Sleeping türkçesi Sleeping nedir

  • Uyku için kullanılan.
  • Uyku hali.
  • Uyuyan.
  • Uyutan.
  • Uyumaya yarayan.
  • Uykuda.
  • Uyuyor.
  • Uyku.
  • Uyuma.

Sleeping ile ilgili cümleler

English: "Where is Grandma?" "She's sleeping on the couch."
Turkish: "Büyükanne nerede?" "Kanepede uyuyor."

English: "What's Grandma doing?" "She's sleeping on the couch."
Turkish: "Büyük anne ne yapıyor?" "O, kanepede uyuyor."

English: A cat was sleeping in the bass drum.
Turkish: Bas davulda bir kedi uyuyordu.

English: A baby is sleeping in the cradle.
Turkish: Beşikte bir bebek uyuyor.

English: A dog is sleeping on the porch.
Turkish: Köpek verandada uyuyor.

Sleeping ingilizcede ne demek, Sleeping nerede nasıl kullanılır?

Sleeping accommodation : Yatacak yer. Kalacak yer.

Sleeping bag : Uyku tulumu.

Sleeping beauty : Uyuyan güzel.

Sleeping car : Yataklı vagon.

Sleeping draught : Uyku ilacı veya hapı. Uyku ilacı. Uyku hapı.

Sleeping pills : Uyku hapları. Stresi uzaklaştıran ve uyuyamayanlara yardım eden yatıştırıcı.

Sleeping mode : Uyku durumu. Uyku kipi.

Sleeping policeman : Bir yolda sürücülerin hızlarını yavaşlatmaları için yapılmış tümsek. (argo) uyuyan polis memuru.

Sleeping mat : Su geçirmez serme yatak.

Sleeping partner : Komanditer. Komandite ortak. Sessiz ortak. Yönetime karışmayan ortak. Anamala pay veren ancak ortaklığın yönetimine katılmayan ortak. İşin idaresine karışmayan ortak. Komanditer ortak. Gizli ortak. Yönetime katılmayan ortak.

 

İngilizce Sleeping Türkçe anlamı, Sleeping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sleeping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dead sleep : Derin uyku. Pinekleme.

Relaxation : Rahatlama. Yumuşatma. Eğlence. Hafifletme (ceza). Gevşeklik. Gevşeme. Etkin alıştırmalarda, bir kası hiçbir gerginlik ya da kasılma bırakmadan dinlenmeye salma (gevşetme). Gevşetme. İstirahat. Hafifleme.

Slumberous : Uyuklayan. Uykulu. Pinekleyen. Uykucu. Uykusu gelmiş.

Peeps : Röntgencilik yapmak. Gözetlemek. Görünüvermek. Kaçamak bakmak. Dikizlemek. Çıkmak.

Somnolences : Uyuşukluk. Uyuklama. Somnolans. Uyku basması. Uykuya meyilli olma. Uykuda gibi olma durumu. Ağırlık çökmesi. Ağırlık. Şuur bulanıklığı.

Dream : Rüyasında görmek. Rüya görmek. Hülyaya dalmak. Hayal. Hayal etmek. Rüya. Hayal kurmak. Düş. Düş görmek. Hayal görmek.

Shuteyes : Uyuklama. Kestirme (uyku).

Land of nod : Kardeşi abel'i öldürdükten sonra cain'in yaşadığı yer. Uyku veya uyuyanlar ülkesi veya diyarı. Düşler ülkesi.

Unawakened : Farkına varmamış. Gözü açılmamış. Uyanmamış.

Slumbered : Hafif uyumak. Pinekleme. Uyuklama. Uyumak. Hafif uyku. Uyuklamak. Pineklemek.

Sleeping synonyms : dormancies, slept, repose, slumber, falling asleep, the land of nod, somnolence, quiescence, hibernating, soporiferous, vegetation, unawake, shut eye, unawaked, dreaming, ease, dormancy, drowsy, kip, dormant, quiescency, asleep, sleepings, reposes, shuteye, in the arms of morpheus, sleep, rest, eye gum.

Sleeping zıt anlamlı kelimeler, Sleeping kelime anlamı

Waking : Uyumama. Uyanık olma. Gözü açık. Ayakta geçen. Uyanma. Uyanık. Uyanıkken olan.

Erect : Tesis etmek. Dik. İnşa etmek. Ereksiyon halinde. Dimdik. Kaldırmak. Yapmak. Dikmek (heykel veya direk vb'ni). Dikilmek. Kalkık.