Fear of türkçesi Fear of nedir

  • -'ın yüzünden korkma.
  • Endişe.
  • -'ın korkusu.
  • Saygıyla karışık korku.
  • Kaygı.
  • -'ın kaygısı.

Fear of ile ilgili cümleler

English: He closed the window for fear of rain.
Turkish: O yağmur korkusuyla pencereyi kapattı.

English: I didn't call on you for fear of disturbing you.
Turkish: Rahatsız etme korkusuyla sizi aramadım.

English: For years, my mother has had a fear of flying.
Turkish: Yıllardır annemin uçma korkusu vardı.

English: I have a fear of clowns.
Turkish: Palyaçolardan korkuyorum.

English: For fear of an accident, my father doesn't drive.
Turkish: Kaza olur korkusuyla babam araba kullanmaz.

Fear of ingilizcede ne demek, Fear of nerede nasıl kullanılır?

Fear : Yılgınlık. Korkmak. Kuşkulanmak. Ürkmek. Korku. Çekinmek. Endişe etmek. Kuruntu etmek. Allah'tan korkmak. Dert.

Of : -nın. Yüzünden. Hakkında. İle ilgili. -in. In. -nin. Li. Den. -li.

Fear of death : Ölüm korkusu. Can korkusu.

Fear of dismissal : Bir kimsenin işinden atılabileceği endişesi. İşten atılma korkusu.

Fear of god : Allah korkusu. Sofuluk. Herşeye gücü yetene saygıyla karışık hissedilen korku. Dindarlık.

Fear of heights : Anormal şekilde yüksek yerlerde olma korkusu. Akrofobi. Yükseklik korkusu.

Fear of height : Anormal şekilde yüksek yerlerde olma korkusu. Yükseklik korkusu. Akrofobi.

 

İngilizce Fear of Türkçe anlamı, Fear of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fear of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apprehensiveness : Endişelililik. Kaygılı olma eğilimi. Hassasiyet. Anlayış. Vesvese. Endişelilik. Akıllılık. Sinirlilik.

Fears : Kuşku. Kuruntu. Şüphe.

Apprehension : Tutuklama. Zan. Anlayış. Düşünce. Kavrayış. Kavrama. Korku. Vehim.

Anxiety : Canlının içinde bulunduğu sıkıntılı duruma bağlı olarak gelişen psikonöretik bozukluk. Vesvese. Anksiyete. Gaile. Huzursuzluk. Merak. Tasa. Bunaltı. Bireylerin, toplumsal kümelerin herhangi bir güçlü istek ya da güdülerinin gerçekleşememesi olasılığı karşısında duydukları tedirginlik.

Awes : Ululuk. Korku. Haşmet. Korkuyla karışık saygı. Şaşkına uğratmak. -i dehşete düşürmek. Korkutmak. Korkuyla karışık şaşkınlık. Korku vermek. Dehşet.

Concernment : Anlam. Özel ilgi. Karışma. Önem.

Disquietudes : Rahatsızlık. Huzursuzluk. Merak.

Misgiving : Vehim. Kuşku. Şüphe. Korku. Vesvese. Kuruntu.

Agita : Hazımsızlık. (italyan-amerikan argosu) dispepsi. Ajitasyon. Mide ekşimesi. Mide fesadı.

Angsts : Sıkıntı. Pişmanlık.

Fear of synonyms : concern, aweing, bedevilment, disquietude, anxieties, care, inquietude, anxiousness, discomposure, apprehensions, agitations, disturbance, awe, angst, agitation.