Trembling türkçesi Trembling nedir

  • Titreyen.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Titrek.
  • İskelet kaslarının gözle görülür biçimde titremesi, tremor. korku, hipokalsemi, hipomagnezemi, ateşli hastalıklar ve elektrolit dengesizliği gibi nedenlerden kaynaklanır.
  • Tir tir titreme.
  • Titreme.

Trembling ile ilgili cümleler

English: Ali Skeleton was shaking and trembling in every limb.
Turkish: Ali Skeleton'un her organı sallanıyordu ve titriyordu.

English: His legs were trembling from fear.
Turkish: Bacakları korkudan titriyordu.

English: I'm trembling out of fear.
Turkish: Korkudan titriyorum.

English: He was trembling with rage.
Turkish: O, öfke yüzünden titriyordu.

English: He tried to seem calm but his trembling hands betrayed him.
Turkish: Sakin görünmeye çalıştı ama titreyen elleri onu ele verdi.

Trembling ingilizcede ne demek, Trembling nerede nasıl kullanılır?

Trembling all over : Vücudun tüm parçalarının titreyerek sallanması. Vücudun tüm parçalarında titreme. Her tarafının titremesi.

Trembling poplar : Telli kavak. Titrek kavak.

Trembling voice : Sesin, tiz tonlarda, soluğun yetişmemesi yüzünden titremesi. Ses titremesi.

Tremblingly : Titreyerek. Tir tir titreyen bir kimsenin tarzında.

Tremblings : Titreme. Titrek. Tir tir titreme. Titreyen.

Trembled : Ürpermek. Titreşmek. Titreme. Ürperme. Zangırdamak. Sakırdamak. Endişelenmek. Titremek.

 

Tremble all over : Ürpermek.

Tremble with fear : Korkuyla titreyen. Paniğe kapılmış. Korkudan titremek. Korkmuş. Karşı konulamaz bir korkudan dolayı titreyen. Korkuyla titremek. Korku ile titremek. Korkudan titreyen.

Tremble like an aspen leaf : Tir tir titremek. Zangır zangır titremek.

Trembler : Tramblör. Çıngı zili. Devre açıp kapayıcı cihaz. Titreşim aygıtı. Elektrik zili. Vibrör.

İngilizce Trembling Türkçe anlamı, Trembling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trembling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jolty : Sallanan. Düzensiz. Sarsıntılı.

Oscillatory : Osilatuar. Salınan. Osilasyon ile karakterize edilen. Değişken. Kararsız. Dalgalanan. Titreşimli. Sallanan. Fikirler arasında gidip gelen.

Clonicity : Kas spazmı serisi (tıp veya medikal terimi).

Jiggled : Hafif sallantı. Hafifçe sallanmak. Irgalanmak. Salınmak. Hafif ve çabuk sallamak. Sallamak. Dingildemek.

Jigglier : Hafifçe sallanarak. Sarsıntılı. Salına salına.

Doddery : Eli ayağı tutmayan. Bunak. Dermansız. Sarsak.

Shaky : Sarsıntılı. Çatlak. Sağlıksız. Sarsak. Çatlamış. Dayanıksız. Güçsüz. Sağlam olmayan. Zayıf. Çürük.

Quavering : Tril yapmak. Titremek (ses). Sesini titretmek. Ses titremesi.

Trembling synonyms : chills, quakier, shakiness, flickering, fluttery, a clay, thrilling, aflutter, motion, a band, flicker, abdominal fat necrosis, quivering, tremolo, tremblier, jiggle, atremble, didder, abdominal distention, unsteady, shivering, plangent, abattoir, tremblings, shuddering, quiver, chill, tremor, abaxial, dithered, abdomen, doddering, fremitus.

 

Trembling zıt anlamlı kelimeler, Trembling kelime anlamı

Steady : Titremesini durdurmak. Metin. Değişmez. Kıpırdamamak. Durmadan. Daimi. Sabit. Yeri, büyüklüğü ya da özelikleri değişmeyen. Sağlam. Titrememek.

Motionlessness : Hareketsizlik.

Trembling ingilizce tanımı, definition of Trembling

Trembling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Quivering. Tottering. Shaking.