Shivering türkçesi Shivering nedir
Shivering ile ilgili cümleler
English: He was shivering from the cold.
Turkish: Soğuktan titriyordu.
English: Ali was shivering with cold.
Turkish: Ali soğuktan titriyordu.
English: The poor boys were shivering with fear.
Turkish: Zavallı çocuklar korkudan titriyorlardı.
English: Ali stopped shivering.
Turkish: Ali titremeyi durdurdu.
English: She was shivering with cold.
Turkish: O, soğuktan titriyordu.
Shivering ingilizcede ne demek, Shivering nerede nasıl kullanılır?
Shiveringly : Titreyen bir şekilde. Ürpererek. Titreyerek. Sallanan bir şekilde.
Shiver with cold : Soğuktan titremek.
Shiver with fear : Korkudan titremek.
Shiver : Ürpermek. Ürperti. Titremek. Parça parça olmak. Dalgalanmak. Rüzgardan kıpırdamak. Parçalanmak. Titreme. Soğuktan titremek. Parçalamak.
Shivered : Dalgalanmış. Parça parça olmuş. Rüzgardan kıpırdamış. Parçalamak. Titremek. Titremiş. Dalgalanmak. Rüzgardan kıpırdamak. Parçalanmış. Ürpermiş.
Shiverer : Daha titremiş. Sallanan kimse. Daha ürpermiş. Titreyen kimse. Daha parçalanmış.
The shivers : Humma. Ürperme. Heyecan. Titreme.
Had the shivers : Korkudan titredi. Titremeye başladı (soğuktan, korkudan, şoktan, vs.).
Shivers : Titreme ya da ürperme nöbeti. Titreme atakları. Ani titreme saldırıları.
Shive : Ufak parka. Ufak kıymık. Dilim. Kıymık.
İngilizce Shivering Türkçe anlamı, Shivering eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Shivering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
The flood : Büyük tufan. Nuh tufanı.
Frisson : Heyecan. Kısa süren heyecan duygusu. Büyük heyecan.
Agues : Sıtma ateşi. Bataklık humması. Malarya. Sıtma nöbeti. Sıtma.
Cataclysm : Afet. Kıran. Yerkabuğunun ani değişmesi. Yerkabuğundaki ani ve aşırı değişme. Karışıklık. Felaket.
Creep : (sarmaşık vb) sarılmak. Sarılmak. Toprak ve molozların yeğnice eğimli yerlerde, sezilmeyecek ölçüde yavaşça durmaksızın kayma devimi. Sürünme. Emeklemek. Yer kayması. Kayma. Sığınak. Kaymak.
The shudders : Ürperti. Titremeler. Tüyleri ürpermek. Zangırdamak. Sarsıntılar. Sallamalar. Ürpertiler. Tüylerin ürpermesi.
Didder : Titremek.
Inundation : Su basması. Boğma. Sel. Su altında kalma. Su baskını. Taşkın. İnundasyon.
Trembling : Tir tir titreme. İskelet kaslarının gözle görülür biçimde titremesi, tremor. korku, hipokalsemi, hipomagnezemi, ateşli hastalıklar ve elektrolit dengesizliği gibi nedenlerden kaynaklanır. Titreyen. Titrek.
Quake : Titremek. Deprem. Tirildemek. Zelzele. Sarsıntı. Titreyiş. Sarsılmak. Sallanmak.
Shivering synonyms : cyclones, unsteady, flickered, shaky, inundations, chills, flickers, flickering, quakes, flutter, rigors, quaked, creeps, the shivers, horripilation, rigour, cataclysms, the deluge, tuffoon, rigor, jiggled, oscillator, jiggle, flicker, fremitus, doddering, symptom, jiggles, shudder, ague, clonicity, frissons, chill.
Shivering zıt anlamlı kelimeler, Shivering kelime anlamı
Steady : Dönmez. Titremesini durdurmak. Sevgili. Değişmez. Sarsılmaz. Oynamaz. İstikrar. Doğru yola getirmek. Muntazam. Aşık.

Bu kısımda Shivering kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Shivering ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Shivering anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Shivering ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.