Puissance türkçesi Puissance nedir

Puissance ingilizcede ne demek, Puissance nerede nasıl kullanılır?

Impuissance : Çaresizlik. Zayıflık. Kuvvetsizlik. Acizlik. Güçsüzlük. Kudretsizlik.

Puissant : Muazzam. Kuvvetli. Kudretli. Güçlü. Şevketli.

Puissantly : Güçlü bir şekilde.

Impuissant : Zayıf. Çaresiz. Kudretsiz. Güçsüz. Aciz. Zebun.

İngilizce Puissance Türkçe anlamı, Puissance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Puissance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dints : Çizgi. Ufak çukur açmak. Çentik. Ufak çukur. Çizik. İz.

Energy : Mecal. Derman. Bilgisayar, biyoloji, coğrafya, fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Genellikle kalori veya jul olarak ifade edilen, sistemin faaliyet veya iş yapma yeteneği. Gayret. Maddede var olan ve ısı ışık biçiminde ortaya çıkan güç. Erk. Taneciklerin devinimini ya da devinim yapabilme gerilimlerini ölçen nicelik.

Action : Eylem: bir iş, hareket yapmak, bir davranışta bulunmak. davranış: bir değişiklik getirebilecek etki uyandırabilecek düşünce ya da hareket. bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi; bu hareketten ortaya çıkan gelişim. baş olgu: oyunun temasını geliştiren başlıca olay, öykü, gelişim. sıra olaylar: bir oyunun metninde yer alan arka arkaya sıralanmış durumlar ve olaylar. iç aksiyon: oyunun havasını kuran gelişim. dış aksiyon: oyunun olaylarında var olan hareket ve durumların gelişimi. konuşma aksiyonu: oyunun konuşmalarında var olan devingenlik. oyunu ileriye götüren anlatımdaki itici güç. Bir amaç çevresinde örüntülü işlevsel ve karmaşık bir edimler dizgesi. İs. Dava. Bir film kuşağında sese karşı görüntü bölümünü belirtmekte kullanılan genel terim. tv. televizyon yayınında sese karşı görüntüyü belirtmekte kullanılan genel terim. İş. Öykülü bir filmin, bir televizyon oyununun konusunu oluşturan olaylar dizisi. bu konuyu başlatan, geliştiren, sonuca ulaştıran olayların sıralanmasından oluşan durum. Aksiyon. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. atın bacaklarının hareketi.

 

Activity : Etkin olma durumu, bazı etkileri oluşturma yeteneği. ilaç veya zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu, aktivite, ilaç molekülünün almaçları uyarma veya baskılama yeteneğinin bir ölçüsü. İşlem. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Faaliyet. Yapılan işler. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. Hareketlilik. Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bk. ışımetkinlik. Eylem.

 

Emphases : Üzerinde durma. Verilen önem. Ehemmiyet. Vurgulama. Üzerinde durulan nokta. Bir şeye verilen önem. Şiddet. Önem. Vurgu.

Drive : Sokmak. Arabayla götürmek. Dalış. Çalıştırmak. Tenis, bilgisayar, bilişim, eğitim, gitar, basketbol, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Topu genellikle arka çizgi yakınlarına düşürecek biçimde ve topa gidiş yönünde bir dönme hareketi vererek yapılan vuruş. Güç sağlamak. Bir oyuncunun, topla ilerlerken ya da dururken, savunan tarafın bıraktığı boşluklardan sepete doğru birden dalışı.

Birr : Enerji. İrlanda'da yerleşim yeri. Mırıldanma sesi. Konuşma sırasında kelimelere yapılan vurgu. Etiyopya'nın eski para birimi. Eski etiyopya para birimi.

Dominations : Hükmetme. Egemenlik. İstibdat. Hegemonya. Hakimiyet. Nüfuz. Hüküm. Tahakküm.

Capacity : Durum. Özgüç. Sıfat. Yetenek. Herhangi bir tiyatro alanının ya da salonunun alabileceği seyirci sayısını gösteren kavram. birim gerilimde bir nesneye sığabilen elektrik yükü niteliği. Toplumbilimde başlıca ölçüm konularından biri olan ve bireyin belli bir alandaki öğrenme ve yetişme olanaklarının sınırını gösteren yeti. Bilgisayar, bilişim, hukuk, fizik, kimya, ekonomi, tiyatro, jeoloji alanlarında kullanılır. Akarsuyun taşıyabileceği ve sürükleyebileceği maddelerin miktarı. Akarsuyun taşıma gücü. Verim.

Sword : Pala. Salahiyet. Duvarcı ıspatulası. Yetki. Erkek fış. Silah gücü. Kılıç. Tahribat.

Puissance synonyms : ascendancy, might, ardous, energies, exponent, abilities, power, austere, mightiness, potencies, potentials, potential, mights, virilities, virility, potency, powers, dint, baffling, domination, faculty, powerfulness, doughtiness, potentates, constrainment, dinted, arduous, ability, clout, capacities, rulership, capabilities, ascendance.

Puissance zıt anlamlı kelimeler, Puissance kelime anlamı

Powerlessness : Güçsüzlük. Kuvvetsizlik.

Puissance ingilizce tanımı, definition of Puissance

Puissance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Power. Might. Strength. Potency. Force.