Singles sidelines türkçesi Singles sidelines nedir

  • Tekler yan çizgisi.
  • Tek oyunu alanının uzun kenar çizgilerinden her biri.
  • Tenis alanında kullanılır.

Singles sidelines ingilizcede ne demek, Singles sidelines nerede nasıl kullanılır?

Singles : Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Tekler. İki erkek ya da iki kadın oyuncu arasında yapılan karşılaşma. Tekler karşılaşması. Tarafların karşılıklı birer erkek ya da kadın oyuncudan kurulması.

Sidelines : (basketbol) oyun alanı boyunca uzanan iki kenar çizgisi. Sadece izleme. Bir varlığa karışmamayı adlandıran bir kuramsal görüş. Yan çizgiler.

Singlestep : Adımadım. Adım adım.

Singlestick : Eskrim değneği. Eskrim kılıcı. Kısa kalın sopa. Eskrimde kılıç yerine kullanılan çubuk. Tek yüzlü kılıç.

Was kept on the sidelines : Bekletildi. Kenarda tutuldu. Takımda oynamadı (spor). Tutuldu. Sonrası için saklandı. Yedek olarak tutuldu. Yedek kulübesinde bekletildi.

İngilizce Singles sidelines Türkçe anlamı, Singles sidelines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Singles sidelines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Double fault : Art arda yapılan ve puan kaybına neden olan iki servis hatası (tenis). Her iki başlama atışının da kural dışı olarak yapılması. Çift yanlış. Çift hata.

 

Deuce : Zarda dü. Aman. Berabere. Kör talih. Beraberlik (tenis). Aynı oyun içinde her iki oyuncunun da üç ya da daha çok eşit sayı kazanmış olmaları. Dü (zar). Dü zar. Düs.

Advantage to server : Sayılar berabere iken başlama atışı yapan oyuncunun ilk sayıyı kazanması durumu. Atan ilerde.

Lob volley : Karşı taraftan gelen top yere düşmeden yapılan aşırma vuruşu. Uçara aşırma.

Center serviceline : Başlama orta çizgisi. Başlama alanını iki eşit parçaya bölen ve yan çizgilere koşut olarak çekilen çizgi.

Dropshot : Karşı alanda ağın hemen dibine düşürülen kesik top. Kısa kesik top.

Advantage to receiver : Sayılar berabere iken atışı karşılayan oyuncunun ilk sayıyı kazanması durumu. Karşılayan ilerde.

Ball boy : Top toplayıcı. Top toplayıcı (tenis). Her başlama atışından önce alan içindeki topları toplayıp atışı yapacak oyuncuya veren kişi. Top toplayıcı çocuk (tenis). Ball boy çocuk. Top toplayıcı çocuk. Malzemeci.

Anticipate : Önceden görmek. Tahmin etmek. Söylenmeden yapmak. Karşı oyuncunun yapacağı vuruşu önceden kestirip ona göre durum almak. Görmek. Ummak. Önceden tahmin edip ona göre davranmak. Beklemek. Önceden yapmak.

Corridor : Artık alan. Koridor. Dar uzun geçit. Gezinti. Aralık. Bir yapıya girmeyi sağlayan veya odaları birleştiren genellikle dar geçit. İki ülke arasındaki dar arazi. Geçit. Çiftlerde oyun içi sayılan ve tekler alanının iki yanında, tek ve çift oyun alanlarının yan çizgileri arasında kalan 1,37 m. enindeki alan bölmeleri.

Singles sidelines synonyms : foot fault, high volley, game, back court play, drop volley, half volley.