Limps türkçesi Limps nedir

Limps ile ilgili cümleler

English: I caught a glimpse of him from the bus.
Turkish: Bir an için otobüsten onu görür gibi oldum.

English: Ali caught a glimpse of Mary.
Turkish: Ali bir anlık Mary'yi gördü.

English: Ali limps slightly.
Turkish: Ali hafifçe topallar.

English: As the train went by, Moustapha caught a glimpse of the driver.
Turkish: Tren geçerken, Mustafa sürücünün bir bakışını yakaladı.

English: I caught a glimpse of her face.
Turkish: Onun yüzünü bir an gördüm.

Limps ingilizcede ne demek, Limps nerede nasıl kullanılır?

Blimps : Aşırı şişko tip. Gözlem balonu. Keşif balonu. Zeplin. Sessizleme kutusu (fotoğrafçılık terim). Küçük balon. Koltuğa veya döşemeye düşen yanık tütün veya esrar parçası veya dişi.

Catch a glimpse : Çabucak bakmak. Hızlıca bakmakt. Bakış atmak. Görür gibi olmak. Bir an için görmek. Gözüne ilişmek.

Caught a glimpse : Hızlıca söyleme. Sadece bir an görünme.

First glimpse : İlk bakış. İlk görüş.

Get a glimpse of : Bir an için görmek.

Become limp : Yumuşaklaşmak.

Glimpse : Gözüne ilişme. Kısa görmek. Görünüp kaybolmak. Anlık bakış. Görür gibi olmak (birini). Bir anlık görme. Kısa bakış. Göz atmak. Görür gibi olmak. Bir an için görmek (bir şeyi).

 

Make limp : Aksatmak.

Palimpsests : Yeniden yazılmış parşömen.

Glimpsed : Kısa bakış. Göz atmak. Görünüp kaybolmak. Bir an için görmek. Görür gibi olmak. Kısa görmek. Gözüne ilişmek. Görür gibi olmak (birini). Bir an için görmek (bir şeyi). Anlık bakış.

İngilizce Limps Türkçe anlamı, Limps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Limps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Creamiest : Krem gibi. Kremalı. Kaymak kıvamında olan. Kremsi. Kaymaklı. Kaymak gibi. Kaygan.

Claudication : Topallık (tıbbi terim). Klodikasyon. Aksaklık.

Ductile : Dövülmeye gelir. Eğilebilir. Uysal. Dövülgen. Sünek. Düktil. Şekil verilebilir. Biçimlendirilebilir.

Crankier : Dengesi her an bozulabilir. Garip. Laçka. Ters. Aksi. Sinirli. Tuhaf. Huysuz. Asabi.

Mushiest : Peltemsi. Lapa gibi. Aşırı duygusal.

Cushiony : Yastık gibi. Pamukla doldurulmuş. Rahat. Yumuşacık.

Pliant : Uysal. Eğilip bükülebilir. Kolaylıkla bükülen. Katlanır. Yumuşak başlı. Bükülür.

Limber : Toparlak. Eğilir bükülür. Oynak. Top arabası ön parçası. Çevik. Kıvrak. Oynak (özellikle kol ve bacaklar). Eğilir.

Wizened : Kırışmış. Buruşuk. Kartlaşmış. Kurumuş. Kart. Kavruk. Buruşmuş. Pörsümüş.

Hinder : Köstek olmak. Engel olmak. Alıkoymak. Mani olmak. Sonraya kalmak. Engellemek. Set çekmek. Tebelleş olmak.

Limps synonyms : mushier, halts, limped, limp, baggiest, supplest, halted, pasty, limping, feather like, lame, disturbs, elastics, creamier, lithe, hindering, airier, shrivelled, disturb, hobbled, hamstringing, bland, lames, lameds, hampers, favonian, stale, hindered, flagging, lithest, halt, have a hitch, doughy.

 

Limps zıt anlamlı kelimeler, Limps kelime anlamı

Fresh : Dirilik. Canlı. Giyilmemiş. Yeni olmuş. Günlük. Taravet. Küstah. Körpelik. Arsız. Acemilik.

Ride : Kullanmak. Arabaya binmek (sürmeden). Yüzmek. Havada kalmak. Gırgıra almak. Kafa bulmak. Taşımak (omuzunda vb). Geçmek (yol). Sürmek. Üst üste binmek.