Hobby türkçesi Hobby nedir

  • Okuma, pul biriktirme yüzme vb. gibi çalışma ve dinlenme dışında boş zamanların değerlendirilmesi amacıyla geliştirilen herhangi bir ilgi.
  • Hobi.
  • Merak.
  • Şahin.
  • Delice doğan.
  • Zevkli uğraş.
  • Düşkü.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Boş zaman ilgisi.
  • Özel zevk.

Hobby ile ilgili cümleler

English: His hobby is collecting old stamps.
Turkish: Hobisi eski pulları toplamaktır.

English: Aoi's hobby is dancing.
Turkish: Aoi'nin hobisi dans etmektir.

English: Her only hobby is collecting stamps.
Turkish: Onun tek hobisi pul toplamaktır.

English: Do you have a hobby - for example, painting?
Turkish: Bir hobin var mı. Örn. resim?

English: Her hobby was collecting old coins.
Turkish: Onun hobisi eski para toplamaktı.

Hobby ingilizcede ne demek, Hobby nerede nasıl kullanılır?

Hobbyhorse : Sabit fikir. Oyuncak at. Takıntı. Saplantı. At başlı sopa. At başlı değnek. Dönüp dolaşıp gelinen konu. Atlıkarınca atı.

Hobbyhorses : At başlı değnek. Sabit fikir. Atlıkarınca atı. Oyuncak at. Takıntı. Dönüp dolaşıp gelinen konu.

Hobbyist : Hobi olarak yapan kimse. Hobilerine zaman ayıran kimse. Meraklı. Amatör.

Hobbyists : Hobilerine zaman ayıran kimse. Meraklı. Amatör. Hobi olarak yapan kimse.

Hobbesian : Hobbes destekçisi. Thomas hobbes felsefesi taraftarı.

 

Hobbledehoy : Gelişme çağındaki beceriksiz genç. Sarsak ve sakar genç. Elini kolunu nereye koyacağını bilemeyen genç.

Hobbies : Delice doğan. Merak. Özel zevk. Hobiler. Hobi.

Hobbled : Topal etmek. Topallamak. Ayaklarını birbirine bağlamak (at). Aksayarak yürümek. Duraksamak. Köstek vurmak. Aksamak. Kösteklemek. Bukağı vurmak. Engellemek.

Hobblers : Topallayarak yürüyen. Topallayan. Topal.

Hobbism : Thomas hobbes tarafından yaratılmış olan yönetim teorisi. Hobbesçuluk.

İngilizce Hobby Türkçe anlamı, Hobby eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hobby ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A priori knowledge : Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. Önsel bilgi. A priyori bilgi.

Anxieties : Vesvese. Heves. Kaygılar. Evham. Can atma. Endişe. Sıkıntı. Kaygı. Bunaltı.

Pastimes : Hoşça vakit geçirmek için yapılan şey. Eğlence. Gönül eğlence. Uğraş. Meşgale. Oyun.

Rocking horse : Salıncaklı oyuncak at. Salıncaklı at. Atlıkaraca. Atlıkarınca.

By line : Gazetecinin imzası.

Common buzzard : Bayağı şahin.

Goshawk : Kuşlar (aves) sınıfının, kartallar (falconiformes) takımından, palearktik bölge ve kuzey amerika'da ova ve dağlardaki ormanlarda yaşayan, türkiye'nin doğu ve güneydoğu bölgesi hariç, akdeniz kıyılarında kışın, diğer bölgelerde her mevsim görülen, sırtı koyu kahve ya da kül rengi, karnı beyazımsı renkte olan, geceleri sürü halinde gezen ve uçan, bir tür. büyük atmaca. Atmaca. Çakırkuşu. Çakır kuşu. Çakır. Büyük atmaca. Doğan. Gök doğan.

 

Academic intelligence : Akademik zeka. Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

Pastime : Hoşça vakit geçirmek için yapılan şey. Uğraş. Gönül eğlence. Meşgale. Oyun. Eğlence.

Hobby synonyms : interest, buzzards, ability group, active school, accustoming, avocation, bugs, curiosities, achievement age, falcon, goshawks, toy, curiosity, rocker, hobbyhorse, sideline, avocations, espial, plaything, hawk, fad, hawked, anxiety, cult, hobbies, academy of economic and commercial sciences, buzzard, academic year, spelaeology, abulia, abstract reasoning, academic preparation, abstract intelligence.

Hobby ingilizce tanımı, definition of Hobby

Hobby kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small, strong-winged European falcon (Falco subbuteo), formerly trained for hawking. An ambling nag. A strong, active horse, of a middle size, said to have been originally from Ireland.