Sidelying türkçesi Sidelying nedir

  • Yan yatış.
  • Jimnastik alanında kullanılır.
  • Vücudun, yan yüzeyi üzerinde boylu boyunca yere uzanmış bulunduğu durum.

Sidelying ingilizcede ne demek, Sidelying nerede nasıl kullanılır?

Sidelight : Borda feneri. Uçağın yerini gösteren lamba. Yandan gelen ışık. Yan lamba. Yan ışık. Yan sinyal.

Sidelights : Uçağın yerini gösteren lamba. Borda feneri. Yan lamba. Yan sinyal. Yan ışık. Yandan gelen ışık.

Sideline : Ek iş. Yan çizgi. Yan çizgisi. Gözden düşmek. Tali yol. Bir oyuncuyu yedek kulübesine çekmek. Kenar çizgisi. Yan yol. Bir oyuncuyu kenara çekmek. Yan hat.

Sidelined : Gözden düşmek. Yan çizgisi. Yan yol. Ek görev. Tali hat. Ek iş. Kenar çizgisi. Bir oyuncuyu kenara çekmek. Tali yol. Bir oyuncuyu yedek kulübesine çekmek.

Sidelines : Sadece izleme. Bir varlığa karışmamayı adlandıran bir kuramsal görüş. (basketbol) oyun alanı boyunca uzanan iki kenar çizgisi. Yan çizgiler.

Was kept on the sidelines : Takımda oynamadı (spor). Bekletildi. Yedek kulübesinde bekletildi. Tutuldu. Yedek olarak tutuldu. Kenarda tutuldu. Sonrası için saklandı.

Sidelining : Tali hat. Ek iş. Yan yol. Ek görev. Yan çizgisi. Tali yol. Bir oyuncuyu kenara çekmek. Gözden düşmek. Kenar çizgisi. Bir oyuncuyu yedek kulübesine çekmek.

On the sidelines of life : Hayata aktif olarak katılmayan.

 

Sideling : Eğimli bir şekilde. Yan. Bir tarafa doğru yatmış. Yanlamasına. Meyilli bir şekilde. Yana. Dolambaçlı bir şekilde. Yandan. Yan taraftan.

Sidelong glance : Yan bakış. Yandan görme. Şaşılık. Yandan bakma. Yanlamasına bakış.

İngilizce Sidelying Türkçe anlamı, Sidelying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sidelying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indirect : Dolaşık. Doğru olmayan. Dolaylı. Kinayeli. İmalı. Aktarmalı. Vasıtalı. Aldatıcı. Dolambaçlı.

Demote : Alt sınıfa indirmek. İndir. İndirgemek. İndirge. Aşağı dereceye indirmek. Alçalt. Rütbesini indirmek.

Squint : Şaşı olmak. Gözlerini kısarak bakmak. Yan bakmak. Bakış. Gözlerini kısmak. Şaşı. Skuint. Kısık gözlerle bakmak. Yan bakış.

Arms held : Tutuş (kol). Kolların, vücudun bir yerinde ya da bir yönünde tutulduğu durum.

Arms held forward reach standing : Önde tutuş. Kolların, birbirine ve yere koşut olarak gergin öne uzatıldığı durum.

Arms held forward downward : Ön-aşağıda tutuş. Kolların, birbirine koşut, yere eğik olarak gergin ve önde - aşağıda tutulduğu durum.

Arm jumps with body swinging : Asılmada, çift kolla hız alarak yer değiştirme. Asılı sıçramalı ilerleme.

Relegate : Havale etmek. Sürmek. Sürgün etmek. İndirmek. Göndermek. Yerinden etmek. Küme düşmek. Sürgüne göndermek. Aşağı bir duruma veya mevkiye indirmek. Aşağı bir durum ya da mevkiye indirmek.

Arm turning : Kolu, türlü tutuşlarda ve yüzeylerde içe-dışa, yukarı-aşağı yöneltmek. Kol döndürmek.

Bump : Şişlik. Sarsıla sarsıla gitmek. Çarpma. Yumru. Sarsılmak. Vurma. Küt. Çarpmak. Toslamak. Çıkıntı.

 

Sidelying synonyms : kick downstairs, askant, appparatus, arms held forward upward, break, arms downward, squinty, arms held backward, arm walks with body swinging, arms mid downwards, askance, squint eyed, agility, arm walks with body pendling, agility exercises, arm circling, asquint, arm exercises.

Sidelying zıt anlamlı kelimeler, Sidelying kelime anlamı

Direct : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Doğrultmak. Kesin. Komuta etmek. Doğrudan. Emretmek. Yönetim işi. Yolu tarif etmek. Tiyatroyu yönetmek. bir tiyatro yapıtının sahnelenmesi işini yönetmek. Dürüst.

Promote : Organize etmek. Gelişmesine yardımcı olmak. Katkıda bulunmak. Desteklemek (pol.). Terfi etmek. Önayak olmak. Sınıf geçirmek. Reklamını yapmak. Teşvik etmek.