Slice of türkçesi Slice of nedir

Slice of ile ilgili cümleler

English: Ali ate the last slice of bread so Mary had nothing to eat.
Turkish: Ali son dilim ekmeği yedi bu yüzden Mary'nin yiyecek bir şeyi yoktu.

English: Can you give me a slice of bread?
Turkish: Bana bir dilim ekmek verebilir misin?

English: Ali ate one slice of Swiss cheese.
Turkish: Ali bir dilim İsviçre peyniri yedi.

English: Ali spread some strawberry jam on a slice of bread.
Turkish: Ali bir dilim ekmeğe çilek reçeli sürdü.

English: Ali offered Mary a slice of cake.
Turkish: Ali Mary'ye bir dilim pasta sundu.

Slice of ingilizcede ne demek, Slice of nerede nasıl kullanılır?

Slice : Bölmek. Spatula. Hisse. Kesmek. Dilmek. Kesme vuruşu (tenis). Servis spatulası. Biçmek. Dilimlemek. Pay.

Of : -li. -nın. -nin. Nin. In. -den. İle ilgili. Li. -dan. Den.

Slice of bread : Ekmek dilimi. Bir ekmekten bir dilim kesme.

Slice of life : Hayattan bir kesit. Bir kimsenin gündelik hayatından bir bölüm. İnsanlık tarihinin bir bölümü. Hayat dilimi. Yaşamdan bir kesit.

Slice off : Dilimleyerek kesmek.

A slice of : Bir dilim.

İngilizce Slice of Türkçe anlamı, Slice of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slice of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Tranche : Tranş. Parça. Kısım.

Pane : Pencere camı. Yuvarlak levha. Levha cam. Disk. Pencere gözü. Levha. Cam. Tek parça camlı bölge.

Episode : Parça. Kısım. Zaman dilimi. Olay. Oluntu. Tefrika. Piyes. Göstermeci nitelikteki oyunlarda olay bölümleri. ana olaya bağlı, destekleyici ikincil olay. Vaka.

Lobe : Meme. Bir organ veya yapının az çok yuvarlak olan bir çıkıntısı veya parçası. Lop. Kulak. Herhangi bir kılganın yuvarlak bölümü. Kulak memesi. Yana yatmak. Bir organın yuvarlak ve birbirinden ayrılmış parçalarından her biri. Bir organın yuvarlak bölümü.

Tranches : Parça.

Cusp : Uç. Dönüm noktası. Sivri uçlu. Sivri uç. Birleşme noktası. Doruk. Kıyı çıkıntısı. Zirve. Sivri çıkıntı.

Shive : Ufak kıymık. Kıymık. Ufak parka.

Sectors : Daire dilimi. Bölge. Sektör. İşkolu. Ölçüm teleskopu.

Shred : En küçük parça. Dilmek. Paçavra. Ditmek. Parçalanmak. Kıymak. Lime lime etmek. Parçalamak. Dilimlemek. Parça.

Slice : Hisse. Spatula. Biçmek. Bölmek. Kesmek. Pay. Dilimlemek. Kesme vuruşu yapmak. Dilimlere ayırmak.

Slice of synonyms : segment, slices, shreds, sector, segments.