ve onları gemilerde hizmet etmeye zorlayan kimse (denizcilik). Birşeyi zorla alan kimse. Yakalayıp ele geçiren kimse.
Shanghai : Şangay. Kaçırıp zorla gemide çalıştırmak. Çin'in doğusunda bir liman şehri. Şanghay. Sarhoş edip gemiye zorla tayfa olarak almak.
Scrimshander : Oyan ve kesen kimse (esas olarak fildişi). Süs eşyaları yapan kimse.
Shanghais : Kaçırıp zorla gemide çalıştırmak. Şanghay. Şangay. Kandırarak zorlamak. Sarhoş edip gemiye tayfa almak. Afyonla sersemletip gemide çalışması için kaçırmak. Sarhoş edip gemiye zorla tayfa olarak almak.
İngilizce Shandies Türkçe anlamı, Shandies eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Shandies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pus : Kanlı irin. Ufunet. İrin. İltihap. Püy. İrin. bk. yangı. Organizmanın herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüş hücre artıklarından ve bozulmuş akyuvarlardan oluşan, mikroplu veya mikropsuz, genellikle sarımtırak renkte koyuca sıvı, cerahat, iltihap, pü. Pü. Ölü veya canlı nötrofil granülositler, tek tük mononükleer hücreler, bakteriler, serum, antikorlar ve ölü dokudan oluşan proteinden zengin yangı ürünü, iltihap, cerahat.
Gleet : Kronik be soğukluğu. (atlarda) iltihaplı burun akıntısı. Cerahatli akıntı. İltihaplı akıntı. Bazı yaralardan salgılanan ince sulu salgı. Yoğun akıntıya neden olan geniz yolu iltihabı (veterinerlik).
Specs : Gözlük. Belirle.
Spectacles : Gözlük.
Humor : Keyif. Huyuna gitmek. Suyuna gitmek. Mizaç. Güldürü. Huy. Espri. Kaprisine boyun eğmek. Huyuna suyuna gitmek.
Polaroid : Ucaylama temeline dayanan üçboyutlu sinema işlemlerinde izleyicinin taktığı, camları ucaylayıcılardan oluşan gözlük. Işığı ucaylaştırıp az çok geçiren bir tür mercek özdeği. Ucaysı. Ucaylayıcı. Kutuplayıcı. Polaroit. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ucaylayıcı gözlük. Ucaylayıcı özellik taşıyan özdek.
Glasses : Bardaklar. Gözlük.
Sunglasses : Güneş gözlüğü.
Eyeglasses : Gözlük.
Suppuration : Kanlı irin. İrinleşme, irin. Süpurasyon. İrin. Supurasyon. İltihap. Cerahat. Süpürasyon.
Shandies synonyms : bodily fluid, liquid body substance, ichor, humour, dark glasses, festering, purulence, body fluid.

Bu kısımda Shandies kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Shandies ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Shandies anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Shandies ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.