High volley türkçesi High volley nedir
- Yüksek uçara.
- Tenis ve voleybolda smaç.
- Top ağın üst sınırından yüksekte iken yapılan uçara vuruşu.
- Tenis alanında kullanılır.
High volley ingilizcede ne demek, High volley nerede nasıl kullanılır?
High : Kabarmak. Yüksek yer. Yüksek basınçlı bölge. Rekor. Pikap. Zirve. Direnmek. Uçma. Necip.
Volley : Yağdırmak. Havada aktarma. Topa yere değmeden vurma. Yaylım ateşe tutmak. Top havadayken yapılan vuruş. Topa yere değmeden yapılan vuruş. Tenis. Tenis, futbol alanlarında kullanılır. Kriket vole. Vole vurmak.
High alloy steel : Yüksek alaşım çeliği.
High altitude : Yüksek rakım. Yüksek irtifa. 10 bin metrenin üzeri.
High altitude airplane : Yüksek irtifa uçağı.
High altitude disease : Yüksek irtifa hastalığı. Yüksek rakım hastalığı.
İngilizce High volley Türkçe anlamı, High volley eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak High volley ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lob volley : Uçara aşırma. Karşı taraftan gelen top yere düşmeden yapılan aşırma vuruşu.
Back court play : Geri oyunu. Vuruşların çoğunlukla arka çizgi yakınından yapıldığı oyun biçimi.
Corridor : İki ülke arasındaki dar arazi. Geçit. Bir yapıya girmeyi sağlayan veya odaları birleştiren genellikle dar geçit. Dar uzun geçit. Gezinti. Artık alan. Dehliz. Geçmeye yarayan dar ve uzun aralık. Çiftlerde oyun içi sayılan ve tekler alanının iki yanında, tek ve çift oyun alanlarının yan çizgileri arasında kalan 1,37 m. enindeki alan bölmeleri.
Foot fault : Oyunda hata (tenis). Ayak yanlışı. Ayak hatası. Başlama atışı yapan oyuncunun atış sırasında arka çizgiye basması ya da alanın içine girmesi.
Advantage to server : Atan ilerde. Sayılar berabere iken başlama atışı yapan oyuncunun ilk sayıyı kazanması durumu.
Anticipate : Sezmek. Ummak. Görmek. Önceden yapmak. Söylenmeden yapmak. -den önce davranmak. Karşı oyuncunun yapacağı vuruşu önceden kestirip ona göre durum almak. Beklenti içinde olmak. Beklenti sahibi olmak.
Center serviceline : Başlama orta çizgisi. Başlama alanını iki eşit parçaya bölen ve yan çizgilere koşut olarak çekilen çizgi.
Ball boy : Top toplayıcı çocuk. Malzemeci. Top toplayıcı. Her başlama atışından önce alan içindeki topları toplayıp atışı yapacak oyuncuya veren kişi. Top toplayıcı (tenis). Ball boy çocuk. Top toplayıcı çocuk (tenis).
Drop volley : Kısa uçara. Karşıdan gelen topu, atanın yetişip karşılayamayacağı biçimde geri çevirmek ve ağın dibine düşürmek için yapılan yumuşak vuruş.
Dropshot : Kısa kesik top. Karşı alanda ağın hemen dibine düşürülen kesik top.
High volley synonyms : game, double fault, half volley, advantage to receiver, deuce.

Bu kısımda High volley kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede High volley ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce High volley anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz High volley ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.