Shovel türkçesi Shovel nedir

  • Bir kürek dolusu miktar.
  • Kürekle atmak.
  • Küremek.
  • Kürekle boşaltmak.
  • Kürek dolusu.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Kürümek.
  • Faraş.
  • Kürek.
  • Küreklemek.
  • Kürekle temizlemek.

Shovel ile ilgili cümleler

English: How much did you have to pay Tom to get him to shovel the snow off your roof?
Turkish: Tom'a çatındaki karı temizletmek için ne kadar ödemek zorunda kaldın?

English: It'll take some time to shovel all the snow off the roof.
Turkish: Bütün çatının karını kürekle temizlemek biraz zaman alacak.

English: Do you have a shovel I can borrow?
Turkish: Ödünç alabileceğim bir küreğin var mı?

English: Put the shovel down.
Turkish: Küreği yere koy.

English: Do you want me to fix your broken shovel or don't you?
Turkish: Kırık küreğini onarmamı istiyor musun yoksa istemiyor musun?

Shovel ingilizcede ne demek, Shovel nerede nasıl kullanılır?

Shovel in : Büyük para kazanmak. Avanta kazanmak. Yolunu bulmak. Parayı bulmak.

Shovel loader : Kürekti yükleyici. Kürekli yükleyici.

Shovel up : Küremek.

Digging shovel : Kazı küreği.

Mechanical shovel : Mekanik kürek.

Shoveling : Küreme. Kürümek. Kürekle atma. Kürekle boşaltma. Kürekle boşaltmak. Kürekle atmak.

Shovelful : Kürek dolusu.

Steam shovel : İstimli ekskavatör. Ekskavatör. Kazı makinesi. Buharlı kazıcı. Büyük mekanik olarak işletilen buharlı bir kazıcı veya ekskavatör.

 

Pail and shovel : Kova ve kürek.

Power shovel : Ekskavatör. Şovel. Kepçeli tarak. Kazı makinesi.

İngilizce Shovel Türkçe anlamı, Shovel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shovel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advance heading : Ayak kılavuzu.

Delve : Altüst ederek aramak. Araştırmak. Bellemek. Derinlemesine araştırmak. Arayıp taramak. Kazmak.

Acidization : Asitleştirme. Asidizasyon. Ekşitleme. Asitleşme.

Cut into : Ayırmak. Karışmak. Azaltmak. Dalmak. Kısaltmak. Kesintiye uğratmak. Söze karışmak.

Acid proof : Asit geçirmez. Ekşite dirençli. Asite dirençli. Aside dayanıklı.

Oar : Sal ya da benzeri bir deniz aracının insan gücü ile suda hareket etmesini sağlayan alet. Kürek çekmek. Kayık küreği. Kürekçi. Fırın küreği. Sandal küreği. İşçi.

Hand tool : El aleti.

Shovels : Kürekler.

Oars : Fırın küreği. İşçi. Kürekçi.

Turn over : Çevirmek. Devirmek. Dönmek (yatakta). (motor vb) en düşük hızda çalışmak. Devrilmek. Dönmek. Polise teslim etmek. Havale etmek. Çevirmek (sayfa). Takla atmak (araba).

Shovel synonyms : scoop shovel, posthole digger, post hole digger, hand shovel, advancing longwall, scull, additional support, abandon, shovelful, shoveling, acid treatment, dust pan, rowing, spadeful, advance per shift, shovel up, accident frequency, spadefuls, rake out, shovelfuls, dig, spade, acetylene lamp, sculls, shovelled, activated carbon, adit, dustpan, shovelling, abandoned mine, shovelsful, dustpans, hard labor.

Shovel ingilizce tanımı, definition of Shovel

Shovel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An implement consisting of a broad scoop, or more or less hollow blade, with a handle, used for lifting and throwing earth, coal, grain, or other loose substances. As, to shovel earth into a heap, or into a cart, or out of a pit. To take up and throw with a shovel.