Sindi nedir, Sindi ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Makas.

Şimdi (bk. şimdi).

Sindi ile ilgili Cümleler

  • İyi sindirim sağlık için gereklidir.
  • Ali okulda sindirilmişti.
  • Besinin kolay sindirebilmesi için iyi çiğnenmesi gerekir.
  • Korkuyla sindim.
  • Hoşlanmadan yediğiniz yiyecekler iyi sindirilmeyecektir.
  • Bunu sindiremiyorum.
  • Sindirilmiş değilim.
  • Şarap sindirime yardımcı olur.
  • Ali korkudan sindi.
  • İnsanın sindirim sisteminde milyonlarca yararlı organizma yaşamaktadır.
  • Doğal bir diyet, insan sindirimi için uygundur.

Sindi anlamı, tanımı

Basit sindirim bozukluğu : Basit ön mide işlev bozukluğu

Brüt enerji sindirim katsayısı : Bomba kalorimetresinde yanma yoluyla açığa çıkan enerjiden yararlanılarak hesaplanılan yemlerin sindirim ölçüsü.

Buzağıların sindirim bozukluğu : Daha çok 1-1.5 aylık buzağılarda, genellikle gıdaya bağlı, ön midelerde genişleme ve/veya abomazitis, nüksedici timpani, gelişme geriliği, iştahsızlık ve ishalle seyreden bir sendrom, buzağıların inappetenzi, buzağıların indigesyonu, buzağıların süt indigesyonu, anoreksiya vitulorum, indigesyones vitulorum.

Ekstrasellüler sindirim : [Bakınız: hücre dışı sindirim]. Hücre dışı sindirim.

Göze dışı sindirim : Süngerler dışta kalmak üzere, bütün çokgözeli hayvanlarda olduğu gibi, sindirim olayının göze dışında, mide ya da sindirim kanallarında meydana gelmesi.

 

Göze içi sindirim : Süngerlerde olduğu gibi sindirim olayının gözeler içinde meydana gelmesi.

Hücre dışı sindirim : Süngerler dışta kalmak üzere bütün çok hücreli hayvanlarda olduğu gibi sindirim olayının hücre dışında, mide ya da sindirim kanallarında yapılması. Ekstrasellüler sindirim. Büyük moleküllü besinlerin, hücrelerin dışarıya verdikleri salgılarla hücre içine alınmadan daha küçük yapı taşlarına ayrılması.

Hücre içi sindirim : Süngerlerde olduğu gibi sindirim olayının hücreler içinde meydana gelmesi. İntrasellüler sindirim. Büyük moleküllü besinlerin, hücre içerisine alınarak daha küçük yapı taşlarına ayrılması, intrasellüler sindirim.

İntrasellüler sindirim : Hücre içi sindirim.

Ketozisin sindirim formu : Ketozis hastalığının sindirim sistemi semptomlarıyla ayırt edilen formu.

Klasik sindirim denemesi : Yemlerin sindirilme derecesini belirlemede kullanılan yöntem. Sindirilme derecesi belirlenecek yemlerin tüm besin madde analizleri yapılır, hayvana belirli bir miktar yem tartılarak yedirilir ve dışkıları tartılarak toplanır, yemlerde yapılan analizlerin tümü dışkıda yapılır ve yemde bulunan besin madde miktarından dışkıdaki miktarı çıkarılarak sindirilme derecesi hesaplanır.

Mikrobiyal sindirim : Bir maddenin mikroorganizmalar tarafından parçalanması.

Selüloz sindirim deneyi : Ön mide mikroflorasının sellulotik etkinliğini araştırmak için yapılan deney.

Sindik : Cıva. Tandırın hava deliği. Pisboğaz, obur.

Sindin : Yaşınız: Sindin ne di?.

Sindirebilme : Sindirebilmek işi.

Sindirebilmek : Sindirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

 

Sindirici ilaç : Mide mukozasındaki bezler tarafından salgılanan hidroklorik asit ve pepsin ayrıca amilaz, lipaz ve tripsinle karaciğer tarafından safra içinde salgılanan safra asitlerinin dışarıdan verilen ilaç biçimi, dijestan.

Sindirilebilir besin maddeleri : Yemle alınan besin maddeleriyle, dışkı ve idrarla dışarı atılan (kullanılan hayvan tavuk olduğu takdirde gübreyle birlikte çıkarılan idrardaki sindirilmemiş besin maddeleri, var olan ürik asit miktarına göre düzeltmesi yapılmış olan) besin maddeleri arasındaki fark. Her yem besin maddesinin hayvan tarafından sindirilen veya emilen kısmı, hazmolabilir besin maddeleri.

Sindirilebilir enerji : Yemle alınan besin maddelerinin sindirilen kısımlarından elde edilen enerji. Genellikle geviş getiren hayvanlarda kullanılan, yemin ham enerjisinden dışkı enerjisinin çıkarılmasıyla elde edilen enerji birimi, hazmolabilir enerji, SE.

Sindirilebilir ham protein : Tüketilen yemdeki ham protein miktarından gübredeki ham protein miktarı çıkarılarak hesaplanan, yemlerdeki ham proteinin zahiri sindirilen kısmı, hazmolabilir protein, SHP.

Sindirilebilir kuru madde : Hayvanlarla yemleme denemesi yoluyla ölçülen, kuru maddenin sindirilebilen ve emilen kısmı.

Sindirilebilir kuru madde tüketimi : Bir hayvanın tüketebildiği sindirilebilir kuru madde miktarı.

Sindirilebilir protein : Ham proteinin hayvan tarafından sindirilen kısmı. Tüketilen yem proteininin absorbe edilen kısmı.

