Back court play türkçesi Back court play nedir

  • Vuruşların çoğunlukla arka çizgi yakınından yapıldığı oyun biçimi.
  • Geri oyunu.
  • Tenis alanında kullanılır.

Back court play ingilizcede ne demek, Back court play nerede nasıl kullanılır?

Back : Arka. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Arkaya. Arkalık. Arka çıkmak. Geçmişte. Ciro etmek. Savunucu. Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Önce.

Court : Fayda sağlamak. İstemek. Saray. Saray halkı. Tenis, hukuk alanlarında kullanılır. Mahkeme üyeleri. Dalkavukluk etmek. Gözüne girmeye çalışmak. Kort. Atılmak.

Play : Oynatmak. Çalmak. Oynama üzere yazılmış tiyatro yapıtı. Numarası yapmak. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Oyuncunun gerekli ses uygulayımı ve gövde hareketleri ile bir oyun kişisini canlandırması ya da göstermesi. Bir tiyatro sanatçısının sahnedeki oyunu. oynanmak üzere yazılmış tiyatro yapıtı. Kımıldamak. Sahne yapıtı. Hareket etmek.

Back court : Savunma bölgesi. Savunma alanı. Bir takımın savunma yaptığı yarı saha. Bir takımın akın bölgesi dışında kalan alanı.

 

İngilizce Back court play Türkçe anlamı, Back court play eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Back court play ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ball boy : Her başlama atışından önce alan içindeki topları toplayıp atışı yapacak oyuncuya veren kişi. Ball boy çocuk. Top toplayıcı çocuk. Top toplayıcı çocuk (tenis). Top toplayıcı (tenis). Top toplayıcı. Malzemeci.

Anticipate : Karşı oyuncunun yapacağı vuruşu önceden kestirip ona göre durum almak. -den önce davranmak. Beklenti sahibi olmak. Sezmek. Görmek. Beklemek. Önceden yapmak. Söylenmeden yapmak. Önce davranmak.

Deuce : Tenis düs. Aman. İkili. İkili (zar). Kör talih. Berabere. Aynı oyun içinde her iki oyuncunun da üç ya da daha çok eşit sayı kazanmış olmaları. Dü (zar). Zarda dü.

Foot fault : Oyunda hata (tenis). Ayak yanlışı. Başlama atışı yapan oyuncunun atış sırasında arka çizgiye basması ya da alanın içine girmesi. Ayak hatası.

Advantage to server : Atan ilerde. Sayılar berabere iken başlama atışı yapan oyuncunun ilk sayıyı kazanması durumu.

Advantage to receiver : Sayılar berabere iken atışı karşılayan oyuncunun ilk sayıyı kazanması durumu. Karşılayan ilerde.

Center serviceline : Başlama alanını iki eşit parçaya bölen ve yan çizgilere koşut olarak çekilen çizgi. Başlama orta çizgisi.

Dropshot : Karşı alanda ağın hemen dibine düşürülen kesik top. Kısa kesik top.

Drop volley : Kısa uçara. Karşıdan gelen topu, atanın yetişip karşılayamayacağı biçimde geri çevirmek ve ağın dibine düşürmek için yapılan yumuşak vuruş.

Game : Aksak. Karşılaşma. Oyun. Maç. Sakat. Dolap. Topal. Kumar oynamak. Av eti. Hevesli.

Back court play synonyms : lob volley, double fault, corridor, high volley, half volley.