Palace türkçesi Palace nedir

Palace ile ilgili cümleler

English: The palace has a tall tower.
Turkish: Sarayın uzun bir kulesi var.

English: I will take you to my palace tomorrow.
Turkish: Yarın seni sarayıma götüreceğim.

English: The palace was a gilded cage for the princess.
Turkish: Saray prenses için yaldızlı bir kafes oldu.

English: The incident came in the wake of Al-Qaeda's admission of responsibility, in a statement published by the organization, for an attack that targeted the republican palace in the city of Al-Mukalla in southern Yemen and resulted in the deaths of 30 officers and soldiers.
Turkish: Olay, Yemen'in güneyindeki El-Mukalla şehrindeki başkanlık sarayını hedefleyen ve 30 asker ve subayın ölümüyle sonuçlanan saldırının sorumluluğunun El Kaide tarafından yayınlanan bir bildiri ile üstlenilmesinden sonra meydana geldi.

English: The palace was heavily guarded.
Turkish: Saray sıkı şekilde korunuyordu.

Palace ingilizcede ne demek, Palace nerede nasıl kullanılır?

Palace car : Salonlu vagon. Saray arabası.

Palace guard : Saltanat yanlısı. Saray muhafızı.

Palace of justice : Adalet sarayı.

Buckingham palace : Buckingham sarayı. Londra'daki (ingiltere) kraliyet ailesinin konutu saray.

Imperial palace : İmparatorluk sarayı.

 

Where is the palace : Saray nerede.

Presidential palace : Başkanlık sarayı. Cumhurbaşkanlığı köşkü.

Pala : Kerala (hindistan) eyaletinde belediyelik kasaba.

Apalachicola : Florida eyaletinde şehir. Kuzeybatı florida'da (abd) bir nehir.

Palaces : Saray. Saraylar. Palas.

İngilizce Palace Türkçe anlamı, Palace eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Palace ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cantonment : Askerin yerleştirilmesi. Kışla. Karargah. Konak yeri. Barakalı konak. Ordugah.

Bivouacking : Açık ordugah kurmak. Açık havada gecelemek. Çadırsız asker kampı. Çadırda kalmak. Kamp kurmak. Geceyi çadırsız geçirmek. Açık ordugah.

Bivouacs : Çadırda kalmak. Çadırsız asker kampı. Açık havada gecelemek. Açık ordugah kurmak. Açık ordugah. Kamp kurmak. Geceyi çadırsız geçirmek.

Estate : Mal mülk. Emlak. Durum. Yurtluk. Hal. Malikane. Bir özel ya da tüzel kişinin iyeliğindeki taşınmaz. Gayrimenkul. Sınıf.

Halting place : Konak yeri. Menzil.

Authorities : Yetkili makam ve merciler. Kaynakça. Merci. Resmi merciler. Yetkili makamlar. Makam ve merci. Yetkililer.

Regime : Yönetim. Düzenleme içimi. Yönetim şekli. Usul. Yönetme. Hükümet şekli. Akarsu akımının yıl boyunca gösterdiği iniş çıkışlar. Yönetim anlayışı. Sistem. Rejim.

Dandruff : Başta olan kepek.

Government : Yönetim. Rejim. Yönetim biçimi. İdare etme. Yönetme. Hüküm. Hükümet. Devlet. Toplum bireylerinin iç ve dış güvencelerini ve birbirleriyle ilişkilerini sağladığı gibi onların her tür gereksinmelerini karşılayan bir ya da birkaç kişiden oluşan yasal ya da geleneksel yönetici güç. bk. halk katmanı, büyücü.

 

Inns : Misafirhane. Otel. Konaklama yeri. Meyhane. Han.

Palace synonyms : great hall, mansion, bivouac, hall, bivouacked, government house, dandriff, mansion house, host, inn, palaces, seraglio, seraglios, halls, serai, court, domes, residence, castle, manse.

Palace ingilizce tanımı, definition of Palace

Palace kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The residence of a sovereign, including the lodgings of high officers of state, and rooms for business, as well as halls for ceremony and reception.