Shortening türkçesi Shortening nedir

  • Bir katman ya da katman takımının, kıvrılmadan önceki genişliğiyle, dağoluşu da etkileyen yan basınçlarla kıvrıldıktan sonraki genişliği arasında olan başkalık.
  • Darlaşma.
  • Yağ.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Shortening ile ilgili cümleler

English: The days are gradually shortening.
Turkish: Günler yavaş yavaş kısalıyor.

Shortening ingilizcede ne demek, Shortening nerede nasıl kullanılır?

Antenna shortening capacitor : Anten kısaltma kondansatörü.

Cold shortening : Soğuk kısalması. Kasaplık hayvan etlerinde, glikojenin tamamen laktik aside dönüşmesinden sonra, hızlı soğutulmasıyla kas iplikçiklerinin dönüşümsüz köprücükler oluşturması sonucu etin sert olması durumu. Soğuma kısalığı.

Vegetable shortening : Katı bitkisel yağ. Katı sebze yağı. Pişirme için kullanılan hidrojenlenmiş katı bitki yağı.

Shortenings : Kısaltma. İhtisar. Kısalma. Yağ. Hamur yapımında kullanılan katı yağ. Eksiklik. Una katılan yağ. Azalma. Katı yağ (hamur yapımında kullanılan). Fırıncılık yağı.

Foreshortening : Rakursi. Görünge nedeniyle bazı boyutları daha kısa görünen nesneleri alıcıyla bu yolda aktararak sağlanan sonuç, etki. Minimizasyon. Kısaltım. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Küçük gösterme. Kısaltma. Derinlik hissi veren çizim metodu.

 

Shorten : Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Kısalmak. Kısaltmak. Kısmak. Azalmak. Azaltmak. Yelkeni sarıp küçültmek. Kasılmak.

Be shortened : Azaltılmak. Kısalaştırılmak. Kısaltılmak.

Shortened genitival construction : Belirtisiz tamlama. Belirtisiz ad tamlaması. Tamlayanı eksiz, yalın durumda bulunan, tamlananı teklik üçüncü şahıs iyelik eki almış olan ve tamlayan ile tamlanan arasında sürekli bir anlam bağı bulunan ad tamlaması: bahçe kapısı, devlet siyaseti, dil gerçeği, dil bilgisi, kelime zenginliği, pazar yeri, yazı makinesi, yol kenarı, bartın ili, istanbul ili, tuz gölü, alp dağları, ren nehri. vb.

Shorteners : Budayan kimse. Kısa yapan kimse. Kısaltıcı.

Shortened : Kısaltılan. Kısaltılmış. Azalmış. Kısalaştırılmış.

İngilizce Shortening Türkçe anlamı, Shortening eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shortening ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Blarneying : Yağ çekme. Yağcılık. Dalkavukluk. Yağ çekmek. Yaltaklanmak. Övme. Piyaz. Dil dökme. Yaltaklanma.

Decrease : Düşmek. Eksilme. Küçülmek. Küçültmek. Azalmak. Azalma. Eksiltmek. Eksilmek. İnmek. Azaltmak.

Adeps : Adeps. Domuz yağı. Hayvansal yağ. Yağ. yağlı. (tıp veya medikal terimi) merhem hazırlanmasında kullanılan arıtılmış iç karın bölgesi domuz yağı.

Truncation : Kesiklik. Kesme. Tepesini kesme. Ucunu kesme. Kesinlik. Budama. Kısaltma. Kesik şey. Kesme (bilişim veya bilgisayar terimi).

 

Adventive cone : İlerleme konisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. İlerleme hunisi. Parazitik koni. Ek koni.

Cutting off : Başını kesme. Durdurma. Kesme. Kesilme. Ayırma. Ampütasyon. Kesip düşürme. Bağlantısızlık.

Algonkian : Alkongien. Algonkiyen. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Bir prekambriyen sistemi.

Flattery : Yaltaklanma. Yaltakçılık. Pohpohlama. Övme. Yaltaklık. Yağlama. Yağcılık. Tabasbus. Kompliman.

After shock : Artçı şok. Artçı sarsıntı. Art sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra).

Shortening synonyms : edible fat, muscle contraction, muscular contraction, blarneys, cutting, grease, fating, diminution, abbreviation, abyss, blarney, reduction, contraction, abrasive power, agricultural geology, alkali rocks, attar, absolute chronology, lipid, adjacent rock, cut, flatteries, fat, alcalic fumarole, acid fumarole, adipose, attars, essential oil, blarneyed, aggregats, step down, abysal environment, absolute age.

Shortening zıt anlamlı kelimeler, Shortening kelime anlamı

Increase : Zam yapmak. Artırmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Çoğalmak. Arttırmak. Eder artırımı. Yükseltmek. Artışa geçmek. Üremek.

Shortening ingilizce tanımı, definition of Shortening

Shortening kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of making or becoming short or shorter.