Advantage to receiver türkçesi Advantage to receiver nedir

  • Sayılar berabere iken atışı karşılayan oyuncunun ilk sayıyı kazanması durumu.
  • Tenis alanında kullanılır.
  • Karşılayan ilerde.

Advantage to receiver ingilizcede ne demek, Advantage to receiver nerede nasıl kullanılır?

Advantage : Benzerlerine göre daha yüksek bir konumda olma. Üstünlük sağlayan şey. Avantaj. Menfaat. İstifade. Yarar. Getiri. Üstünlük. İyilik. İntifa.

To : Kadar. Karşı. -mek -mak (mastar). İle. E. Ye. Arasında. Kala. Göre. E doğru.

Receiver : Ahize (telefon). (radyo vb) alıcı. Paraları alan, alıcısı adına borçlusundan toplayan kişi. Kabul eden kimse. Ahize. Başlama vuruşunu karşılayan oyuncu. Toplama kabı (distilasyon). Alıcı. Para toplayıcı. Telefon ahizesi.

Advantage to server : Sayılar berabere iken başlama atışı yapan oyuncunun ilk sayıyı kazanması durumu. Atan ilerde.

İngilizce Advantage to receiver Türkçe anlamı, Advantage to receiver eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Advantage to receiver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Game : Hevesli. Yiğit. Av eti. Kumar oynamak. Hazır. Eğlenme. Maç. Dolap. Sakat. Şikar.

Deuce : Beraberlik (tenis). Dü (zar). Kör talih. Şeytan. Düs. Aynı oyun içinde her iki oyuncunun da üç ya da daha çok eşit sayı kazanmış olmaları. İkili (zar). Tenis düs. Berabere. Dü zar.

 

Drop volley : Kısa uçara. Karşıdan gelen topu, atanın yetişip karşılayamayacağı biçimde geri çevirmek ve ağın dibine düşürmek için yapılan yumuşak vuruş.

Advantage to server : Sayılar berabere iken başlama atışı yapan oyuncunun ilk sayıyı kazanması durumu. Atan ilerde.

Anticipate : Görmek. Önceden tahmin edip ona göre davranmak. -den önce davranmak. Önce davranmak. Karşı oyuncunun yapacağı vuruşu önceden kestirip ona göre durum almak. Önceden yapmak. Beklenti içinde olmak. Beklenti sahibi olmak. Sezmek.

Back court play : Geri oyunu. Vuruşların çoğunlukla arka çizgi yakınından yapıldığı oyun biçimi.

High volley : Tenis ve voleybolda smaç. Yüksek uçara. Top ağın üst sınırından yüksekte iken yapılan uçara vuruşu.

Double fault : Art arda yapılan ve puan kaybına neden olan iki servis hatası (tenis). Çift hata. Çift yanlış. Her iki başlama atışının da kural dışı olarak yapılması.

Foot fault : Ayak hatası. Ayak yanlışı. Oyunda hata (tenis). Başlama atışı yapan oyuncunun atış sırasında arka çizgiye basması ya da alanın içine girmesi.

Ball boy : Ball boy çocuk. Top toplayıcı çocuk (tenis). Top toplayıcı. Malzemeci. Top toplayıcı çocuk. Top toplayıcı (tenis). Her başlama atışından önce alan içindeki topları toplayıp atışı yapacak oyuncuya veren kişi.

Advantage to receiver synonyms : center serviceline, lob volley, half volley, dropshot, corridor.