Shirt türkçesi Shirt nedir

  • Amacı çok içip kadınlara sarkmak olan ve gecenin sonunda genelde kavga eden erkek.
  • Mintan.
  • Gömlek.
  • Bluz.

Shirt ile ilgili cümleler

English: Ali got paint on his shirt while he was painting the fence.
Turkish: Ali çiti boyarken gömleğine boya bulaştırdı.

English: Ali buttoned up his shirt and then put on his tie.
Turkish: Ali gömleğini düğmeledi ve sonra kravatını taktı.

English: Ali lifted up his shirt and exposed his belly.
Turkish: Ali gömleğini yukarı kaldırdı ve karnını açtı.

English: Ali loosened his tie and unbuttoned his top shirt button.
Turkish: Ali kravatını gevşetti ve üst gömlek düğmesini açtı.

English: Ali is wearing a short-sleeve shirt today.
Turkish: Ali bugün kısa kollu bir gömlek giyiyor.

Shirt ingilizcede ne demek, Shirt nerede nasıl kullanılır?

Shirt blouse : Bluz (yakalı). Şömizye.

Shirt dress : Gömlek elbise.

Shirt sleeve : Açık.

Shirt sleeves : Giysi kolları. Fanila üzerine bir ceket veya palto giymeme durumu.

Shirt stud : Plastron düğmesi.

Cellular shirt : Ajurlu trikodan gömlek.

Do you have a t shirt with views of the town : .

Shirt stud abscess : Shirt stud apse.

Hair shirt : Ceza gömleği. Kıl fanila. At kılı gömlek.

Dress shirt : Frak gömleği.

İngilizce Shirt Türkçe anlamı, Shirt eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Shirt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Garment : Elbise. Giyim. Giysi. Giyim eşyası. Esvap. Giyecek. Kılıf. Örtü. Kisve. Giydirmek.

Bloused : Kadın gömleği. Asker ceketi. Sarkmak. Günlük ceket.

Waist : Geminin orta kısmı. Kemer. Kadın elbisesinin üst kısmı. Bel. Vücudun göğüs ile karın bölgeleri arasında kalan kuşak kısmı. Yelek. Orta kısım. Korsaj. Bir şeyin orta kısmındaki girinti.

Dashiki : Afrikalı gömleği. Gevşek ve açık renkte olan uzun düğmesiz kazak biçimindeki gömlek (genellikle afrika, amerika birleşik devletleri ve karayipler'de erkekler tarafından giyilir).

Shimmying : Şimi dansı yapmak. Şimi dansı. Şimi. Esneme. Yalpalamak. Titremek. Uçak tekerleğinde meydana gelen anı ve sert titreşim. Balkıma. Yalpa yapmak.

Fit out : Teçhiz etmek. Gerekli malzemeler ve ihtiyaç maddeleri ile desteklemek. Donatmak. Elbiselerini giymek. Gerekli ekipmanlarla donatmak. İhtiyaçlarını sağlamak. Elbiselerini karşılamak.

Waists : Korsaj. Geminin orta kısmı. Kadın elbisesinin üst kısmı. Bel. Orta kısım. Yelek. Bir şeyin orta kısmındaki girinti. Kemer.

Housing : Konutlandırma. Ev. Yerleşme. Barınacak yer. Yuva. Kılıf. Ev sağlama. Evler. Bir makinenin bölümlerini koruyan çerçeve ya da levha.

Tank top : Hafif kumaştan yapılmış kolsuz gömlek. Tank tavanı. Kolsuz yelek. Kısa ve kolsuz bluz.

Blouse : Kadın gömleği. Asker ceketi. Sarkmak. Günlük ceket.

Shirt synonyms : polo shirt, kurta, daishiki, evening shirt, camise, enclothe, shirt button, work shirt, book cover, shirtfront, book jacket, shirts, overall, clothe, blousing, garb, dickie, dress shirt, sport shirt, dicky, t shirt, raiment, smock, shirting, shimmy, tee shirt, tog, shirttail, habilitate, cylinder liner, shirtsleeve, liner, jersey.

 

Shirt zıt anlamlı kelimeler, Shirt kelime anlamı

Undress : Ev elbisesi. Soyunmak. Soymak. Üniforma. Elbiselerini çıkarmak. Gündelik elbise. Giysilerini çıkarmak. Dökülüp saçılmak. Sargısını açmak.

Shirt ingilizce tanımı, definition of Shirt

Shirt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cover or clothe with a shirt, or as with a shirt. Formerly used of the under-garment of either sex, now commonly restricted to that worn by men and boys. A loose under-garment for the upper part of the body, made of cotton, linen, or other material.