Sidelines türkçesi Sidelines nedir
- Bir varlığa karışmamayı adlandıran bir kuramsal görüş.
- Yan çizgiler.
- (basketbol) oyun alanı boyunca uzanan iki kenar çizgisi.
- Sadece izleme.
Sidelines ingilizcede ne demek, Sidelines nerede nasıl kullanılır?
On the sidelines of life : Hayata aktif olarak katılmayan.
Singles sidelines : Tekler yan çizgisi. Tek oyunu alanının uzun kenar çizgilerinden her biri.
Was kept on the sidelines : Bekletildi. Sonrası için saklandı. Tutuldu. Yedek kulübesinde bekletildi. Takımda oynamadı (spor). Kenarda tutuldu. Yedek olarak tutuldu.
Sideline : Yan çizgisi. Yan hat. Yan çizgi. Ek görev. Bir oyuncuyu yedek kulübesine çekmek. Kenar çizgisi. Tali yol. Tali hat. Bir oyuncuyu kenara çekmek. Yan yol.
Sidelined : Gözden düşmek. Ek iş. Kenar çizgisi. Bir oyuncuyu kenara çekmek. Yan çizgisi. Ek görev. Yan yol. Bir oyuncuyu yedek kulübesine çekmek. Tali yol. Tali hat.
Sidelong glance : Yan bakış. Yandan bakma. Şaşılık. Yandan görme. Yanlamasına bakış.
Sidelying : Vücudun, yan yüzeyi üzerinde boylu boyunca yere uzanmış bulunduğu durum. Yan yatış.
Sidelit screen : Yandan aydınlatmalı ekran. Yandan aydınlatılmış ekran.
Sidelining : Yan yol. Tali yol. Ek iş. Tali hat. Ek görev. Bir oyuncuyu kenara çekmek. Bir oyuncuyu yedek kulübesine çekmek. Gözden düşmek. Kenar çizgisi. Yan çizgisi.
Sideling : Yanlamasına. Yan. Yandan. Meyilli bir şekilde. Yan taraftan. Eğimli bir şekilde. Yana. Bir tarafa doğru yatmış. Dolambaçlı bir şekilde.
İngilizce Sidelines Türkçe anlamı, Sidelines eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sidelines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Speleology : Mağaraları keşfetme. Mağara bilimi. Mağarabilim. Mağaracılık. Speleoloji. İnbilim.
Break : Tan. Teneffüs. Tutmamak. Fırlamak. Parçalanmak. Kırılma. Yıkmak. Mola. Sınmak. Yarmak.
Avocation : Birinin asıl işi dışında yaptığı bir iş. İş. Uğraş. Meslek. Hobi. Meşguliyet. Merak.
Pastime : Hoşça vakit geçirmek için yapılan şey. Meşgale. Uğraş. Eğlence. Hobi. Oyun. Gönül eğlence.
Demote : Rütbesini indirmek. İndir. İndirge. Aşağı dereceye indirmek. Alt sınıfa indirmek. İndirgemek. Alçalt.
Pursuit : Peşine düşme. Hukuk, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gerçekleştirmeye çalışma. İş. Uğraş. Meşgale. İzleme. Uğraşı. Peşinde olma. Takip.
Relegate : Göndermek. Havale etmek. Sürmek. Yerinden etmek. Küme düşmek. Aşağı bir durum ya da mevkiye indirmek. Aşağı bir duruma veya mevkiye indirmek. Küme düşürmek. İndirmek. Sürgüne göndermek.
Spare time activity : Boş zaman uğraşısı.
Hobby : Şahin. Zevkli uğraş. Düşkü. Okuma, pul biriktirme yüzme vb. gibi çalışma ve dinlenme dışında boş zamanların değerlendirilmesi amacıyla geliştirilen herhangi bir ilgi. Özel zevk. Boş zaman ilgisi. Delice doğan. Merak. Hobi.
Interest : Faiz. Ortak olmak. Ürem. Alaka. Eğitim, iktisat, ekonomi, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Sarmak. İstek uyandırmak. Menfaat. Çıkar. Bir kimsenin bir etkinliğe, kişiye ya da nesneye karşı, kısıtlayıcı koşullar altında bile, oldukça uzun süre devam eden bağlanma isteği ya da eğilimi. seçme söz konusu olduğu zaman bir kimsenin benimsediği, üstün tuttuğu durum, düşünce ya da tutum.
Sidelines synonyms : kick downstairs, spelaeology, bump, by line.
Sidelines zıt anlamlı kelimeler, Sidelines kelime anlamı
Promote : Desteklemek (pol.). Yükseltmek. Desteklemek. Sınıf geçirmek. Gelişmesine yardımcı olmak. Önayak olmak. Düzenlemek. Terfi ettirmek. Kurmak.

Bu kısımda Sidelines kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sidelines ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sidelines anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sidelines ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.