Hobbies türkçesi Hobbies nedir

Hobbies ile ilgili cümleler

English: One of her hobbies is collecting T-shirts.
Turkish: Onun hobilerinden biri tişört toplamaktır.

English: My hobbies are fishing and watching television.
Turkish: Hobilerim balık tutmak ve televizyon izlemektir.

English: One of my hobbies is classical music.
Turkish: Hobilerimden biri klasik müziktir.

English: I don't have any other hobbies besides football.
Turkish: Futbol dışında başka hiçbir hobim yoktur.

English: My hobbies are not only wide-ranging but also useful.
Turkish: Benim hobilerim sadece geniş kapsamlı değil fakat aynı zamanda faydalı da.

Hobbies ingilizcede ne demek, Hobbies nerede nasıl kullanılır?

Hobbism : Hobbesçuluk. Thomas hobbes tarafından yaratılmış olan yönetim teorisi.

Hobbit : Roman yazarı j.r.r. tolkien tarafından yaratılan cüce benzeri tüylü ayaklı hayali karakter. Tolkien'in insan benzeri ama daha küçük hayal kahramanları.

Hobbesian : Thomas hobbes felsefesi taraftarı. Hobbes destekçisi.

Hobble : Ayaklarını birbirine bağlamak (at). Topallamak. Bukağı vurmak. Köstek. Engellemek. Köstek vurmak. Duraksamak. Topallama. Topal etmek.

Hobble skirt : Altı dar etek. Dar etek. Alt tarafı dar eteklik.

Hobbled : Topallama. Köstek vurmak. Ayaklarını birbirine bağlamak (at). Aksamak. Engellemek. Bukağı vurmak. Topal etmek. Duraksamak. Topallamak. Kösteklemek.

 

Hobbledehoys : Gelişme çağındaki beceriksiz genç. Elini kolunu nereye koyacağını bilemeyen genç. Sarsak ve sakar genç.

Hobbler : Topal. Topallayan. Topallayarak yürüyen.

Hobbling : Aksayarak yürüme. Aksamak. Kösteklemek. Duraksamak. Topallamak. Topallama. Engellemek. Ayaklarını birbirine bağlamak (at).

Hobbyhorses : Atlıkarınca atı. Oyuncak at. Takıntı. Sabit fikir. Dönüp dolaşıp gelinen konu. At başlı değnek.

İngilizce Hobbies Türkçe anlamı, Hobbies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hobbies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bug : Delilik. Gizli mikrofon. Gizli mikrofon yerleştirmek. Gıcık etmek. Bir şeyin hastası. Kızdırmak. Uyuz etmek. Hata ya da güçlük. Dinleme cihazı yerleştirmek. Dinleme cihazı.

Anxiety : Kaygı. Kaygılılık. Tasa. Canlının içinde bulunduğu sıkıntılı duruma bağlı olarak gelişen psikonöretik bozukluk. Anksiyete. Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Vesvese. Sıkıntı. Şiddetli istek. Düşünce.

Avocations : Meslek. Birinin asıl işi dışında yaptığı bir iş. İş. Meşguliyet. Uğraş.

Bugs : Delilik. Böcek. Yarımkanatlılardan, genellikle pis kokulu ve kan emici böcekler topluluğu; değişikkanatlılar. a. bk. yatak tahtakuruları. Gizli mikrofon. Yarım kanatlılar. Tutkun. Tahtakuruları. Meraklı. Tutku. Programdaki hatalar.

Walk : Adımla ölçmek. Yürüyüşe çıkarmak. Gezdirmek. Dolaşmak. Adımlamak. Gezinti. Yürüterek yormak. Taşımak (iterek). Yürüyüş. Yürütmek.

 

Crotchet : Garip düşünce. Tuhaf düşünce. Delilik. Dörtlük. Tuhaf. Garip tutku. Saçma düşünce. Acayip. Garip. Çeyrek nota.

Curiosities : Tuhaf tip. İlginç şey. Antika. İlgi.

Curiosity : Nadir şey. İlginç şey. Bilseme. Olay dizisinin gelişimi ile seyircide uyandırılan soru duygusu; gerilim sağlayıcı öğe. Acibe. Antika. Tuhaf şey. Garabet. Tecessüs.

Disquietudes : Huzursuzluk. Endişe. Rahatsızlık. Kaygı.

Pastime : Hoşça vakit geçirmek için yapılan şey. Gönül eğlence. Meşgale. Eğlence. Oyun. Uğraş.

Hobbies synonyms : pastimes, hitch, hobby, disquietude, impede, espial, fad, anxieties, limp, crotchets, hinder, avocation, espials, cult, gimp.

Hobbies zıt anlamlı kelimeler, Hobbies kelime anlamı

Ride : Karara bağlanmamış olmak. Arabayla gezmek. Kafa bulmak. Kullanmak. Sataşmak. Kayar gibi görünmek (ay, bulut vb). Yüzmek. Taşımak (omuzunda vb). Binmek (at veya bisiklet). Gezinti.

Unstrap : Kayışını çıkarma. Kayışını çıkarmak. Askısını çıkarmak.