Showcased türkçesi Showcased nedir

  • Vitrine ya da camekana konulmuş.

Showcased ingilizcede ne demek, Showcased nerede nasıl kullanılır?

Showcase : Camlı dolap. Camekan. Vitrine çıkarmak. Vitrin. Vitrine ya da camekana koymak.

Showcases : Vitrin. Vitrine ya da camekana koymak. Vitrine çıkarmak. Camlı dolap. Camekan.

Showcasing : Vitrine ya da camekana koymak. Camekan. Vitrin. Vitrine çıkarmak. Camlı dolap.

Showcolumns : Sütunlarıgöster.

İngilizce Showcased Türkçe anlamı, Showcased eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Showcased ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Display case : Vitrin.

Show window : Vitrin. Mağaza camekanı. Pencereyi göster. Sergi. Mağaza vitrini.

Container : Kap. Bilgisayar, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konteyner. Tağar. Muhafaza kutusu. Birikimlik. Kutu. İçerisine sıvı azot konan ve taşınan, çift duvarlı, dar ağızlı, spermatozoon, ovum, canlı hücre ve dokuları saklamaya yarayan çelik kap. Konteynır. Yük sandığı.

Vitrine : Camlı sergileme yeri. Vitrin. Tezgah penceresi. Sergi penceresi.

Scope : Anlama yeteneği. Saha. Niyet. Osiloskop. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Konu. Geniş görüntülük. Mikroskop. Olanak. Amaç.

Case : Alıcıların korunmasını ve taşınmasını sağlayan çeşitli biçim ve boydaki kutular. Ciltlemek. Adın cümle içinde bulunduğu dil bilgisi şekli; yalın veya eklerle genişletilmiş olarak aldığı geçici durum. türkçede adlar yalın, yükleme, ilgi, bulunma, yönelme, çıkma ve vasıta durumlarına girerler: || yalın durum kapı (kapı kırıldı). || yükleme durumu kapıyı (kapı+y+ı çaldı). || ilgi durumu kapının (kapı+nın kolu). || yönelme durumu kapıya (kapı+y+a gitti). || bulunma durumu kapıda (kapı+da kaldı). || çıkma durumu kapıdan (kapı+dan döndü). || vasıta durumu kapıyla (kapı+y+la kolu, çocuk+la annesi) vb. || ad durumu ekleri, yukarıda belirtilen temel görevleri dışında daha başka bazı işlevler ile de kullanılır: sen+den küçük, su+dan cevap vb. türkçenin tarihi dönemlerinde eşitlik (equativus: +ça); yön gösterme (direktivus: +garu) ve vasıta (instrumentalis: +(ı)n/+(u)n durumları, belirtilen özel eklerle karşılanırdı. bugün bu durum ekleri türkiye türkçesinde yerlerini edatlara bırakmıştır. eat’de uçın>üçin edatı da sıklıkla ekleşerek + çun/+çün sebep gösterme ekine dönüşmüştür. buna bk. Kutulamak. Kılıf. Kanıt. Kap. Kasa. Delil. Vaka.

 

Background : Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Özgeçmiş. Geri. Zemin. Ardyöre. Fon. Sosyal çevre. Dip. Bir sayaç algıcına, incelenen bir ışımetkin kaynak dışından gelen asalak ışınların yol açtığı saymalar. Arka plan.

Setting : Yuva ve tırnakları (mücevher için). Priz (beton). Ayar. Dizme. Düzenleme. Dekor. Beste. Oyun konusunun geçtiği yeri, çevreyi ve atmosferi biçim, kalıp, renk ve ışıklama ile canlandıran tamamlanmış yapım. Uzay, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir gökcisminin (ay, güneş, yıldız v.b.) gözerimi altına inmesi.

Showcased synonyms : trophy case.