Flattered türkçesi Flattered nedir

  • Gururu okşanmış.
  • Kompliman yapmak.
  • Gururunu okşamak.
  • Göklere çıkarmak.
  • Pohpohlanmış.
  • [#övme Övmek].
  • Pohpohlanan.
  • Olduğundan güzel göstermek.
  • Pohpohlamak.
  • Yağ yakmak.

Flattered ile ilgili cümleler

English: We've flattered the director's vanity.
Turkish: Biz yöneticinin kibrini pohpohladık.

English: I must say I'm flattered.
Turkish: Pohpohlanmış olduğumu söylemeliyim.

English: Ali was flattered by Mary's attention.
Turkish: Ali Mary'nin iltifatıyla pohpohlandı.

English: Ali is flattered.
Turkish: Ali pohpohlandı.

English: I feel flattered.
Turkish: Ben gururu okşanmış hissediyorum.

Flattered ingilizcede ne demek, Flattered nerede nasıl kullanılır?

Flattered his ego : Onu öven. Onun egosunu okşayan. Onun hoşuna giden. Metheden. Onu memnun eden.

Flatterer : Pohpohçu. Dalkavuk. Yağcı.

Flatterers : Pohpohçu. Dalkavuk. Yağcı.

Flatter oneself : Gururlanmak. Sanmak. Hayaline kapılmak. Kendini inandırmak. Ümit etmek.

Make flatter : Daha düz hale getirmek.

Flatteries : Pohpohlama. Yaltakçılık. Dalkavukluk. Kompliman. Koltuk. Yağlama. Yağ. Tabasbus. Yaltaklık. Yağcılık.

Flatters : Etek öpmek. Yağ yakmak. Normalden iyi göstermek (kendisini vb). Pohpohlamak. Gururunu okşamak. Göklere çıkarmak. Okşamak. Olduğundan güzel göstermek. İyi göstermek (kendisini vb). Dalkavukluk etmek.

 

Unflattering : Yaldızsız. Övücü olmayan. Körlük. Kalaysız. Kötüleyen.

Flattery : Övme. Yaltaklanma. Kompliman. Yaltakçılık. Tabasbus. Pohpohlama. Yaltaklık. Yağcılık. Yağ. Koltuk.

Flatted : Düzeltilmiş. Düzleştirilmiş. Basık. Yarım ses düşürülmüş (müzik terimi). Apartman dairelerine bölünmüş. Katlara ayrılmış (ingiliz ingilizcesi).

İngilizce Flattered Türkçe anlamı, Flattered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flattered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adulates : Dalkavukluk etmek. Yaltaklanmak.

Lay it on : Abartmak. Göklere çıkartmak.

Complimented : Kompliman. Övme. Övgü. İltifat. Tebrik etmek. İltifat etmek. Tatlı söz söylemek.

Incenses : Sinirlendirmek. Alevlendirmek. Yağlamak. Çileden çıkarmak. Tütsülemek. Hiddetlendirmek. Tütsü. Öfkelendirmek. Tütsü yakmak.

Flatter : Yaltaklanmak. İyi göstermek (kendisini vb). Normalden iyi göstermek (kendisini vb). Dalkavukluk etmek.

Tatterdemalion : Yıkık dökük. Pejmurde kıyafetli.

Brag : Yüksekten atmak. Avurt zavurt etmek. Cart curt ötmek. Palavra atmak. Tafra satmak. Böbürlenmek. Atıp tutmak. Övünmek.

Sugars : Şeker katmak. Tatlı sözler etmek.

Lay it on thickly : Yağ çekmek. Abartmak.

Flattered synonyms : accord praise, enthroned, beslaver, celebrates, celebrating, incense, worn, pay somebody a compliment, enthrones, oil, adulated, lay it on thick, adulating, pay a compliment, butter up, distributed, celebrate, sugar, boosted, praise, emblazons, emblazon, building up, coddled, emblazoned, enthuse about, boosts, bragged, incensing, brags, enthrone, acclaiming, acclaims.

 

Flattered zıt anlamlı kelimeler, Flattered kelime anlamı

New : Turfanda. Taze. Yaş. Keşfedilmemiş. Yeni tarihli. Değişik. Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler. Yeni olarak. Gıcır. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş.

Concentrated : Çok güçlü. Yoğunlaşmış. Yoğuşuk. Derişik. Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan. Yoğunlaşan. Yoğun. Konsantre. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek).