Hobble türkçesi Hobble nedir

  • Aksamak.
  • Köstek.
  • Atlarda hareketsizliği sağlamak amacıyla bukağılık bölgesine uygulanan halka biçimindeki aygıt.
  • Topal etmek.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Aksayarak yürümek.
  • Topallama.
  • Kösteklemek.
  • Topallamak.
  • Ayaklarını birbirine bağlamak (at).
  • Engellemek.
  • Bukağı vurmak.
  • Köstek vurmak.
  • Duraksamak.

Hobble ile ilgili cümleler

English: Moustapha took heart and, sure enough, on New Year's Eve he was able to hobble along to a party.
Turkish: Beklenildiği gibi, Yeni Yıl Arefesinde Mustafa cesaret buldu ve bir kişinin yanında topallayarak yürüyebildi.

Hobble ingilizcede ne demek, Hobble nerede nasıl kullanılır?

Hobble skirt : Alt tarafı dar eteklik. Altı dar etek. Dar etek.

Hobbled : Ayaklarını birbirine bağlamak (at). Topallamak. Topal etmek. Aksamak. Engellemek. Topallama. Kösteklemek. Köstek vurmak. Aksayarak yürümek. Bukağı vurmak.

Hobbledehoy : Elini kolunu nereye koyacağını bilemeyen genç. Gelişme çağındaki beceriksiz genç. Sarsak ve sakar genç.

Hobbledehoys : Sarsak ve sakar genç. Elini kolunu nereye koyacağını bilemeyen genç. Gelişme çağındaki beceriksiz genç.

Hobbler : Topallayan. Topal. Topallayarak yürüyen.

Hobbyhorse : At başlı değnek. Dönüp dolaşıp gelinen konu. Oyuncak at. Takıntı. Saplantı. At başlı sopa. Atlıkarınca atı. Sabit fikir.

 

Hobblers : Topallayan. Topal. Topallayarak yürüyen.

Hobbyhorses : Sabit fikir. Dönüp dolaşıp gelinen konu. At başlı değnek. Takıntı. Atlıkarınca atı. Oyuncak at.

Hobby : Merak. Zevkli uğraş. Delice doğan. Düşkü. Hobi. Boş zaman ilgisi. Şahin. Özel zevk. Okuma, pul biriktirme yüzme vb. gibi çalışma ve dinlenme dışında boş zamanların değerlendirilmesi amacıyla geliştirilen herhangi bir ilgi.

Hobbles : Topal etmek. Engellemek. Köstek vurmak. Topallama. Bukağı vurmak. Duraksamak. Ayaklarını birbirine bağlamak (at). Aksamak. Aksayarak yürümek. Kösteklemek.

İngilizce Hobble Türkçe anlamı, Hobble eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hobble ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Albert : Kansas eyaletinde şehir. Saat zinciri. Erkek ismi.

Balk : Sıkma. İnat etmek. Kütük. Önünü kesmek. Ayak diremek. Engel olmak. Bir engel karşısında duraklamak. İnatla yürümemek.

Frustrates : Önlemek. Engel olmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Set çekmek. Yıldırmak. Sinirlerini bozmak. Boşa çıkarmak. Ket vurmak.

Limped : Yumuşak. Aksatmak. Pörsük. Hamur gibi. Gevşek. Bükülgen. Esnek.

Hindering : Sonraya kalmak. Engelleyici. Engelleme. Aksatmak. Engel olmak. Alıkoymak.

Cripple : Kötürüm. Sakat etmek. Baltalamak. Sakat. Zayıflatmak. Topal. Kötürüm bırakmak. Kazaya uğratmak. İptal etmek. Bozmak.

Falter : Bocalamak. Sarsılmak. Kekelemek. Azalmak. Gücünü kaybetmek. Düşmek. Titrek bir sesle konuşmak. Hızını kaybetmek. Titremek (ses).

Clogging : Tıkama. Doldurmak. Tıkanmak. Pıhtılaşmak. Eski bir dans. Sıkıntı vermek. Engel olma. Dolmak.

 

Limps : Gevşek. Esnek. Yumuşak. Aksatmak. Pörsük. Hamur gibi. Bükülgen.

Halt : Durdurmak. Kesmek. Sendelemek. Duruş. Tereddüt etmek. Bocalamak.

Hobble synonyms : blow hot and cold, hobbles, lameds, trigging, dithers, baulks, hamstrung, avert, a c syndrom, lamed, bodycheck, hamper, a clay, avoid, baulked, lames, walking lame, be a hindrance, faltered, abdominal distention, dithered, limp, abamectin, go wrong, abdominal pain, fob chain, deadweight, frustrate, hitching, hocking, lamest, a crochordon, sprag.

Hobble zıt anlamlı kelimeler, Hobble kelime anlamı

Ride : Üst üste binmek. Binmek (at veya bisiklet). Süzülmek. Yüzmek. Kayar gibi görünmek (ay, bulut vb). Sürmek. Geçmek (yol). Arabaya binmek (sürmeden). Arabayla gezmek. Sataşmak.

Unstrap : Kayışını çıkarmak. Kayışını çıkarma. Askısını çıkarmak.

Hobble ingilizce tanımı, definition of Hobble

Hobble kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To walk with a hitch or hop, or with crutches. To fetter by tying the legs. To hopple. An unequal gait. To clog. A limp. A halt. To walk lame, bearing chiefly on one leg. As, he has a hobble in his gait.