Anxieties türkçesi Anxieties nedir

Anxieties ingilizcede ne demek, Anxieties nerede nasıl kullanılır?

Anxiety : Tasa. Kaygı. Vesvese. Bireylerin, toplumsal kümelerin herhangi bir güçlü istek ya da güdülerinin gerçekleşememesi olasılığı karşısında duydukları tedirginlik. Heves. Endişe. Merak. Düşünce. Kaygılılık. Huzursuzluk.

Anxiety attack : Korku nöbeti. Endişe nöbeti. Dehşet nöbeti.

Anxiety equivalent : Kaygı eşdeğeri.

Anxiety hysteria : Kaygı histerisi. Endişe histerisi.

Anxiety neurosis : Endişe nevrozu. Kaygı nevrozu.

Causing anxiety : Huzursuzluğa öncülük etme. Dehşete sebep olma. Kaygı ile sonuçlanma.

Social anxiety : Toplumsal kaygı. Sosyal kaygı. Sosyal endişe. Aşırı uyarı, korku, etkilenme ve genel bir davranış dengesizliği (oynaklığı) gibi olaylar dolayısıyla bir toplum ya da toplumsal küme üyelerinde ortaya çıkan ruhsal gerilim durumu.

Cause anxiety : Kaygılandırmak. Kaygı uyandırmak. Sıkıntıya sokmak. Kaygı yaratmak.

Anxiety state : Endişe durumu. Kaygı durumu.

Castration anxiety : İğdiş kaygısı. Hadım edilme endişesi. Kastrasyon anksiyete. Erkekliğini kaybetmekle ilgili bir erkek tarafından duyulan endişe (sigmund freud tarafından geliştirilen psikoanalitiksel terim).

 

İngilizce Anxieties Türkçe anlamı, Anxieties eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anxieties ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Annoyances : Sıkıntı kaynağı. Baş ağrıtma. Kızgınlık. Üzüntü kaynağı. Rahatsızlık. Rahatsız etme. Kızdırma. Baş belası.

Doubts : Güvenmemek. Emin olmamak. Şüpheler. Kararsız olmak. Kuşkulanmak. Şüphesi olmak. Şübehat. Şüphe etmek.

Delusion : Düş. Delilik. Hayal. Oyun. Yanılgı. Kuruntu. Hulya. Aldanma. Hayali.

Ardors : Şevk. Ateşlilik. Heyecan. Hararet. Ateş. Gayret.

Fear of : -'ın korkusu. Saygıyla karışık korku. -'ın kaygısı. -'ın yüzünden korkma.

Bedevilment : Karmaşa. Karmaşa halinde olma durumu. Dert. Karıştırma. Tedirginlik. Karışık olma durumu. Zorlaştırma. Karışıklık. Tasa.

Angsts : Pişmanlık.

Care : Hoşlanmak. Özen. Önemsemek. Beğenmek. Özen göstermek. Önem vermek. İlgi duymak. İtina. Dikkat. İlgili olmak.

Alacrities : İsteklilik. Atiklik. Şevk. Canlılık. Çeviklik. İstek. Neşe ve çeviklik.

Espial : Görme. Tecessüs. Bir şeyin ihtimalini yakalama eylemi. Birşeyi keşfetme eylemi. Keşfetme. Keşif. Buluş. Casusluk faaliyeti.

Anxieties synonyms : crotchet, bugs, boredoms, affliction, ambition, alacrity, solicitude, brios, cult, balls ache, boredom, avocation, ardency, vision, longings, itches, curiosities, calling, eagerness, curiosity, adversities, bug, agita, discomposure, apprehensive, adversity, ambitiousness, agitation, ardor, suspicions, itch, aspirations, espials.