Slatier türkçesi Slatier nedir

Slatier ingilizcede ne demek, Slatier nerede nasıl kullanılır?

Slating : Eleştiri. Taştahta. Sert eleştiri. Arduvaz döşeme. Arduvaz çatı kaplaması. Ağır eleştiri. Azar.

Slatings : Taştahta. Arduvaz döşeme. Eleştiri. Azar.

Address translation : Adres dönüştürme.

Algorithm translation : Algoritmayla çevirme. Algorimayla çevirme.

Authorized translation : Onaylı çeviri.

Defy translation : Çevirisini yapamamak. Tercümesi mümkün olmamak.

Duration of without permission translation : İzinsiz çeviri süresi. Bir dilden başka bir dile yapılacak izinsiz çeviri için yasalarda belirtilen süre (5846 sayılı yasamıza göre bu süre 10 yıldır; bak. mad. 28).

Axis translation line : Eksen kaydırma çizgisi.

Commercial legislation : Tecim konularını kapsayan yasalar, tüzük ve yönetmelikler. Ticari mevzuat. Ticari kanunlar. Tecim kuralları.

Budget control by legislative assembly : Akçalı yıl sonuçlandıktan sonra ödeneklik kesin sayışımları üzerinde büyük millet meclisince yapılan denetim. Ödeneklikte yasama denetimi.

İngilizce Slatier Türkçe anlamı, Slatier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slatier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Afterward : Daha sonra. Sonra. Sonradan.

 

Slate : Kınamak. Damtaşı. Geçmişteki hatalar. Arduaz kaplamak. Bir işe seçmek. Tatsızlıklar. Şiddetle eleştirmek. Aday listesi. Kararlaştırmak. Arduvaz kaplamak.

Afterwards : Daha sonra. Sonradan. Ondan sonra. Sonraları. Bilahare. Daha sonraları. Devamında. Sonra.

After : Sonrasına. Arkasından. Sonrası. Sonra gelen. Sonraki. Tarihinden sonra. Ardından. Sonra. Dikten sonra. Arayışında.

Last mentioned : En son olarak söylenen. En son sözü edilen. En son olarak zikrolunan.

Slate grey : Kurşun mavisi.

Slates : Arduvaz. Yazı taşı. Klaket. Kayağantaş. Yazı tahtası. Film çekim tahtası. Aday listesi.

Slate gray : Kurşun mavisi.

Slatier synonyms : slatey, slaty, subsequently, later on.

Slatier zıt anlamlı kelimeler, Slatier kelime anlamı

Former : İlk söylenen. Biçimlendirici. İlk. Öncel. Kalıpçı. Sabık. Geçen. Eski. Evvelsi. Gövde uçak.

Antecedent : Evvel. Mukaddem. Öncül. Yerine zamir gelen isim. Önceki. Önce gelen. Evvelki. Sabık. Takaddüm eden. Mazi.