Sindirilebilirlik : Gübre miktarının tüketilen yem miktarına bölünmesiyle bulunan, bir yemin veya besin maddesinin tüketildikten sonra vücutta tutulan kısmı, hazmolabilirlik, hazmolma oranı, sindirim derecesi.

Sindirilebilme : Sindirilebilmek işi.

Sindirilebilme katsayısı : Tüketilen besin maddeleri ve gübreyle dışarıya atılan besin maddeleri arasındaki farkın yüzde olarak ifadesi, hazmolma katsayısı, sindirim katsayısı, sindirim derecesi.

Sindirilebilmek : Sindirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Sindirilmiş kanlı dışkı : Mide ve ince bağırsaklarda oluşan kanamalar sonucu kahve telvesi renginde veya siyah renkte dışkı çıkarma, melena.

Sindirim bezi : Canlılarda besinlerin sindirilmesini sağlayan enzimler salgılayan, bağırsağa bağlı kese şeklindeki bez. Canlılarda besinlerin sindirilmesini sağlayan enzimler salgılayan, bağırsağa bağlı kese biçimindeki bez.

Sindirim borusu : [Bakınız: sindirim kanalı]. Sindirim kanalı.

Sindirim bozukluğu : Besinlerin emilecek kimyasal yapılar durumuna gelene kadar olan süreçteki herhangi bir bozukluğu sonucu sindirimin tam olmaması, maldigesyon.

Sindirim bozukluğu sendromu : Safra asitleri eksikliğinde veya ince bağırsak mukozasının sindirim enzimlerinin, pankreas fermentlerinin etkinliklerinin veya üretimlerinin azalması nedeniyle oluşan sindirim bozukluğu, maldigesyon sendromu.

Sindirim denemesi : Yemle alınan besin maddelerinin ne kadarının sindirilerek emildiğini tespit etmek amacıyla en az iki hayvanla yapılan, yedirilen; idrar ve gübreyle hayvan tarafından çıkarılan maddeler ölçülerek yemlerin sindirilebilir besin maddeleriyle yem değerini belirlemek amacıyla yapılan bir deneme, hazım denemesi.

Sindirim derecesi : Sindirilebilme katsayısı.

Sindirim kanalı : Sindirim ile görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp şeklindeki yapı. Sindirim borusu. Sindirimle görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp biçimindeki yapı, sindirim borusu. Sindirim işlevinin gerçekleştiği ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklar ve anüsle sonlanan yapı, kanalis alimentaryus. Sindirim ve beslenme görevi ile ilgili olan ve ağzından anüse kadar devam eden kanal.

Sindirim katsayısı : Sindirilebilme katsayısı.

Sindirim oranı : Besin maddelerinin sindirilen miktarlarının yüzde olarak gösterilmesi.

Sindirim organı : Sindirim sistemini oluşturan yemek borusu, mide, bağırsaklar ve sindirim sıvıları salgılayan organların her biri. Sindirim sistemini oluşturan yemek borusu, mide, bağırsaklar ve sindirim sıvıları salgılayan organlardan her biri. [Bakınız: sindirim sistemi].

Sindirim sıvısı : Tükrük, mide, pankreas ve bağırsaktan salgılanan ve içinde sindirim enzimleri bulunan sıvı.

Sindirim vakuolü : Hayvan hücrelerinde fagositozla alman büyük parçacıkların birincil lizozomlarla birleşmesiyle oluşan ikincil lizozom.

Sindirim ve emilim bozukuğu sendromu : İnce bağırsaklardaki sindirim ve emilim işlevlerindeki bozukluklar, malasimilasyon sendromu.

Sindirimcil tip : (Sheldon) Küt beden yapısı ile birlikte gittiği ileri sürülen, rahatını seven, insancıl, canlı ve yemeğe düşkün kişilik tipi.

Sindirmeyh : Sindirmek.

Sindiyotaktik polimer : Bir polimerde esas zincir üzerinde bir plânın her iki tarafındaki monomerlerinin R gruplarının düzgün şekilde değişmesi.

Toplam sindirilebilir besin maddeleri : Yemdeki sindirilebilir ham protein, ham selüloz ve azotsuz öz madde miktarlarıyla sindirilebilir yağ miktarının. 25 katının toplamını ifade eden, organik maddelerin sindirilebilirliğini bildiren bir yem ölçü birimi, toplam hazmolabilir besin maddeleri, TSBM, TDN.

Sindirilme : Sindirilmek işi.

Sindirilmek : Sindirme işine konu olmak.

Sindirim : Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma gelmesi için uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişikliklerin bütünü, hazım.

Sindirim aygıtı : Sindirim sistemi.

Sindirim bilimci : Sindirim sistemi hastalıkları hekimi, gastroenterolog.

Sindirim bilimi : Tıbbın sindirim organları hastalıklarını inceleyen dalı, gastroenteroloji.

Sindirim organları : Sindirim aygıtı içinde yer alan organların bütünü.

Sindirim sistemi : Organizmada besin maddelerinin sindirilip emilmelerini ve geri kalan atıkların dışarı atılmalarını sağlayan organların bütünü, sindirim aygıtı.

Sindiriş : Sindirme işi.

Sindirme : Sindirmek işi.

Sindirmek : Sinmesini sağlamak veya sinmesine sebep olmak. Kendine mal etmek, anlayışla karşılayıp benimsemek. Yenilen besin maddesini sindirim sisteminde gereken değişikliklere uğratarak kana karışabilir bir duruma getirmek, hazmetmek.

Diğer dillerde Sindesmoloji anlamı nedir?

İngilizce'de Sindesmoloji ne demek ? : syndesmologia