Sharp cedar türkçesi Sharp cedar nedir

  • Servigiller (cupressaceae) familyasından, yaprakları dikenli ve kışın kalıcı, meyvelerinden andız katranı elde edilen, ülkemizin her tarafında bozuk orman ve orman açıklıklarında yetişen çalı şeklindeki bir bitki türü.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Katran ardıcı.

Sharp cedar ingilizcede ne demek, Sharp cedar nerede nasıl kullanılır?

Sharp : Kurt. Ekşimsi. Yarım ton inceltilmiş ses. Açık seçik. Diyez işareti. Sivri. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aniden. Diyez nota. Keskin.

Cedar : Sedir ağacı. Kozaklılardan, kerestesi gitar kasası üst tahtası olarak kullanılan tonu sıcak karakterli hafif bir ağaç. Dağservisi. Sedir. Dağ selvisi. Kansas eyaletinde şehir.

Sharp answer : Sert cevap.

Sharp as a needle : İğne gibi sivri. Sivri. Keskin.

Sharp as a razor : Kurnaz. Sivri. Nükteli. Bışak kadar keskin. Şeytan. Jilet kadar keskin. İstekli. Çok keskin. Esprili. Hevesli.

Sharp bend : Keskin viraj.

İngilizce Sharp cedar Türkçe anlamı, Sharp cedar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sharp cedar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

 

Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Prickly cedar : Katran ardıçı.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Mimoza. Salkım ağacı. Akasya. Akasya sakızı.

 

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler.

Sharp cedar synonyms : abacus bodies, abiotic environment, abramis zone, abo blood groups system, abductor muscle, aardwolf, a site.