Rowers türkçesi Rowers nedir

Rowers ile ilgili cümleler

English: Banks are cutting lending to industrial borrowers.
Turkish: Bankalar endüstriyel boçlulara kredi vermeyi kesiyor.

Rowers ingilizcede ne demek, Rowers nerede nasıl kullanılır?

Bathing drowers : Mayo (şort).

Borrowers : Borç alanlar. Borç alan kimse.

Burrowers : Kazıcı. Tünelci. Küçük tünel kazan kemirgenlerin belirli türleri.

Flamethrowers : Alev makinesi. Yanan yakıt fışkırtan silah (çatışmada, tarımda kullanılan, vb.). Alev silahı.

Furrowers : İz açan kimse. Saban izi yapan kimse. Bir yüzeye dar oluklar açan veya yontan kimse.

Throwers : Atan kimse. İbrişim büken kimse. Çömlekçi ustası. Atıcı.

Borrower : Ödünç alan. Borçlu. Borçlanan. Ödünç alan kimse. Müstakriz. Kredi alan. Borç alan kimse. Ariyet alan. Borç para alan kişi.

Rower : Kayıkçı. Kürekçi.

Discus thrower : Diskçi. Disk atıcısı.

Growers : Yetiştirici. Yetişen bitki. Çiftçiler. Üretici.

İngilizce Rowers Türkçe anlamı, Rowers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rowers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Repellant : İtici. Uzaklaştırıcı.

Potency : Etki. Nüfuz. Salahiyet. Cinsel güç. Tesir. Potansiyel. Potens. Güç. Yetki. Kuvvet.

Quality : Tını. Kalite. Sayısal olarak deyimlenemeyen ya da ölçülemeyen, ancak renk, koku, tad gibi görünümleriyle bilinerek tanınan özellik. Bir ürünün bilinen en iyi özellikleri bünyesinde taşıması durumu. Ses rengi. Yapı. Bir şeyi o şey yapan ve başka şeylerle karıştırılmamasını sağlayan varoluş biçimi. Nitelik. Fizik, kimya, madencilik, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Önermenin niteliği.

 

Effectualness : Tesirlilik. Etkililik. Geçerlilik.

Puissance : Otorite. Kuvvet. İktidar. Güç. Kudret.

Stranglehold : Boğma vaziyeti. Engelleme. Bir kişi veya durum üzerinde mutlak güç. Bastırma. Boğazından yakalama.

Boatman : Suda yaşayan bir böcek. Sandalcı.

Boatmen : Sandalcı. Suda yaşayan bir böcek.

Free will : Gönüllü karar. Serbest seçim. Özgür irade. İstem özgürlüğü. Hür irade. Özgür istenç. Özgür iradeyle yapılan seçim. İrade özgürlüğü. Serbest irade. Gönüllü tercih veya karar.

Irresistibleness : Karşı konulamazlık. Dayanılmazlık.

Rowers synonyms : legal power, throttlehold, chokehold, valency, sway, interest, go down, oarsmen, come down, oaring, interestingness, disposal, let down, preponderance, waterman, powerless, powerful, boater, bring down, rower, persuasiveness, valence, jurisdiction, shoveler, watermen, descend, veto, shovelers, boaters, irresistibility, oars, repellent, get down.

Rowers zıt anlamlı kelimeler, Rowers kelime anlamı

Rise : Yukarı kalkmak. Görünmek. Yükselmek. Terfi etmek. Çıkmak. Artmak. Zam. Doğmak. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. İyileşmek.

Ascend : Yukarı çıkmak. Yükselmek. Ziyadeleşmek. Ağmak. Artmak. Tahta çıkmak. Çıkmak. Tırmanmak. Çıkmak (tahta). Pesten tize geçmek (müzik terimi).

Raise : Artış. Kaldırmak. Büyütmek (çocuk). Dikmek. Yükseltmek. Beslemek. Kabartı. Artırmak. Vergin artışı.

Rowers antonyms : uninterestingness, unpersuasiveness, powerlessness, powerful, powerless, ineffectiveness.