Pastimes türkçesi Pastimes nedir

  • Oyun.
  • Meşgale.
  • Gönül eğlence.
  • Hobi.
  • Eğlence.
  • Uğraş.
  • Hoşça vakit geçirmek için yapılan şey.

Pastimes ile ilgili cümleler

English: His favourite pastimes were hunting and golf.
Turkish: Onun sevdiği eğlenceler avcılık ve golf.

Pastimes ingilizcede ne demek, Pastimes nerede nasıl kullanılır?

Western pastimes : Takım olarak, değişik canlı hedeflere zarar vermeden kurşun ya da bıçakla siluetleri çıkarma gösterisi. Kovboy oyunu.

Pastime : Hobi. Uğraş. Hoşça vakit geçirmek için yapılan şey. Oyun. Meşgale. Gönül eğlence. Eğlence.

Pastiche : Bilerek başka bir sanatçının tarzında yaratımda bulunma. Pastiş. Birkaç bestecinin yapıtlarından oluşturulan beste. Öykünme. Benzek. Eski var olandan örnek alınarak yapılan (benzer).

Pastiches : Birkaç bestecinin yapıtlarından oluşturulan beste. Bilerek başka bir sanatçının tarzında yaratımda bulunma. Eski var olandan örnek alınarak yapılan (benzer). Öykünme. Pastiş. Benzek.

Pastier : Soluk. Macun gibi. Etli börek. Solgun. Macun kıvamında. Hamur gibi.

Pastis : Anasonlu bir fransız içkisi. Fransız rakısı.

Pasties : Hamur gibi. Macun kıvamında. Etli börek. Soluk. Mantı. Solgun. Macun gibi.

Pastiness : Hamur gibi olma. Soluk benizlilik. Macun gibi olma. Macunsuluk.

Pastils : Pastil.

 

Pasting : Yumruk atmak. Dayak. Yapıştırmak.

İngilizce Pastimes Türkçe anlamı, Pastimes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pastimes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Yesteryear : Kısa zaman önce. Uzun olmayan bir süre önce. Geçen yıl. Mazi. Önceki sene.

Cakes and ale : Hayatın materyalistik eğlence ve zevkleri. Toz pembe. Hayatın güzellikleri. Cümbüş.

Bash : Yumruk. Deneme. Geçirmek. Çarpmak. Sertçe vurmak. Sert vuruş. Kuvvetle vurmak. İndirmek. Şiddetle vurmak.

Binge : İçki alemi yapmak. İçki alemi. Alem. Cümbüş. Bir şeyin aşırı derecede yapıldığı süre. Çilingir sofrası. Aşırı veya çok yemek. Tıkınmak. Çok fazla içki içilen süre.

Acting : Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Oyunculuk. Oynanmak üzere yazılan bir yapıtın sahnede tiyatro sanatçıları tarafından oynanması. Vekil. Davranan. Yorumlu oyunculuk. Bir olayın kişilerini, çevresini ve havasını sahnede canlandırma sanatı. Yerine bakan. Aktörlük. Oynama.

Recreation : Yeniden ayağa kaldırma. Teneffüs. Ara. Dinlenme. Boş zaman etkinliği. Rekreasyon. Oyalanma. Boş zamanı değerlendirme. Başını dinlendirme.

Avocation : Meşguliyet. Birinin asıl işi dışında yaptığı bir iş. Merak. Meslek. İş.

Preoccupations : (zihni) ile meşgul olma. Kaygı. Taraflılık. Tasa. Avunma. Önceden yerleşme. Kafası meşgul olma. Meşguliyet. Zihin meşguliyeti.

Occupation : Meslek. Kullanan. Tasarruf. Uğraşı. Oturma. Zorla alma. İşgal. İş. Meşguliyet.

Flimflam : Zırva. Hile. Alavere dalavere. Dolandırmak. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Boş laf. Kandırmak. Dolap. Saçmalık.

 

Pastimes synonyms : auld langsyne, chouse, pursuit, yore, actings, engagement, dramas, blowout, bashes, avocations, yesterday, occupations, exertions, good old days, dance, diversion, convivial, interest, bashers, langsyne, water under the bridge, employments, pastime, hobby, exertion, past, bygone, canards, hobbies, profession, artifices, pursuits, basher.

Pastimes zıt anlamlı kelimeler, Pastimes kelime anlamı

Future : Vadeli. İleri. Ati. İlerki. Müstakbel. Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım… bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalı’ya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zaman’dır. bk. bildirme kipleri. Gelecekte olacak şey. Gelecek zaman kipi. Gelecek.