Flattery türkçesi Flattery nedir

Flattery ile ilgili cümleler

English: Flattery will get you nowhere.
Turkish: Dalkavukluk seni hiçbir yere götürmez.

English: Flattery corrupts both the receiver and the giver.
Turkish: Dalkavukluk hem alıcıyı hem de vericiyi bozar.

English: Instead of flattery, give us an honest and sincere estimate!
Turkish: Dalkavukluk yerine bize dürüst ve samimi tahmin ver!

English: Imitation is the sincerest form of flattery.
Turkish: Taklit en samimi yağcılık biçimidir.

Flattery ingilizcede ne demek, Flattery nerede nasıl kullanılır?

Flatter oneself : Ümit etmek. Hayaline kapılmak. Kendini inandırmak. Gururlanmak. Sanmak.

Make flatter : Daha düz hale getirmek.

Flatter : Olduğundan güzel göstermek. Gururunu okşamak. Dalkavukluk etmek. Kompliman yapmak. Övmek. İyi göstermek (kendisini vb). Yağ yakmak. Göklere çıkarmak. Etek öpmek. Okşamak.

Flattered : Göklere çıkarmak. Pohpohlanmış. Gururu okşanmış. Pohpohlamak. Olduğundan güzel göstermek. Kompliman yapmak. Övmek. Yağ yakmak. Gururunu okşamak. Pohpohlanan.

Flattered his ego : Onu memnun eden. Onun egosunu okşayan. Onun hoşuna giden. Onu öven. Metheden.

Flatters : Normalden iyi göstermek (kendisini vb). Göklere çıkarmak. Dalkavukluk etmek. Olduğundan güzel göstermek. Etek öpmek. Gururunu okşamak. Övmek. Kompliman yapmak. Yaltaklanmak. İyi göstermek (kendisini vb).

 

Flatteries : Övme. Yağ. Pohpohlama. Yaltakçılık. Tabasbus. Yağcılık. Dalkavukluk. Yaltaklık. Yağlama. Kompliman.

Flatten out : Uçağı düzeltmek. Yaprak haline getirmek. Düzleşmek. Pikeden sonra doğrulmak (uçak). Palyeye geçmek. Doğrulmak (uçak).

Flatterer : Yağcı. Pohpohçu. Dalkavuk.

Unflattering : Körlük. Kalaysız. Yaldızsız. Kötüleyen. Övücü olmayan.

İngilizce Flattery Türkçe anlamı, Flattery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flattery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cajolery : Güzel sözlerle aldatma. Kandırma. Tatlı sözle kandırma.

Blandishments : Tatlı söz. Albeni. Dil dökme. Kandırmak için söylenen veya edilen iltifat.

Palaver : Boş laf. Palavra atmak. Müzakere. Boş laf etmek. Yaltaklanmak. Pohpohlamak. Boş sözler. Yerlilerle görüşmek. Palavra.

Butter : Tereyağına benzeyen kakao vb. yağı. Margarin. Tereyağ. Yağ sürmek. Sadeyağ. Krek kokain. Tereyağı sürmek. Tereyağı.

Attars : Itır. Gtilyağı. Çiçek yağı. Gülsuyu.

Acclamation : Alkış. Tezahürat. Tezahüratla ilan etme. Kabul oyu. Alkışlama. Oy birliği ile seçim.

Bootlicking : Yaltaklanan. Yalakalık yapan. Yalakalık etmek. Dalkavukluk etmek.

Flummery : Unlu bir tatlı. Boş laf. Anlamsız kompliman. Palavra. Lapa. Yulaf ezmeli yemek.

Bouquet : Buket. Bir şaraba özgü koku. Şarap kokusu. İltifat. Çiçek buketi. Deste. Şarap koku. Çiçek demeti. Demet.

Slimeness : Çamurluluk. Yapışkanlık. Kayganlık.

 

Flattery synonyms : blarneys, claptraps, greasing, flunkeyism, sweet talk, flummeries, flatteries, slavering, claptrap, chair, adeps, sugar, lubrication, compliment, commending, palavers, lipid, blarney, axils, commendation, lubricates, oiling, insinuation, axilla, emblazoning, armchairs, palavered, acclamations, accolade, lordolatry, lubricating, unction, complimenting.

Flattery ingilizce tanımı, definition of Flattery

Flattery kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Adulation. The act of pleasing by artful commendation or compliments. The act or practice of flattering. False, insincere, or excessive praise.