Palaver türkçesi Palaver nedir

Palaver ingilizcede ne demek, Palaver nerede nasıl kullanılır?

Palavered : Boş laf. Pohpohlama. Palavra. Pohpohlamak. Yerlilerle görüşmek. Palavra atmak. Boş laf etmek. Yağ çekmek. Yaltaklanmak. Boş sözler.

Palavering : Yağ çekmek. Pohpohlamak. Boş laf. Pohpohlama. Boş laf etmek. Palavra. Palavra atmak. Yaltaklanmak. Yerlilerle görüşmek. Boş sözler.

Palavers : Pohpohlamak. Yağ çekmek. Yerlilerle görüşmek. Yaltaklanmak. Pohpohlama. Palavra. Boş sözler. Boş laf. Boş laf etmek. Palavra atmak.

Pala : Kerala (hindistan) eyaletinde belediyelik kasaba.

Palace : Palas. Saray. Konak.

Palaeobiology : Soyu tükenmiş bitki, hayvan ve mikroorganizmaların biyolojilerinin incelendiği bilim dalı. Paleobiyoloji.

Palaces : Saraylar. Palas. Saray.

Palace of justice : Adalet sarayı.

Palace car : Salonlu vagon. Saray arabası.

Palaeobotany : Paleobotanik.

İngilizce Palaver Türkçe anlamı, Palaver eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Palaver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prate : Gevezelik. Tıraşlamak. Boş konuşmak. Gevezelik etmek. Gereksiz konuşma. Dem vurmak.

 

Chatter : Aptalca ve çok konuşmak. Gıcırdamak. Cır cır ötmek. Çenesi düşmek. Çatırdamak (dişler). Gevezelik etmek. Gevezelik yapmak. Dişleri birbirine vurmak. Laklak etmek (argo terim). Çene çalmak.

Empty rhetoric : Anlamsız sözler. Anlamsız konuşma. Safsata. Boş lakırdı. Boş konuşma. Boş konuşma veya söylem. Manasız lakırdı.

Vain promises : Aldatma. Yalanlar. Aslı olmayan vaatleri. Boş söz. Boş vaatler. Bel bağlanamayacak vaatler.

Spin a yarn : Hikaye anlatmak. Masal okumak. Hikaye uydurup anlatmak. Kıtır atmak. Martaval atmak. Martaval okumak. Bol keseden atmak. Maval okumak.

Butters : Dalkavukluk. Beş para etmez. Tereyağı. Çirkin. Tereyağına benzeyen kakao vb. yağı.

Bunked : Yatakta yatmak. Tüymek. Asmak (dersleri). Ranzada yatmak. Sıvışmak. Kaçma. Kaçmak. Kuşet. Ivır zıvır. Tabanları yağlamak.

Buncombe : İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Saçmalık. Boş şey. Değersiz şey. Saçma. Kitle iletişim araçlarına yönelik verilen demeç. Zırva.

Hot air : Hava gazı. Anlamsız konuşma. Boş laflar. Atmasyon. Sıcak hava. Havagazı. Martaval. Havacıva.

Verbalize : Açıklamak. Sözcüklere dökmek. Fiile çevirmek. Dile getirmek. Sözcüklerle ifade etmek. İfade etmek. Söze dökmek. Sözle anlatmak. Sözlü ifade edilmek. Sözle ifade etmek.

Palaver synonyms : colloquiums, bullshits, blather, beslaver, colloquium, boloneys, falderal, apple polish, flattery, boasted, bragged, bullshit, empty words, blabber, conversation, conferences, blether, fable, gabble, incense, piffle, bunks, brag, disputations, mouth, palavering, bosh, swaggered, debate, romanced, bootlicked, vain promise, adulating.

Palaver zıt anlamlı kelimeler, Palaver kelime anlamı

 

Dissuade : Aklını çelmek. Kandırmak. Vazgeçirtmek. Çelmek. Vazgeçirmek. Fikrini çelmek. Caydırmak. Cesaret kırmak.

Palaver ingilizce tanımı, definition of Palaver

Palaver kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To employ flattery. Flattery. To cajole. Talk intended to deceive. To used palaver. Esp., idle or beguiling talk. Conversation. To make palaver with, or to. Talk. As, to palaver artfully. To talk idly or deceitfully.