Shovelling türkçesi Shovelling nedir

Shovelling ingilizcede ne demek, Shovelling nerede nasıl kullanılır?

Shovelling machine : Küreme makinesi.

Shovelled : Kürenmiş. Kürümek. Kürekle atılmış. Kürekle atmak. Kürekle boşaltmak.

Shoveller : Uzun geniş gagası olan ve kuzey yarıkürede yaşayan tatlısu ördeği. Kürekleyen. Kürekle atan. Kürekle atan kimse. Kürekle kazan veya birşeyleri kürekle atan kimse. Kürekçi. Tatlı suda yaşayan bir tür ördek. Kaşıkgaga. Genişgagalı ördek. Kaşıkçın.

Shovel in : Parayı bulmak. Avanta kazanmak. Yolunu bulmak. Büyük para kazanmak.

Shovel loader : Kürekli yükleyici. Kürekti yükleyici.

Shovel up : Küremek.

Power shovel : Kazı makinesi. Ekskavatör. Şovel. Kepçeli tarak.

Shoveler : Genişgagalı ördek. Kürekleyen. Kürekle atan. Kaşık gaga ördeği. Kürekçi. Kaşıkçın. Kaşıkgaga. Kürekle atan kimse. Kuşlar (aves) sınıfının, kazlar (anseriformes) takımının, ördekgiller (anatidae) familyasından, 48 cm kadar uzunlukta, siyah, beyaz ve kahverengi karışık tüylü, gagası siyah, ayakları kırmızı, türkiye'de kışlayan, avrupa, asya ve kuzey amerika'da sazlık, göl ve bataklıklarda yaşayan, deniz kıyıları ve adalarda da görülebilen göçmen bir tür.

 

Shovel : Kürekle temizlemek. Faraş. Kürekle atmak. Küremek. Kürekle boşaltmak. Küreklemek. Kürek. Kürümek. Bir kürek dolusu miktar.

Steam shovel : Büyük mekanik olarak işletilen buharlı bir kazıcı veya ekskavatör. Buharlı kazıcı. Ekskavatör. Kazı makinesi. İstimli ekskavatör.

İngilizce Shovelling Türkçe anlamı, Shovelling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shovelling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Barrage : Nehir barajı. Baraj. Yoğun yaylım ateşi. Engel. Yaylım ateşi. Set. Bent. Engelleme ateşi. Yağmur. Soru yağmuruna tutmak.

Bolt down : İçki içmek. Atıştırmak. İçki yuvarlamak. Kadeh yuvarlamak.

Shoveled : Kürenmiş. Kürekle atılmış.

Eat : Kemirmek. Zıkkımlanmak. Yemek yemek. İçmek (çorba). Tüketmek. Aşındırmak. Bitirmek. Buyurmak. Yemek. Çok yemek yemek.

Shovel : Bir kürek dolusu miktar. Kürek. Küreklemek. Kürek dolusu. Kürekle temizlemek. Küremek. Faraş.

Gobble up : Göçürmek. Ham yapmak. Çabuk yiyip bitirmek. Çabuk yemek. Silip süpürmek. Yalayıp yutmak.

Shovelled : Kürenmiş. Kürekle atılmış.

Barrage fire : Yoğun topçu ateşi. Havan ateşi. Baraj ateşi.

Battery : Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Batarya. Kimyasal erkeyi elektrik erkesine dönüştüren düzenek. Atıcı beysbol. Elektrik akımı verilerek doldurulan, istenildiğinde ters yönde akım vererek, kimyasal erke biçiminde saklı bu erkeyi sınırlı bir süre için geri veren aygıt. Seri. Dövme. İki ya da daha çok elektrik gözesinin, elektriksel erke kaynağı olacak biçimde bağlanması. Vuruş. Atıcı (baseball terimi).

Shovelling synonyms : garbage down, shoveling, bombardment, shovels, fire, firing.

Shovelling zıt anlamlı kelimeler, Shovelling kelime anlamı

Domineering : Despotça davranan. Zorbalık eden. Baskıcı. Otoriter. Otoriteli. Baskı yapan. Hükmeden. Zorba. Dediğim dedik.