Foot fault türkçesi Foot fault nedir
- Ayak hatası.
- Oyunda hata (tenis).
- Başlama atışı yapan oyuncunun atış sırasında arka çizgiye basması ya da alanın içine girmesi.
- Tenis alanında kullanılır.
- Ayak yanlışı.
Foot fault ingilizcede ne demek, Foot fault nerede nasıl kullanılır?
Foot : Ödemek. Fut. Gitmek. Bacakların, bilekten sonraki bölümü. Oynamak. Hesaplamak. Ayak. Dip. Ayak kısmını örmek. Yer değiştirmeyi sağlayan ve çeşitli hayvanlarda çok değişik şekiller gösteren yapılar.
Fault : Suçu olmak. Tenis, bilgisayar, hukuk, coğrafya, madencilik, ekonomi, voleybol, jeoloji alanlarında kullanılır. Fay. Yanlış. Daha önce sıkışık, sertleşmiş katmanların dikey doğrultuda yer değiştirmeleri sonunda yer yer kırılmaları ve bir kırılma düzlemi boyunca kayıp çökmeleriyle oluşan yer biçimi. Kabahat. Suç. Hatası olmak. Kusur bulmak. Hata bulmak.
Foot and mouth disease : Şap hastalığı. El ayak hastalığı. Picornaviridae ailesinde, aftovirüs cinsinde yer alan virüsün çift tırnaklı hayvanlarda neden olduğu, süt veriminde aşırı azalma ve büyümenin durması nedeniyle önemli ekonomik kayıplara yol açan hastalık, hlk. dabak, tabak, salya. Dabak hastalığı.
Foot bath : Ayak banyosu.
Foot blister : Yiyecek kabarıklığı. Kurdeşen.
Foot brake : Ayak freni. Ayak eğleci.
İngilizce Foot fault Türkçe anlamı, Foot fault eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Foot fault ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Corridor : İki ülke arasındaki dar arazi. Aralık. Çiftlerde oyun içi sayılan ve tekler alanının iki yanında, tek ve çift oyun alanlarının yan çizgileri arasında kalan 1,37 m. enindeki alan bölmeleri. Gezinti. Geçenek. Artık alan. Bir yapıya girmeyi sağlayan veya odaları birleştiren genellikle dar geçit. Geçmeye yarayan dar ve uzun aralık. Koridor.
Ball boy : Top toplayıcı çocuk (tenis). Ball boy çocuk. Top toplayıcı çocuk. Her başlama atışından önce alan içindeki topları toplayıp atışı yapacak oyuncuya veren kişi. Top toplayıcı (tenis). Top toplayıcı. Malzemeci.
Advantage to server : Sayılar berabere iken başlama atışı yapan oyuncunun ilk sayıyı kazanması durumu. Atan ilerde.
Dropshot : Karşı alanda ağın hemen dibine düşürülen kesik top. Kısa kesik top.
High volley : Tenis ve voleybolda smaç. Top ağın üst sınırından yüksekte iken yapılan uçara vuruşu. Yüksek uçara.
Lob volley : Uçara aşırma. Karşı taraftan gelen top yere düşmeden yapılan aşırma vuruşu.
Anticipate : Önceden görmek. Önce davranmak. Tahmin etmek. Görmek. Beklenti sahibi olmak. Karşı oyuncunun yapacağı vuruşu önceden kestirip ona göre durum almak. Beklenti içinde olmak. Sezmek. -den önce davranmak.
Game : Oyun. Şikar. Karşılaşma. Hazır. Yiğit. Topal. Eğlenme. Kumar oynamak. Taraflardan birinin dört sayı kazanmasıyle elde edilen sonuç; şöyle ki, kazanan yan öbüründen en az iki sayı artık olsun. yoksa oyun bu durum sağlanıncaya dek sürer. Maç.
Center serviceline : Başlama alanını iki eşit parçaya bölen ve yan çizgilere koşut olarak çekilen çizgi. Başlama orta çizgisi.
Advantage to receiver : Sayılar berabere iken atışı karşılayan oyuncunun ilk sayıyı kazanması durumu. Karşılayan ilerde.
Foot fault synonyms : drop volley, back court play, double fault, half volley, deuce.

Bu kısımda Foot fault kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Foot fault ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Foot fault anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Foot fault ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.