Shive türkçesi Shive nedir

Shive ile ilgili cümleler

English: Ali shivered involuntarily.
Turkish: Ali istemeden titredi.

English: Ali shivered when he saw the black cat.
Turkish: Ali siyah kediyi gördüğünde ürperdi.

English: A shiver ran down my spine.
Turkish: Üstüme bir ürperti geldi.

English: Ali shivered uncontrollably.
Turkish: Ali kontro edilemez bir şekilde titredi.

English: Ali shivered convulsively.
Turkish: Ali sarsıcı bir şekilde titredi.

Shive ingilizcede ne demek, Shive nerede nasıl kullanılır?

Shiver : Parça parça olmak. Ürperti. Parçalanmak. Titremek. Dalgalanmak. Rüzgardan kıpırdamak. Parçalamak. Ürpermek. Titreme. Sakırdamak.

Shiver with cold : Soğuktan titremek.

Shiver with fear : Korkudan titremek.

Shivered : Parça parça olmak. Dalgalanmak. Parçalanmış. Parçalamak. Ürpermek. Rüzgardan kıpırdamış. Parçalanmak. Rüzgardan kıpırdamak. Ürpermiş. Dalgalanmış.

Shiverer : Daha parçalanmış. Daha ürpermiş. Daha titremiş. Sallanan kimse. Titreyen kimse.

Had the shivers : Korkudan titredi. Titremeye başladı (soğuktan, korkudan, şoktan, vs.).

The shivers : Titreme. Heyecan. Ürperme. Humma.

Shiverers : Sallanan kimse. Titreyen kimse. Daha ürpermiş. Daha titremiş. Daha parçalanmış.

Shivering : Titreme. Ürperme. Tufan. Titretici.

 

Gives the shivers : Birine korku veya dehşet hissettiriyor. Tüylerini ürpertiyor.

İngilizce Shive Türkçe anlamı, Shive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pane : Yuvarlak levha. Tabaka. Pencere camı. Cam. Tek parça camlı bölge. Disk. Levha. Pencere gözü.

Lobe : Bir organ ya da bir yapının az çok yuvarlak olan bir çıkıntısı ya da parçası. Bir organın yuvarlak bölümü. Kulak memesi. Lob. Kulak. Herhangi bir kılganın yuvarlak bölümü. Bir organ veya yapının az çok yuvarlak olan bir çıkıntısı veya parçası. Yuvarlakça kısım. Yana yatmak.

Scintillate : Titreşerek parıldamak. Kıvılcımlar saçmak. Kıvılcım saçmak. Parıldamak. Zekice konuşmak. Işıldamak.

Glare : Işıklılıkların uygun olmayan dağılışı, ya da çok yüksek ışıklılıklar, ya da zaman ya da uzay içindeki aşırı ışıklılık farkları sonucu, nesneleri ayırt etme yeteneğinde bir azalma, ya da görme eyleminin eziyetli olması ya da her ikisini de kapsayan görüş koşulları, bk. dolaylı göz kamaşması, dolaysız göz kamaşması, fizyolojik göz kamaşması, ruhbilimsel göz kamaşması, yansımayla göz kamaşması, köreltici göz kamaşması. Göz kamaşması.

Flinder : Fargman. Parça.

Cusp : Doruk. Sivri uç. Dönüm noktası. Birleşme noktası. Sivri uçlu. Uç. Sivri çıkıntı. Zirve. Kıyı çıkıntısı.

Shred : Ditmek. Lime lime etmek. Paçavra. Küçük küçük kesmek. Dilmek. Dilimlemek. Doğramak. Parçalanmak. Parça.

Slices : Dilimler. Hisse. Pay. Spatula. Kesme vuruşu (tenis). Servis spatulası.

 

Give off : Terk etmek. Çıkarmak. Dışarı çıkartmak. Yaymak. Kaçırmak. Saçmak. Dışarı vermek (ısı veya ışık). Neşretmek. Bırakmak. Koku vb'ni yaymak.

Shive synonyms : shoulder in, luminesce, resplend, beet slices, opalesce, splint, slice of, sliver, give out, push, shreds, elbow, sector, tranches, reflect, spalls, emit, episode, coruscate, cutting, segments, broken piece, tranche, broken pieces, jostle, force, splinter, spall, sparkle, sectors, spalled, segment, slivers.

Shive zıt anlamlı kelimeler, Shive kelime anlamı

Absorb : Soğurma eylemi. Sönümlemek (sarsıntıyı veya salınımı). Anlamak. Emmek. Soğurmak. Emmek (sıvıyı veya gazı veya ışığı veya sesi). Sönümlemek. Almak (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı). Yutmak. Devralmak.

Pull : Yolmak. Koymak. Fırt. Koparmak. Nüfuz. Nefes çekmek. Gelmek. Kenara parketmek. Yudum. Toplamak.

Shive ingilizce tanımı, definition of Shive

Shive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A slice. As, a shive of bread.