Fears türkçesi Fears nedir
Fears ile ilgili cümleler
English: Any man wearing a toupee fears a windy day.
Turkish: Peruk takan herhangi biri rüzgarlı bir günde peruk takmaktan korkar.
English: A burnt child fears the fire.
Turkish: Yanmış bir çocuk ateşten anlar.
English: Man fears disasters such as floods and fires.
Turkish: İnsan su baskınları ve yangınlar gibi felaketlerden korkar.
English: Everybody fears time.
Turkish: Herkes zamandan korkar.
English: He fears his own shadow.
Turkish: O, kendi gölgesinden korkar.
Fears ingilizcede ne demek, Fears nerede nasıl kullanılır?
Fears that : -'ın hakkında endişe veya kuşkusu olan. -'den korkan.
Fearsome : Dehşetli. Korkunç. Korkulan. Müthiş. Korku duyulan. Korkak. Korkutucu.
Fearsomely : Korkunç bir şekilde. Korkakça. Tehditkar bir şekilde. Korkutucu bir şekilde. Gözünü korkutan bir şekilde.
Fearsomeness : Korkunçluk. Dehşetlilik. Korkutuculuk.
Fear death : Ölümden korkmak.
Fear monger : Korku tellalı. Korku salıp toplumu istediği yöne sürüklemeye uğraşan kimse.
Fear of : Saygıyla karışık korku. -'ın yüzünden korkma. Endişe. Kaygı. -'ın korkusu. -'ın kaygısı.
Fear of heights : Anormal şekilde yüksek yerlerde olma korkusu. Akrofobi. Yükseklik korkusu.
Fear of height : Anormal şekilde yüksek yerlerde olma korkusu. Yükseklik korkusu. Akrofobi.
Fear not : Cesaretli ol!. Korkma!.
İngilizce Fears Türkçe anlamı, Fears eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fears ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fearless : Gözü kara. Gözü pek. Yürekli. Gözüpek. Levent. Cesur. Bıçkın. Korkusuz. Pervasız. Yılmaz.
Fear of : Saygıyla karışık korku. -'ın yüzünden korkma. -'ın kaygısı. -'ın korkusu.
Fright : Korku. Kılıksız kimse. Gülünç görünüşlü kimse. Dehşet. Korkutmak. Ürkme. Korkunç tip. Haşyet.
Fantasies : Acayip fikir. İmgelem. Kurgu. Hayal. Düş. Vehim. Hayal gücü. Fantezi.
Consternation : Şok. Korku. Dehşet. Afallama. Hayret. Şaşkınlık. Donup kalma.
Inkling : Kestirme. Sezme. İpucu. İz. İma. Kuşkulanma. İşaret. Seziş.
Discredit : İtibarını sarsmak. İtibarsızlaştırmak. Yüz karası. Halkın gözünden düşürmek. Güvenini sarsmak. Kötülemek. Kuşkuyla bakmak. İtibarını zayıflatmak. Leke. Güvenmemek.
Disbeliefs : Güvensizlik. İnanmazlık. İnançsızlık. İnanmayış. İnanmama.
Disquietude : Huzursuzluk. Rahatsızlık. Merak.
Alarm : Air-launched anti-radiation missile (havada atılan antiradyasyon füzesi). Uyarı. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Kızıl ötesi bir vericiyle hedeflere yoğunlaşarak üzerlerine ısı yayan füze. Uyarı düzeni. Korkutmak. Korku. Uyarı aracı. Tehlike işareti. Yangın gibi tehlike anında tiyatro yapısı içinde bulunan kişileri uyaran araç.
Fears synonyms : apprehensiveness, hips, tingle, impeachment, distrustfulness, angst, timorousness, angsts, chimera, anxiety, discomposure, panic attack, hypochondria, afraid, cobweb, delusions, chimaera, agitation, timidness, frisson, inquietude, fud, hysteria, impeachments, care, disbelief, horror, concernment, chill, chimaeras, stage fright, shudder, concern.
Fears zıt anlamlı kelimeler, Fears kelime anlamı
Fearlessness : Pervasızlık. Cesaret. Korkusuzluk.
Unafraid : Korkusuz. Korkmayan.
Afraid : Korkmuş. Korkar.

Bu kısımda Fears kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fears ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fears anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fears ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.