Shivered türkçesi Shivered nedir

Shivered ile ilgili cümleler

English: I shivered with cold when I went outside.
Turkish: Dışarıya çıkınca soğuktan tir tir titredim.

English: Ali shivered uncontrollably.
Turkish: Ali kontro edilemez bir şekilde titredi.

English: Ali shivered when he saw the black cat.
Turkish: Ali siyah kediyi gördüğünde ürperdi.

English: Ali shivered convulsively.
Turkish: Ali sarsıcı bir şekilde titredi.

English: Ali shivered involuntarily.
Turkish: Ali istemeden titredi.

Shivered ingilizcede ne demek, Shivered nerede nasıl kullanılır?

Shiverer : Daha ürpermiş. Titreyen kimse. Daha parçalanmış. Daha titremiş. Sallanan kimse.

Shiverers : Daha titremiş. Daha ürpermiş. Sallanan kimse. Titreyen kimse. Daha parçalanmış.

Shiver with cold : Soğuktan titremek.

Shiver with fear : Korkudan titremek.

Shiver : Parça parça olmak. Rüzgardan kıpırdamak. Sakırdamak. Titreme. Parçalanmak. Parçalamak. Ürperti. Ürpermek. Dalgalanmak. Titremek.

Had the shivers : Titremeye başladı (soğuktan, korkudan, şoktan, vs.). Korkudan titredi.

Shive : Ufak parka. Dilim. Kıymık. Ufak kıymık.

 

The shivers : Titreme. Humma. Heyecan. Ürperme.

Gives the shivers : Birine korku veya dehşet hissettiriyor. Tüylerini ürpertiyor.

Shiva : Yokedici. Şiva. Bir hindu tanrısı. Hindu yıkım ve yeniden inşa tanrısı. Brahma ve vishnu ile birlikte üç hindu tanrısından biri (hinduizm).

İngilizce Shivered Türkçe anlamı, Shivered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shivered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bust up : Ağız kavgası. Yıkmak. Dalaşmak. Sona ermek. Sona erme. Çıngar. Son vermek. Tartışma. Bozmak. Bitme.

Crushes : İtişmek. Zulmetmek. Sıkıştırmak. Ezmek. Ufalamak. Buruşmak. Araç ile çiğnemek. Basmak. Kahretmek.

Float : Yüzertop. Uzak duruş. Su yüzünde götürmek. Yaymak. Süzülmek. Kurmak (şirket). Kapama düzenini sağlayan metal ya da plastikten yapılmış suda yüzen top. Görüş almak. Batmadan yüzmek.

Cut up : Yok etmek. Kazıkçı. Yıkmak. İncitmek. Dalavereci. Biçmek. Davranmak. Üçkağıtçı. Düzenbaz.

Broke down : Çökmüş. Got ruined. Went out of working order.

Badly torn : Aşınmış. Yırtılmış. Ayrılmış. Yıpranmış.

Bash in : Dümdüz etmek. Haşat etmek. Vurup kırmak.

Tingle : Tatlı bir şekilde ürpermek. Telaş. Çınlamak. Karıncalanmak. Tatlı bir ürperti. Sızı. Karıncalanmak (vücutta bir yer). Çınlama. Diken diken olmak.

Breaks : İhlal etmek. Söylemek. Batırmak. Kaçmak. Patlamak. İflas etmek. Dalmak. Fırlamak. Kırılmak. Çiğnemek.

Shiver : Sakırdamak. Titreme. Ürperti.

Shivered synonyms : move reflexively, move involuntarily, throb, shattered, chop, disjoined, come to bits, fractionalized, crashed, break up, flickered, floated, break to pieces, fluttered, dash, cut something asunder, thrill, lacerated, break into pieces, break, fractal, didder, dashes, flourish, flourishes, aquiver, dither, decomposed, tremble, decay, be torn to pieces, crept, bickers.

 

Shivered zıt anlamlı kelimeler, Shivered kelime anlamı

Hot : İletken. Acılı. Ateşli. Seksi. Isıtmak. Şehvetli. Taze. Çalıntı. Kızgın. Sert.

Wet : Islak. Islamak. Rutubet. Kurumamış boya. Nem. İşemek. -e işemek. Islanmak. Martavalcı. Yaş.