Oars türkçesi Oars nedir
Oars ile ilgili cümleler
English: I am hoarse from yelling so much.
Turkish: Fazla bağırmaktan sesim kısıldı.
English: Don't stop singing even if you get hoarse.
Turkish: Sesin kısılsa bile, şarkı söylemeyi bırakma.
English: This boat has six oars.
Turkish: Bu teknenin altı küreği vardır.
English: I don't like sand. It's coarse and rough and irritating and it gets everywhere.
Turkish: Kumu sevmem. Büyük, tırtıklı, sinir bozucu ve her yeri toz yapandır.
English: Ali shouted himself hoarse.
Turkish: Ali kendisi kısık sesle bağırdı.
Oars ingilizcede ne demek, Oars nerede nasıl kullanılır?
Back the oars : Siya etmek. Pervaneyi ters işletmek (gemi.).
Oarsman : Erkek kürekçi. Kürekçi.
Oarsmanship : Kürekçilik.
Oarsmen : Kürekçi. Erkek kürekçi.
Oarswoman : Bayan kürekçi. Kürekçi (bayan).
Coarse adjustment : Kaba ayar.
Coarse control : Kaba ayar. Kaba denetim. Uzun döneme yayılan büyük genlikli reaktiflik değişimlerinin düzeltimine yönelik ayarlama.
Coarse crushing : Kaba kırına. Kaba kırma.
Coarse aggregate : Kaba toplaşık. İri agrega. Kalın agrega. Kaba agrega.
Coarse bearing : Kaba kerteriz.
İngilizce Oars Türkçe anlamı, Oars eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Oars ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Spade : Bel ile kazmak. Bel. Bahçıvan küreği. Zenci (kötü). Mahmuz. Hadım edilmiş hayvan. Maça. Top arabası mahmuzu. Kürek ile kazmak. Bahçıvan beli.
Operative : Amele. Dedektif. Faal. Geçerli. Usta işçi. Casus. Yürürlükte. Ameliyata ait olan. Teknisyen.
Peon : Emir eri. Gündelikçi. Amele. Piyade.
Rowing : Kürek çekme. Kürek sporu. Kürek çekerek. Kürek çekmek.
Employees : Hizmetli. Çalışanlar. Görevli. Personeller. Adam. İşçiler. Personel. Eleman.
Implement : Yerine getirmek. Sağlamak. Alet-edevat. Yürütmek. Alet. Yürürlüğe koymak (yasa, karar vb'ni). Takım. Uygulamak. Yapmak.
Employee : Hizmetli. Memur. Görevli. Personel. Adam. Eleman. Müstahdem. Çalışan.
Shoveler : Kürekleyen. Kürekle atan kimse. Uzun geniş gagası olan ve kuzey yarıkürede yaşayan tatlısu ördeği. Kaşıkgaga. Genişgagalı ördek. Kuşlar (aves) sınıfının, kazlar (anseriformes) takımının, ördekgiller (anatidae) familyasından, 48 cm kadar uzunlukta, siyah, beyaz ve kahverengi karışık tüylü, gagası siyah, ayakları kırmızı, türkiye'de kışlayan, avrupa, asya ve kuzey amerika'da sazlık, göl ve bataklıklarda yaşayan, deniz kıyıları ve adalarda da görülebilen göçmen bir tür. Kürekle atan. Kaşık gaga ördeği. Kaşıkçın.
Rowers : Kayıkçı.
Oars synonyms : red planet, sweep oar, boat paddle, paddlers, jobholder, sweep, hard labor, paddle, blade, oarsmen, scull, solar system, paddler, employe, oaring, vane, shovel, rower, labourers, labour, oar, watermen, mechanical man, oarsman, jobholders, rowings, labourer, spaded, laborer, shovelers, sculls, shoveller, men.

Bu kısımda Oars kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Oars ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Oars anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Oars ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.