Slating türkçesi Slating nedir

  • Arduvaz döşeme.
  • Arduvaz çatı kaplaması.
  • Azar.
  • Taştahta.
  • Sert eleştiri.
  • Eleştiri.
  • Ağır eleştiri.

Slating ile ilgili cümleler

English: Ali was busy translating some documents for the boss.
Turkish: Ali patron için bazı belgeleri çevirmekle meşguldü.

English: Ali has never been bored. He spends all of his free time translating sentences.
Turkish: Ali hiç sıkılmadı. O tüm boş zamanını cümleleri çevirerek harcar.

English: Ali is unwilling to accept the fact that he needs help when translating.
Turkish: Ali çeviri yaparken yardıma ihtiyacı olduğu gerçeğini kabul etmek istemiyor.

English: Ali makes a lot of money translating menus for restaurants.
Turkish: Ali restoranlar için menüleri çevirerek çok para kazanır.

English: Ali doesn't really enjoy translating.
Turkish: Ali gerçekten tercüme yapmaktan hoşlanmıyor.

Slating ingilizcede ne demek, Slating nerede nasıl kullanılır?

Slatings : Azar. Taştahta. Eleştiri. Arduvaz döşeme.

Legislating : Kanunlaştırma. Yasamak. Yasallaştırma. Kanun yapmak. Yasallaştırmak.

Mistranslating : Yanlış çeviri yapmak. Yanlış çevirmek. Yanlış tercüme etmek.

Retranslating : Tekrar çeviri yapmak. Yeniden tercüme etmek.

Translating : Tercüme yapmak. Dönüştürmek. Tercüme etmek. Çevirmek. Tercüme. Çevirisini yapmak.

 

Translating program : Çeviri programı.

Authorized translation : Onaylı çeviri.

Cassuto bible translation : Profesör moshe david cassuto tarafından yapılan incil çevirisi veya yorumu. Cassuto incil çevirisi.

Address translation : Adres dönüştürme.

Co translational translocation : Zara bağlı polizomlarda, proteinin sentezlenmesi sırasında endoplazmik retikuluma yerleşmesi. Tercüme sırasında yerleşme.

İngilizce Slating Türkçe anlamı, Slating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brickbats : Tuğla parçası. Sözlü sataşma. Sözlü saldırı.

Scorchers : Aşırı sıcak gün. Acı söz. Hızlı giden sürücü. Yakıcı şey.

Objurgation : Paylama. Azarlama.

Slate : Kara kayağan. Kayağantaş. Coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Azarlamak. Arduaz kaplamak. Koyu maviye çalar kurşun rengi. Cezalandırmak. Film çekim tahtası. Yazı tahtası. Şiddetle eleştirmek.

Bad press : Basında çıkan negatif yorumlar. Gazete veya dergilerde yer alan eleştirel yazılar. Kötü basın. Basında çıkan kötü haber.

Objurgations : Paylama.

Censuring : Cezalandırmak. Kınamak. Tekdir. Tenkit etmek. Kınama. Sertçe eleştirmek. Suçlamak. Tektir etmek. Eleştirmek.

Sharp criticism : Sert eleştiri veya yorum. Sert kritik. Keskin eleştiri. Acımasız eleştiri.

Jobation : Paylama. Usandırıcı eleştiri.

Animadverts : Eleştiri yapmak. Sitem. Kınama. Tenkit etmek. Tenkit. Eleştirmek.

Slating synonyms : roofing material, criticism, dressing down, censured, earfuls, slatings, scathing criticism, critiques, going over, criticisms, roofing, rebuke, aristarchy, hatchet job, critics, commentary, brickbat, razz, diatribe, philippic, lesson, diatribes, censure, earful, scorcher, razzing, flak, animadversion, jaw, animadverting, rebukes, critique, critism.

 

Slating ingilizce tanımı, definition of Slating

Slating kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The work of a slater. The act of covering with slate, slates, or a substance resembling slate.