Siskin türkçesi Siskin nedir
- Kara başlı iskete.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Karabaşlı iskete.
- Karabaş iskete.
- Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının ispinozgiller (fringillidae) familyasından, 12 cm kadar uzunlukta, sırtı koyu sarı yeşil, karnı kül rengi ak, erkeğinin tepesi kara olan, avrupa, kuzeybatı asya'da orman ve bahçelerde yaşayan bir tür.
Siskin ingilizcede ne demek, Siskin nerede nasıl kullanılır?
Sis : Kızkardeş. Abla. Kız kardeş.
Sisal grass : Sabır ağacı lifi. Sisal.
Sisal hemp : Sabır ağacı lifi. Sisal.
Sisals : Sisal lifli. Sisal.
Sismondism : Üretimin gittikçe artması ve buna karşı tüketirnin aynı hızla artmamasına bağlı olarak say yasasının işlemeyeceğini ve iktisadi bunalımların kaçınılmaz olduğunu ve bunun çözümü olarak da işçilerin üretim araçlarının mülkiyetine sahip olmaları gerektiğini ileri süren, ütopik sosyalistlerden j. c. l. simonde de sismondi öncülüğündeki akım. Sismondicilik.
Sister : Kız kardeş. Bacı. Abla. Hastabakıcı. Hastalara bakan hemşirenin ilk adından veya ilk adıyla soyadından önce kullanılan unvan. Hemşire. Rahibelerin ilk adından önce kullanılan unvan. Simil. Yenge. Kardeş.
Sissiness : Korkaklık.
Sissone : Beşinci ayak duruşu ile başlar; dizler hafif büküktür. iki ayakla atlanır ve yan geriye doğru tek ayak üstüne düşülür, öteki ayak yüzey durumdadır. bu hareket yine beşinci ayak duruşuyla tamamlanır. Sison.
Sissy : Karı kılıklı. Homoseksüel. Korkak. Kadınsı kimse. Hanım evladı. Süt çocuğu. Muhallebi çocuğu.
Sister chromatid exchange : Kardeş kromatitler arası değişim. Bir mayoz tetradının ya da eşlenmiş somatik kromozomun kardeş kromatitleri arasındaki krosingover.
İngilizce Siskin Türkçe anlamı, Siskin eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Siskin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acacia : Akasya. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Arap zamkı. Mimoza.
Aardvark : Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Borudişli.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Finch : İspinoz. Saka.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Siskin synonyms : carduelis spinus, abacus bodies, abo blood groups system, abiotic environment, abiotic factor, a cells, a cell, abambulacral area.
Siskin ingilizce tanımı, definition of Siskin
Siskin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Called also aberdevine. A small green and yellow European finch (Spinus spinus, or Carduelis spinus).

Bu kısımda Siskin kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Siskin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Siskin anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Siskin ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.