Slakes türkçesi Slakes nedir

  • (kireci) söndürmek.
  • Dindirmek.
  • Dindirmek (susuzluk).
  • (susuzluğunu) gidermek.
  • Gevşetmek.
  • Yatıştırmak.
  • Söndürmek.
  • Gidermek (susuzluk vb.).
  • Gidermek (susuzluk vb).
  • Dindirmek (susuzluğu).
  • Söndürmek (kireç).

Slakes ingilizcede ne demek, Slakes nerede nasıl kullanılır?

Slake lime : Kireç söndürmek. Sönmüş kireç.

Slake : Dindirmek (susuzluk). Dindirmek (susuzluğu). Söndürmek. Gidermek (susuzluk vb.). Gevşetmek. Gidermek (susuzluk vb). Söndürmek (kireç). Dindirmek. Yatıştırmak. (susuzluğunu) gidermek.

Slaked : Suyla karıştırılmış (limonla alakalı). Su ile karışmış. Sönmüş (kireç).

Slaked lime : Kireçkaymağı. Kalsiyum hidroksit. Sönmüş kireç. Ca(oh)2 kalsiyum hidroksit; kirece su katarak elde edilen ak özdek.

Slaker : Kireç söndürücü.

Slab sided : Düz kenarlı. Kenarları düz olan.

Slab : Beysbolde vuruş. Levha yapmak. Levha. Tabla (masaya ait). Levhalar haline getirmek. Yaprak haline getirmek. Kalın dilim. Hamdemir. Kat. Beton yol (amerikan ingilizcesi).

Slaking : Gidermek (susuzluk vb.). Söndürmek (kireç). Sulanma. Su katımı. Ufalama.

Unslaked : (kireç) sönmemiş. Doymamış. Bastırılmamış. Söndürülmemiş. Sönmemiş.

Slakers : Kireç söndürücü.

İngilizce Slakes Türkçe anlamı, Slakes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slakes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Rattle : Çatırdamak. Hırıldamak. Şıngırdatmak. Tıkırdatmak. Şakırdatmak. Çıngırak. Tıngırdatmak. Kaynana zırıltısı. Kakırdamak. Şakırdamak.

Assuaging : Dindirme. Hafifletmek. Bastırmak.

Damped : Köreltmek. Gücünü azaltmak. Sönümlü. Nemlendirmek. Sindirmek. Hararetini azaltmak. Islatmak.

Enervates : Moralini bozmak. Kuvvetten düşürmek. Zayıflatmak. Cesaretini kırmak.

Eased : Sıkıntıdan kurtarılmış. Kolaylaştırılmış. Dikkatle yerleştirmek. Rahatlamak. Rahatlatmak. Rahat ettirilmiş. Ağrısı yatıştırılmış. Hafifletmek.

Joggle : Diş. Sarsmak. Geçme. Kertik. Geçme ile tutturmak. Hafifçe sarsılmak. Birleştirmek. Hafifçe sarsmak. Sarsıntı. Sallamak.

Alleviating : Azaltmak. Teskin etmek. Hafifletmek. Bastırmak.

Eases : Ağrıdan kurtarmak. Dikkatle yerleştirmek. Rahatlık. Rahat. İçi rahat olma. Kolaylaştırmak. Rahatlatmak. Kolaylık. Hafifletmek.

Move : Taşımak. Taşınmak. Tahrik etmek. Kıpırdamak. Oynatmak. Duygulandırmak. Devinmek. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi. Oynamak. Kımıldamak.

Wiggle : Oynatmak. Kımıldatmak. Rahat durmamak. Kıvrılmak. Oynamak. Hareket etmek. Kıpırdatmak. Kıpır kıpır oynamak. Kıpırdamak. Kıpırdaşmak.

Slakes synonyms : colubrid snake, thresh about, elapid snake, plump up, jactitate, elapid, suborder ophidia, diapsid, colubrid, diapsid reptile, serpentes, suborder serpentes, loosen up, agitate, slacking, deflated, enervated, thrash, lets go, blind snake, dampen, slackened, dampening, viper, constrictor, allay, laisser, thresh, ophidian, shake up, allayed, alleviated, abated.

Slakes zıt anlamlı kelimeler, Slakes kelime anlamı

Stand still : Hareketsiz kalmak. Kıpırdamamak. Kımıldamadan durmak. Hareket etmemek. Kımıldamamak. Hareketsiz durmak.

Slakes antonyms : anapsid.