Short of türkçesi Short of nedir

  • Haricinde.
  • -in dışında.
  • -si eksik.
  • Dışında.
  • Azıcık kala.
  • -den başka.

Short of ile ilgili cümleler

English: He came back not because he was homesick, but because he was running short of money.
Turkish: O, evi özlediği için değil fakat parası kalmadığı için döndü.

English: He's always running short of cash.
Turkish: Her zaman nakit sıkıntısı çekiyor.

English: Ali always seems to be short of money.
Turkish: Ali her zaman parası yok gibi görünüyor.

English: Everyone seems to be short of money these days.
Turkish: Bugünlerde herkes parasız gibi görünüyor.

English: He is running short of funds.
Turkish: O, fonları tüketiyor.

Short of ingilizcede ne demek, Short of nerede nasıl kullanılır?

Short : Kısa hece. Kısa. Az. Kısa devre yaptırmak. Kısa okunuşlu ünlü. Kısa metrajlı film. Eksiklik. Alçak. Noksanlık.

Of : -nin. Den. -nın. -li. İle ilgili. Karşı. Li. -in. -dan. Nin.

Short of assistance indemnity : Destekden yoksun kalma ödencesi. İşçinin ölümü ya da yasal koşulların gerçekleşmesinde bu işçinin yardımından yoksun kalan kişilerin işverenden isteyebilecekleri ödence.

Short of breath : Nefes darlığı çeken. Tıknefes.

Short of cash : Parası yetmeyen. Nakit sıkıntısında olan.

Short of money : Parası eksik. Parası az.

 

Anything short of murder : Cinayet dışında her şey.

İngilizce Short of Türkçe anlamı, Short of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Short of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Besides : Başkaca. Bundan başka. Hem de. Bir de. Bununla birlikte. Bunun yanısıra. -e ilaveten. Bunun yanında. Üstelik.

Sines : Sinus. Sinüs (matematik terimi). Olmaksızın. Dikmelik. Sinüs.

Exclusive of : Müstesna. -den ayrı. Hariç.

Sine : Dikmelik. Sinüs (matematik terimi). Olmaksızın. Sinüs. Sinus.

But : Fakat. Sadece. İtiraz. Ki. Meğer. Gel gör ki. Oysa. Da. Yalnızca. Meğerse.

Bar : Yasaklamak. Bariyer. Kalıp. Dansçıların çalışma yerinde bulunan, gövdelerini doğru olarak yerleştirmelerine yarayan duvara çakılı çubuk. bir türk halk dansı çeşidi. Önünü kesmek. Hariç. Menetmek. Saymamak. Taşıma çubuğu. Savunmanlar kurumu.

Except that : Fakat. … bir yana. Bir yana.

Off : Soğutmak. Yanılmak. Kalkmak. Öldürmek. Başlangıç. İndirmek. Baş. Kapalı.

Apart from : -den ayrı. Bir yana. Cayma. -den gayrı. -den ayrı olarak. Sarfınazar edilirse.

Except : Karşı çıkmak. Hariç. Dışlamak. Dışında tutmak. İtiraz etmek. Ayrı tutmak. Saymamak.

Short of synonyms : all but, barring, bare of, outside of, excepting, excluding, apart from the fact that, beside, other than, on the outside of, beyond, dehors, besides of, out of, excepts.