Shrimped türkçesi Shrimped nedir

Shrimped ingilizcede ne demek, Shrimped nerede nasıl kullanılır?

Shrimper : Karides avlarken kullanılan tekne. Karides avcısı.

Shrimpers : Karides avcısı. Karides avlarken kullanılan tekne.

Shrimp cocktail : Karides kokteyl. Karides kokteyli.

Brine shrimp : Tuzlu su karidesi. Artemya larvaları. Artemya. Tuzlu karides. Artemia.

Tadpole shrimp : Kurbağa karidesi.

Shriek out : Çığlık atmak. Bağırarak göstermek.

Shrimping : Karides avlama. Karides avlamak.

Shrimpy : Bodur.

Shrieked : Yırtınmak. Acı acı bağırmak. Çığlık atmak. Haykırmak. Acı feryat. Feryat etmek. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Çığlık. Haykırma.

Shrimp : Bodur. Çalı karidesi. Kabuklular (crustacea) sınıfından, 5-6 cm kadar uzunlukta, avrupa denizlerinde yaşayan bir tür. çalı karidesi. Cüce. Bızdık. Teke. Bücür. Azgelişmiş. Bücür kimse.

İngilizce Shrimped Türkçe anlamı, Shrimped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shrimped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Podgier : Tıknaz. Tombik.

Kiddie : Çocuk. Yavrucak. Küçük çocuk (argo terim). Tıfıl. Bacaksız. Ufaklık.

Tots : Toplam. Küçük şey. Yavrucak. Bir yudum. Ufaklık. Döküntü. Eskiler.

 

Shorter : Yetersiz. Kısa. Çıtır çıtır. Hariç. İyi pişmiş. Kısa boylu. Alçak. Gevrek.

Blocky : Tıknaz.

Shrimp : Kabuklular (crustacea) sınıfından, 5-6 cm kadar uzunlukta, avrupa denizlerinde yaşayan bir tür. çalı karidesi. Teke.

Homunculi : Homunkulüs. Cüce minyatür adam. Minyatür insan.

Halfling : Hobit. J.r.tolkien'in romanlarında bir karakter.

Shrimped synonyms : shrimps, dapperling, prawning, prawn, elf, chunkier, shortest, gnomes, kiddies, dumpy, blockier, stripy, dandiprat, kiddy, prawns, ront, dumpiest, fubsier, leprechaun, homunculus, dwarfed, leprechauns, squat, dwarfish, dumpier, chunky, fubsy, shorty, dwarfs, dwarf, dwarves, chick, blockiest.

Shrimped zıt anlamlı kelimeler, Shrimped kelime anlamı

Plain : Vuzuh. Düzlük. Yalın. Açıklık. Sade bir biçimde. Sade. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Düz. Yalın bir dille.

Full : Dolu şey. Doluluk. Komple. Yıkayıp çektirmek. Kalın. Yıkayıp büzmek. Dolu. Tok. Öz.