Sitting room türkçesi Sitting room nedir

Sitting room ile ilgili cümleler

English: When dinner was over, we adjourned to the sitting room.
Turkish: Akşam yemeği bittiğinde, oturma odasına geçti.

Sitting room ingilizcede ne demek, Sitting room nerede nasıl kullanılır?

Sitting : Poz verme. Oturuş. Kuluçka süresi. Oturum. Seans. Oturmakta olan. Oturan. Oturma. Birleşim. Kuluçkalık.

Room : Mahal. Neden. Yer. Mekan. Oda. Meydan. Oturmak. Apartman. Bir yapının, özellikle bir evin, oturmak, çalışmak, yatmak gibi eylemlere yarayan gözelerinden her biri. Boş yer.

Bed sitting room : Stüdyo daire. Yemek pişirme alanı da olan eşyalı tek odalı daire. Kiralık oda. Bekar odası.

Sitting duck : Kolayca aldatılabilen kişi. Kolay hedef. Kolay av. Saftaloz.

Sitting member : Belirli bir seçim bölgesinin milletvekili. Belirli bir saylav bölgesinin milletvekili.

Sitting of the court : Oturum. Mahkeme oturumu. Duruşma oturumu.

İngilizce Sitting room Türkçe anlamı, Sitting room eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sitting room ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lounges : Uzanmak. Aylak aylak dolaşmak. Yayılmak. Tembellik etmek. Uzanma. Yayılıp oturmak. Tembelce uzanmak. Başka bir yere hareket etmeyi beklerken insanlar kısa süreyle otursun veya dinlensinler diye tasarlanmış yer. Aylaklık etmek.

 

Divan : Divan. Tütün ve kahve içilen oda. Büyük meclis. Meclis. Sedir. Şairin tüm şiirleri.

Ischion : İşyon.

Drawing room : Konuk odası. Kabul. Çizim odası. Misafir odası. Misafir karşılama odası. Üç kişilik kompartman. Kabul salonu. Kabul odası.

Lounge : Şezlong. Başka bir yere hareket etmeyi beklerken insanlar kısa süreyle otursun veya dinlensinler diye tasarlanmış yer. Aylaklık etmek. Tembelce uzanmak. Divan. Uzanmak. Yayılıp oturmak. Seyirci dinlenme yeri. Uzanma.

Habitation : İkamet. Konut. Barınak. Oturma. Yerleşme. Yerleşim. Mesken. Yurt. Ev.

Parlor : Oda kasa. Küçük kasalı akustik gitar gövdesi ve bu tür gövdeye sahip akustik gitar. Tek tip ürün satan veya bir alanda hizmet sunan dükkan veya işyeri. Görüşme salonu. Küçük salon.

Auditorium : Seslendirme işliği. Sinemanın, film gösterimini izleyenlere ayrılmış, sıra koltuklu, önde görüntülük, arkada gösterim odacığı, yanlarda çıkış kapıları, üstte balkonları bulunan geniş yeri. Konser salonu. Seyir yeri. Seyircilerin bulunduğu kapalı ya da açık alan. Konferans salonu. Dinleti salonu. Dinleme salonu. Toplantı salonu. Seslendirme, sonradan seslendirme, sözlendirme, vb. çalışmaların yapıldığı, ses geçirmez, sesdağılımı düzgün salon.

Hippodrome : Gösteri salonu. Dans salonu. Atmeydanı. Tiyatro salonu. At meydanı. At yarışları alanı. Koşu alanı. At koşuları ve gösterileri yapılan alan. istanbul'daki sultanahmet alanına verilen ad.

Sitting room synonyms : parlors, living room, seating, pew, chalones, pews, seatings, morning room, parlour, halls, divans, chalone, hall, hippodromes, seat, parlours.