Fright türkçesi Fright nedir
Fright ile ilgili cümleler
English: The horse took fright and bolted.
Turkish: At ürküp fırladı.
English: Burn not your house to fright the mouse away.
Turkish: Pire için yorgan yakma.
English: Ali didn't frighten me.
Turkish: Ali beni korkutmadı.
English: After being frightened for many hours, her mother finally saved her.
Turkish: Saatlerce dehşete düşürüldükten sonra,sonunda annesi onu kurtardı.
English: Ali and Mary were frightened.
Turkish: Ali ve Mary korkmuştu.
Fright ingilizcede ne demek, Fright nerede nasıl kullanılır?
Die of fright : Korkudan ölmek. Korkarak ölmek.
Get a fright : Ürkmek. Korkmak.
Get off with a fright : Dehşet içinde kaçıp kurtulmak.
Give someone a fright : Birini korkutmak.
Have a fright : Yüreği yarılmak. Ürkmek. Korkmak.
Frightened : Korkmuş. Ürkmüş.
Frightening : Korkunç. Korku duyulan. Ürkütücü. Korkulu. Korkulan. Dehşet verici. Korkutucu. Korkutma. Ürkünç. Muhatara.
Frighted : Korkunç tip. Ürkme. Dehşet. Haşyet. Kılıksız kimse. Korkutmak. Korku.
Stage fright : Sahne heyecanı. Sanatçıda sahneye çıkmadan hemen önce başlayan korku ve heyecan. Sahneye çıkma korkusu. Sahne korkusu.
Frighten away : Kaçırmak. Korkutup kaçırmak. Kışkırtmak.
İngilizce Fright Türkçe anlamı, Fright eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fright ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Scare : Ürkü. Ödünü koparmak. Panik. Ani korku. Ürkmek. Ürkütmek. Korkmak.
Hysteria : İsteri. Histeri. Sinir bozukluğu. Büyük heyecan. Aşırı coşku. Curcuna. Peri hastalığı.
Cold sweat : Bir kimsenin üşüdüğü zaman bile salgılanana ter. Soğuk ter.
Bluff : Kayalık. Kurusıkı. Kandırmaca. Blöf. Uçurum. Kandırmaca yapmak. Blöfle elde etmek. Blöf yapmak. Kurusıkı atmak.
Fearfulness : Ürkeklik. Korkunçluk. Berbatlık. Korkma durumu. Korkuyor olma durumu.
Emotion : His. Şiddetli duygu. Duygu. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Emosyon. Teessür. Heyecan. Coşku. Güçlü duygu. Duygulanma.
Terrorize : Terör saçmak. Tedhiş havası estirmek. Yıldırmak. Ortalığı kasıp kavurmak. Korku vermek. Terörleştirmek. Şiddet kullanarak yıldırmak. Dehşet vermek. Dehşete düşürmek.
Apprehensiveness : Endişe. Sinirlilik. Akıllılık. Kaygılı olma eğilimi. Vesvese. Endişelililik. Anlayış. Hassasiyet. Endişelilik.
Frighten : Ürkütmek. Dehşete düşürmek. Ödünü patlatmak.
Fright synonyms : frighted, horror, excite, cravenness, slobs, spook, wince, administer a shock, frights, frisson, intimidate, frightfulness, sloven, stir, recoils, chill, consternation, affright, awing, alarms, shudder, direful, tingle, shake, affrighted, shake up, slob, apprehension, timorousness, awe, timidness, intimidation, affear.
Fright zıt anlamlı kelimeler, Fright kelime anlamı
Fearlessness : Pervasızlık. Korkusuzluk. Cesaret.
Unafraid : Korkmayan. Korkusuz.
Afraid : Korkmuş. Korkar.
Fright ingilizce tanımı, definition of Fright
Fright kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Sudden and violent fear, usually of short duration. To terrify. A sudden alarm. To shock by causing sudden fear. To alarm suddenly. A state of terror excited by the sudden appearance of danger. To scare.

Bu kısımda Fright kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fright ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fright anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fright ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.