Operative türkçesi Operative nedir

  • Dedektif.
  • Amele.
  • Teknisyen.
  • İşleyen.
  • Usta işçi.
  • Amil.
  • Ameliyata ait olan.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Operatif.
  • Ajan.
  • Geçerli.
  • Casus.
  • Operatör.
  • İşçi.
  • Etkili.
  • Ameliyat ile ilgili.
  • Etkin.
  • Yürürlükte.
  • Özel dedektif.
  • Faal.
  • Yürürlükte olan.
  • Uygulamalı.

Operative ile ilgili cümleler

English: Ali has been quite cooperative.
Turkish: Ali oldukça yardımseverdi.

English: Ali has been very cooperative.
Turkish: Ali çok işbirlikçiydi.

English: Ali has been extremely cooperative.
Turkish: Ali son derece işbirlikçiydi.

English: Ali has been uncooperative.
Turkish: Ali işbirlikçi değildi.

English: Ali has been very uncooperative.
Turkish: Ali çok işbirlikçi değildi.

Operative ingilizcede ne demek, Operative nerede nasıl kullanılır?

The operative word : Etkili söz. Kanıt niteliğinde söz. Yerinde söz. Sözün özü. Anahtar söz.

Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.

Become operative : İşler hale gelmek. Operatif hale gelmek. Çalışabilir duruma gelmek. İşlerlik kazanmak.

Co operative : Beraber çalışma ile alakalı. Grup çabasına ait.

Pre operative : Preoperatif. Ameliyattan önce, ameliyat öncesinde cereyan eden.

Computer supported cooperative work : Bilgisayar destekli kooperatif çalışma. Bilgisayar destekli ortak çalışma.

 

Agricultural cooperatives : Tarımsal amaçlı kooperatifler. Tarım kooperatifleri. Tarım kesimindeki üreticilerin kurdukları kooperatifler. krş. tarım kredi kooperatifleri.

Agriculture credit cooperatives : Tarım kredi kooperatifleri. Ortaklarının her türlü girdi ve donanım gereksinimlerini karşılamak amacıyla uygun koşullarda kredi sağlayan tarım kooperatifleri.

Agricultural cooperative : Tarım kooperatifi. Tarımsal kooperatif.

Agricultural credit cooperatives : Tarım kredi kooperatifleri. Ortaklarının her türlü girdi ve donanım gereksinimlerini karşılamak amacıyla uygun koşullarda kredi sağlayan tarım kooperatifleri. Tarım kredi kooperatifi.

İngilizce Operative Türkçe anlamı, Operative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Operative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alive : Hareketli. Yaşam dolu. Canlı. Haberdar. Farkında. Sağ. Uyanık. Diri diri. Hayat dolu.

Ascendants : Usul. Ufukta görünmeye başlayan. Yükselen. Egemen. Ekliptiğin yükselen noktası. Üstün. Nüfuzlu. Hakim.

Enquirer : Soruşturmacı. Araştırmacı. Sorular soran kimse. Bilgi isteyen kimse.

Living : Yaşam standardı. Ekmek parası. Oturma. Canlı. Güncel. Sağ. Geçim yolu. Yaşantı. Geçinme.

Business like : Sistematik. İşe benzer. Metodik. Ciddi. Jüyeli.

Shamuses : Aynasız.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.

Briskest : Sertçe esen (rüzgar). Sert (hava). Hareketlilik. Enerjik. Canlı. İstenilen hızda hareket eden. Hareketli. Canlandırmak. Çevik.

 

Finks : Gammazcı. Polis ajanı. Alçak kimse. İspiyoncu. Sevilmeyen kimse. Muhbir. Grev kırıcı işçi.

Jobholders : İş sahibi. Memur. Düzenli işi olan. Devamlı bir işi olan kimse. Kamu çalışanı (argo terim). İşi olan. Çalışan.

Operative synonyms : store detective, house dick, house detective, hotel detective, private investigator, inquiry agent, effective, busy, processor, mechanical man, ascendent, current, abdominal palpation, spy, activated, employee, brisks, practical, amygdalin, cooly, in use, joskin, efficient, a c deformity, emphaticical, gumshoe, hefty, effectual, infiltrator, surgeons, operants, drastic, techie.

Operative zıt anlamlı kelimeler, Operative kelime anlamı

Inoperative : İşlemez. Etkisiz. Hükümsüz. Tesirsiz. Boş. İşlemeyen bozuk. İşlemeyen. Çalışmayan. Geçersiz.

Malfunctioning : Çalışma bozukluğu. Bozuk. Hatalı işleme. Hatalı işleyen.

Operative ingilizce tanımı, definition of Operative

Operative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, an operative motive. Esp., one who operates a machine in a mill or manufactory. Active in the production of effects. Having the power of acting. An artisan. A skilled worker. Hence, exerting force, physical or moral.