Government türkçesi Government nedir

  • İdare.
  • Toplum bireylerinin iç ve dış güvencelerini ve birbirleriyle ilişkilerini sağladığı gibi onların her tür gereksinmelerini karşılayan bir ya da birkaç kişiden oluşan yasal ya da geleneksel yönetici güç. bk. halk katmanı, büyücü.
  • Siyasal bilgiler.
  • Hükümet.
  • Devlet.
  • Rejim.
  • Siyaset bilimi.
  • Yönetim biçimi.
  • Yönetim.
  • Yönetme (dilbilgisi terimi).
  • Yönetme.
  • Devlet yönetimi.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Hüküm.
  • İdare etme.
  • Devlet işlerini yürütmekle görevli kuruluşlar ve kişiler.

Government ile ilgili cümleler

English: As a measure to prevent another period of inflation, our government has jacked up interest rates.
Turkish: Enflasyonun başka dönemini önlemek için bir önlem olarak, bizim hükümet faiz oranlarını yükseltti.

English: A temporary government was established.
Turkish: Geçici bir hükümet kuruldu.

English: And we know the government can't solve every problem.
Turkish: Ve biz hükümetin her problemi çözemeyeceğini biliyoruz.

English: A government suffers from civil affairs.
Turkish: Hükümet sivil ilişkilerden zarar görüyor.

English: Although the government refuses to admit it, its economic policy is in ruins.
Turkish: Hükümet bunu kabul etmeyi reddetse de, ekonomi politikası harap olmuş durumda.

Government ingilizcede ne demek, Government nerede nasıl kullanılır?

 

Government bond : Hükümet tahvili. Merkezi hükümet tarafından ihraç edilen tahvil. Devlet tahvili. Devletin ödünç fon sağlamak amacıyla değişken veya sabit faizli, kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkardığı bir yıldan uzun vadeli borç senedi. krş. devlet iç borçlanma senetleri, hazine bonosu.

Government bonds : Hükümet tahvilleri. Devlet bonoları. Devlet tahvilleri.

Government debt securities : Devletin cari yıl bütçe kanununa dayanarak, bütçe açıklarını kapatmak amacıyla çıkarmış olduğu borçlanma senetleri. krş. hazine bonosu, devlet tahvili. Devlet iç borçlanma senetleri. Devlet iç borçlanma senetleri-dibs.

Government debt securities indices : Devlet iç borçlanma senetleri dizini. Devlet iç borçlanma senetleri endeksleri. Devlet iç borçlanma senetlerinin fiyat ve getirilerindeki değişimleri gösteren dizin.

Government direct expenditures : Hükümet alımları. Hükümet tarafından yapılan cari harcamalar ile yatırım harcamalarının toplamı.

Government interventionism : Devlet müdahaleciliği. Devletin iktisadi etkinliklerini düzenlemek ve yönlendirmek için aldığı kararların tümü.

Government owned : Devlet malı.

Government house : Vali konağı. Hükümet binası. Başbakanlık. Hükümet konağı. Konak.

 

Government enterprise : Devlet işletmesi. Devlet teşebbüsü.

Government expenditures : Hükümet harcamaları. Hükümet alımları ve transfer ödemeleri biçiminde yapılan harcamalar. Devlet harcamaları.

İngilizce Government Türkçe anlamı, Government eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Government ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ancien regime : (fransızca) 1879 devriminden önce fransa'da sosyal ve siyasi sistem. Bir işi yapmak için eski yöntem. Eski sistem. Fransız devriminden önce fransa'daki rejim.

Reducing diet : Zayıflama diyeti. Zayıflama rejimi.

Command : Kumanda etmek. Tepeden görmek. Emir. Hak etmek. Hüküm sürmek. Telkin etmek. Komuta. Emir vermek. Hakimiyet. Kontrol etmek.

Aesthetical ideal : Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü. Güzelduyusal ülkü.

Politics : Siyasa. Devlet işlerine katılma ve devlet etkinliklerinin biçim, amaç ve içeriğini belirleme işi. Çıkar politikası. Politik oyunlar. Politikacılık. Politik görüşler. Politika. Siyasi görüş.

Agnation : Hısımlık. Akrabalık (baba tarafından). Akrabalık. Baba tarafından akrabalık. Soydaşlık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık (baba taraf.).

Age grade : Yaş katmanı. Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman.

Bench : Kanepe. Yargıçlık. Basamak. Yargıç kürsüsü. Yargıç. Eğitim, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Yargıçlar kurulu. Benç. İş masası. Yedek kulübesi.

Papacy : Papalık. Papalık rütbesi.

Downing street : İngiliz hükümeti. Londra'da hükümet binalarının olduğu sokak.

Government synonyms : law makers, government department, government in exile, pupet regime, state government, government officials, totalitation regime, totalitarian state, puppet state, legislative body, royal court, trust busting, authoritarian regime, government activity, authoritarian state, chancellery, regimen, lawmaking, polities, age group, conclusion, adjudgment, diet, organization, division, administration, slimdown, dispensations, guidance, judicatory, polity, alienation, acculturation.

Government ingilizce tanımı, definition of Government

Government kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Regulation. The act of governing. As, civil, church, or family government. The administration of laws. The exercise of authority. Control. Direction.