Blimps türkçesi Blimps nedir

  • Keşif balonu.
  • Gözlem balonu.
  • Aşırı şişko tip.
  • Zeplin.
  • Sessizleme kutusu (fotoğrafçılık terim).
  • Küçük balon.
  • Koltuğa veya döşemeye düşen yanık tütün veya esrar parçası veya dişi.

Blimps ingilizcede ne demek, Blimps nerede nasıl kullanılır?

Colonel blimp : Tutucu şişman adam.

Blimp : Zeplin. Küçük balon. Koltuğa veya döşemeye düşen yanık tütün veya esrar parçası veya dişi. Aşırı şişko tip. Keşif balonu. Sesli film çeviriminde, alıcının çalışırken çıkardığı sesin dışarıya çıkmasını önlemek üzere kullanılan, içine alıcının yerleştirildiği ses geçirmez kutu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gözlem balonu. Sessizleme kutusu. Sessizleme kutusu (fotoğrafçılık terim).

Blimped camera : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sessizlenmiş alıcı. Sesli film çeviriminde kullanılmak üzere, motor gürültüsünün dışarı sızması önlenmiş alıcı.

Blimpish : Kibirli bir edayla milliyetçi olan. Muhafazakar.

Self blimped camera : Sessizlenmiş alıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sesli film çeviriminde kullanılmak üzere, motor gürültüsünün dışarı sızması önlenmiş alıcı.

Blimey : Vay canına!. Vay canına.

Heat of sublimation : Süblimasyon ısısı. Ergimeden buharlaşan katı özdeğin, birim ağırlık başına aldığı ısı. Uçunum ısısı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Buharlaşma ısısı. Ağınma ısısı. Süblimleşme ısısı.

 

Gorblimy : (resmi olmayan ingiltere ingilizcesi) şaşkınlık haykırışı. Hadi ya. Şaşkınlık ifadesi. Vay canına (ayrıca gorblimey). Aaaa.

Sublimation : Süblimleşmek işi. Uçunlaşım. Katının ergimeden buhara dönüşmesi olayı. Donma ve buharlaşma gizli ısılarının toplamı olan ısı. Bilinçaltındaki güdüleri iyiye yönlendirme. Bir içtepiyi ilkel erek ya da amacından, üstün toplumsal değerler taşıyan erek ya da amaçlara yöneltme. ruhsal çözümlemede çocuksu cinsel amaçları toplumsal bakımdan benimsenen etkinliklere yöneltme çabası. Bir maddenin katı halden sıvı duruma geçmeksizin direkt olarak gaz haline geçmesi. Uçunma. Ulvileştirme. Eğitim, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Sublimates : Uçuntu. Arıtma. Yüceltme. Katı durumdan gaz durumuna geçirmek. Yüceltmek. Bilinçaltındaki güdüleri iyiye yönlendirmek. Süblimleştirmek. Yükseltme. Yüceltmek (isteği). Arıtmak.

İngilizce Blimps Türkçe anlamı, Blimps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blimps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Looking : Bakmak. Aranıyor. Bakma. Bakarak. Göstermek. Ümit etmek. Görünme. Görünmek. Bakış. Ummak.

Airships : Tayyare. Hava gemisi. Uçak. Havadan hafif uçak. Hava yolu taşıma aracı.

Airship : Havadan hafif uçak. Tayyare. Uçak. Hava gemisi. Hava yolu taşıma aracı. Motorlu balon.

Glance : Parıldamak. Göz. Bakış. Kısaca bakış. Kısa bakış. Bakıvermek. Bakmak. Göz atmak. Göz gezdirmek.

 

Dirigibles : Yönetilebilir. İdare edilebilir. İdare edilebilen. Hava gemisi. Güdümlü. İdare edilebilen balon. Yönlendirilebilen. İdare edilebilen torpil.

Dirigible : İdare edilebilen balon. Yönetilebilir. Yönlendirilebilen. Tenek gemisi. Güdümlü. Hava gemisi. İdare edilebilir. İdare edilebilen torpil. İdare edilebilen.

Look : Ümit etmek. Görünüş. Görünmek. Ummak. Görünmek (güzel veya hasta vb). Bakmak. Aramak. Bakış. İyileşmek. Görmek.

Blimp : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sesli film çeviriminde, alıcının çalışırken çıkardığı sesin dışarıya çıkmasını önlemek üzere kullanılan, içine alıcının yerleştirildiği ses geçirmez kutu. Sessizleme kutusu.

Side glance : Yan yan bakma. Yan bakış.

Aerostat : Havadan hafif hava vasıtaları. Balon. İple bağlı hava gemisi veya balon. Ayrostat. Havadan hafif uçak. Tenekten hafif uçak.

Blimps synonyms : looking at, eye beaming, side look, coup d'oeil, zeppelins, see, zeppelin.

Blimps zıt anlamlı kelimeler, Blimps kelime anlamı

Ride : Sürüklenmek. Geçmek (yol). Kullanmak. Arabaya binmek (sürmeden). Gırgıra almak. Gezinti. Sürmek. Bindirmek. Taşımak (omuzunda vb). Havada kalmak.

Fresh : Hayat dolu. Günlük. Küstah. Taze. Serinlik. Temiz. Yeni olmuş. Taravet. Zinde. Körpelik.