Drop volley türkçesi Drop volley nedir

  • Kısa uçara.
  • Tenis alanında kullanılır.
  • Karşıdan gelen topu, atanın yetişip karşılayamayacağı biçimde geri çevirmek ve ağın dibine düşürmek için yapılan yumuşak vuruş.

Drop volley ingilizcede ne demek, Drop volley nerede nasıl kullanılır?

Drop : Çıkarmak. Kesilmek. Tutulmak. Kesmek. Çıkagelmek. Bitmek. Dalmak. Damla. Damlamak. Atmak.

Volley : Yağmur. Vole. Topa yere değmeden vurma. Tenis, futbol alanlarında kullanılır. Yaylım ateşe tutmak. Yağdırma. Yağdırmak. Top yere düşmeden yapılan vuruş. Topa yere değmeden yapılan vuruş. Tenis.

Drop a bomb : Bombayı patlatmak.

Drop a bombshell : Bombalamak. Bir şeyin üzerine bomba bırakmak. Bombayı patlatmak. Bomba düşürmek. Büyük rahatsızlık vermek.

Drop a brick : Çam devirmek. Pot kırmak. Bombayı patlatmak. Baltayı taşa vurmak. Gaf yapmak. Pot kurmak.

Drop a clanger : Çam devirmek. Pot kırmak. Gaf yapmak.

İngilizce Drop volley Türkçe anlamı, Drop volley eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drop volley ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lob volley : Uçara aşırma. Karşı taraftan gelen top yere düşmeden yapılan aşırma vuruşu.

Center serviceline : Başlama orta çizgisi. Başlama alanını iki eşit parçaya bölen ve yan çizgilere koşut olarak çekilen çizgi.

 

Ball boy : Malzemeci. Top toplayıcı çocuk. Her başlama atışından önce alan içindeki topları toplayıp atışı yapacak oyuncuya veren kişi. Top toplayıcı (tenis). Top toplayıcı. Ball boy çocuk. Top toplayıcı çocuk (tenis).

Game : Kumar oynamak. Sakat (kol veya bacak). Cesur. Topal. Dolap. Sakat. Eğlenme. Hevesli. Karşılaşma. Maç.

Deuce : Düs. Berabere. İkili. Tenis düs. Aman. Dü (zar). Aynı oyun içinde her iki oyuncunun da üç ya da daha çok eşit sayı kazanmış olmaları. Şeytan. Dü zar.

Foot fault : Oyunda hata (tenis). Ayak yanlışı. Ayak hatası. Başlama atışı yapan oyuncunun atış sırasında arka çizgiye basması ya da alanın içine girmesi.

Double fault : Art arda yapılan ve puan kaybına neden olan iki servis hatası (tenis). Çift yanlış. Çift hata. Her iki başlama atışının da kural dışı olarak yapılması.

Half volley : Yarım vole. Top yerden pek az yükselmişken yapılan vuruş. Yarım uçara.

Corridor : Artık alan. Bir yapıya girmeyi sağlayan veya odaları birleştiren genellikle dar geçit. Aralık. Geçmeye yarayan dar ve uzun aralık. Çiftlerde oyun içi sayılan ve tekler alanının iki yanında, tek ve çift oyun alanlarının yan çizgileri arasında kalan 1,37 m. enindeki alan bölmeleri. Geçenek. Dar uzun geçit. Dehliz. Koridor.

Anticipate : Önceden tahmin edip ona göre davranmak. Önceden yapmak. Sezmek. Beklenti içinde olmak. Önce davranmak. Karşı oyuncunun yapacağı vuruşu önceden kestirip ona göre durum almak. Ummak. -den önce davranmak. Beklenti sahibi olmak. Beklemek.

Drop volley synonyms : back court play, advantage to receiver, dropshot, high volley, advantage to server.